Gündem Haberleri

GÜNDEM

    Gazeteci Cüneyt Ünal bir aydır tutsak. Ya siz?

    Emre KIZILKAYA / DIŞ AÇI
    21.09.2012 - 00:00 | Son Güncelleme:

    Gazeteci Cüneyt Ünal ile Bashar Fahmi tam bir aydır Suriye ordusunun elinde... Ailelerinin ve meslektaşlarının endişeli bekleyişi sürüyor. Kamuoyunun azalan ilgisi endişeleri büyütüyor. “Bu bir Amerikalı gazeteci olsa, Amerikan halkı bu kadar duyarsız olur muydu” diye soruyor kimileri. Oysa yapılabilecek çok şey var.

    Suriye’nin İstanbul Başkonsolosluğu önünde önceki akşam toplanan kalabalık, “Suriye, meslektaşlarımızı geri ver” yazılı pankartlar taşıdı.

    Suriye’nin Halep kentinde görev yapan kameraman Cüneyt Ünal ile muhabir Bashar Fahmi, bir çatışma sırasında Suriye ordusu tarafından tutuklanmıştı.

    Ünal, 27 Ağustos’ta Suriye rejimi yanlısı bir televizyona çıkarılmış, bu televizyon tarafından bir “terörist” gibi sunulmuş ve ifadesini işkence yahut işkence tehdidi altında veriyor olabileceği izlenimi doğmuştu./images/100/0x0/55ea86a8f018fbb8f885b81e

    Önceki akşam “Suriye Cüneyt’i bize geri ver” ve “Suriye Bashar’ı bize geri ver” diye slogan atan gazetecilerden ve iki rehine meslektaşlarının eşlerinden oluşan kalabalık içinde ben de vardım.

    Bir vukuat ihtimaline karşı Suriye Başkonsolosluğu’nu korumaya gelen polis memuru sayısı, ne yazık ki göstericilerden fazlaydı.

    Üçüncü haftasına giren gösteriye katılımın ilk iki haftaya kıyasla düşük olması, önceki akşam İstanbul’da yağan yağmura ve trafiğe de bağlanabilir.

    Ancak gazeteciler dışındaki kamuoyunun konuya giderek duyarsızlaşması da dikkat çekiyor.

    Oysa yapılabilecek çok şey var.

    Cüneyt Ünal bir Türk vatandaşı, Bashar Fahmi ise bir Türk vatandaşıyla evli Ürdün vatandaşı olmayıp Batılı birer gazeteci olsalardı, ülkelerinde yapılması kesin olan kitlesel kampanyalar gibi…

    * * *

    Gazetecilere Özgürlük Platformu (GÖP), Türkiye çapında 90’dan fazla basın meslek kuruluşunun oluşturduğu bir platform.

    GÖP’nün dönem başkanlığını yürüten Basın Enstitüsü Derneği, aynı zamanda Viyana merkezli Uluslararası Basın Enstitüsü’nün (IPI) Türkiye Ulusal Komitesi’ni oluşturuyor.

    1950’de kurulan IPI’ın 120’yi aşkın ülkedeki binlerce gazeteci üyesi basın özgürlüğü için dayanışma halinde.

    GÖP, Suriye Devlet Başkanı Beşar Esad'ın danışmanı Buteyna Şaban yoluyla Şam yönetimine 8 Eylül’de, Birleşmiş Milletler gibi uluslararası kurumlara ise 10 Eylül’de birer mektup göndererek Ünal ile Fahmi’nin derhal serbest bırakılmasını istedi.

    * * *

    GÖP’ün dönem başkanlığını yürüten Basın Enstitüsü Derneği Başkanı Kadri Gürsel, bugün de bana şu mesajı gönderdi:

    "Cüneyt Ünal, Suriye'ye gazetecilik yapmak için gitti. Bir çatışma bölgesi olan Suriye'ye girmek ve orada gazetecilik yapabilmek için geçerli ve meşru yollar hangileriyse, o yolları kullandı. Bir iç savaşı izleyen bir gazeteciden başkası olmayan Cüneyt Ünal'ın Şam rejimi tarafından cezaevine 'terörist' olduğu iddiasıyla konulması, kendisinin dipsiz bir kuyuda kaybedilmek istendiğini düşünmemize yol açıyor. Burada amaç belli; meslektaşımızı kurban seçerek tüm gazetecilerin, medyanın gözünü korkutmaya çalışıyorlar. Hedefleri, başka medya mensuplarının da Cüneyt Ünal'ın akıbetine uğrayabileceği korkusunu yaratarak, gazetecileri Suriye'ye girmekten, buradaki iç savaşı yerinde izlemekten ve olan biteni dünyaya duyurmaktan caydırmak. Gazetecilere düşen görev ise hem Cüneyt Ünal'ın bir an önce serbest bırakılması için çaba sarf etmek hem de bu korku tuzağına düşmemektir."

    Türkiye Gazeteciler Sendikası Genel Başkanı Ercan İpekçi ise şöyle diyor:/images/100/0x0/55ea86a8f018fbb8f885b820

    "Arkadaşlarımızın gazeteci olduklarının kefiliyiz. Sadece gazetecilik refleksiyle, mesleki saiklerle görev yaptıklarının, Suriye'deki gelişmeleri kamuoyuna tarafsız bir gözle duyurmak amacıyla orada olduklarının kefiliyiz. Onların gazeteciliklerinin tanığıyız. Bunun dışında casusluk yaptıkları ya da terörist faaliyetlerde bulundukları iddialarını kabul etmiyoruz. Meslektaşlarımızın ne yurt içinde ne de yurt dışında 'terörist' suçlamalarına muhatap olmalarına rıza gösterebiliriz. Cüneyt Ünal ve Bashar Fahmi'nin sağlık durumları hakkında olumlu bilgi almak istiyoruz. Bu konuda ailelerin ve meslektaşlarının kaygıları bir an önce giderilmelidir. Arkadaşlarımızın en kısa zamanda serbest bırakılmaları için yapılan girişimlerin Suriyeli yetkililer tarafından karşılık bulmasını diliyoruz. Meslek örgütlerinin ve meslektaşlarının Suriyeli yetkililerle temas kurma çabalarına Türk yetkililerin de destek olmasını bekliyoruz."

    Uluslararası Basın Enstitüsü’nün Kıdemli Basın Özgürlüğü Danışmanı Steven M. Ellis’ten de aynı vesileyle şu mesajı aldım:

    “Sayın Ünal’ın Suriye’deki tutsaklığı bir ayını doldurdu. Onun ve meslektaşı Bashar Fahmi’nin güvenliği konusunda son derece endişeli olmayı sürdürüyoruz. Sayın Ünal’ın sağ olduğunu geçen ay öğrenmek içimizi biraz ferahlatsa da, her iki gözünün altında bulunan morluklar kötü muamele görmüş olabileceği izlenimi yarattığından bizi rahatsız etti. Suriyeli yetkililere gazetecilerin asla meşru hedefler olmadığını hatırlatıyor, Sayın Fahmi’nin nerede olduğunu derhal açıklamaları çağrısı yapıyor, her iki gazetecinin güvenliğinden sorumlu taraf olarak onları derhal serbest bırakmalarını talep ediyoruz.

    * * *

    Ünal ve Fahmi’nin serbest kalması için meslektaşlarının çabaları belli ki sürecek.

    Ama genel anlamda kamuoyuna düşen bir sorumluluk da var.

    Vatandaşların haber alma hakkı çerçevesinde bir kamu görevi yapan gazeteciler, bu görev nedeniyle zor duruma düştüğünde, halkın kendilerine sahip çıkması gerekiyor.

    Esaret kronikleşmişken, Türkiye'de herkesin sesini daha fazla yükseltmesi, Ünal ve Fahmi’nin unutulmadığını dünyaya ve Suriye yönetimine göstermesi şart.

    Daha bir buçuk yıl önce Suriye üzerinde en etkili ülke olan Türkiye, Ankara’nın Şam yönetimiyle köprüleri atması yüzünden ne yazık ki bugün iki rehin gazetecinin serbest bırakılmasını sağlayabilecek kaldıraca sahip değil.

    Ancak Türk ve dünya kamuoyunun Suriye yönetiminin yanısıra, Şam üzerinde en etkin konumda bulunan İran'a yönelik baskıyı artırması yararlı olacaktır.

    Bu yazıyı okuyorsanız lütfen siz de "duyarsızlığın tutsağı" olmadığınızı gösterin.

    Mesela Suriye Büyükelçiliği’ne bir telefon açın, arkadaşlarınızı organize edip İran Büyükelçiliği’ne mektup yağdırın, Birleşmiş Milletler'e faks çekin.

    Ve deyin ki:

    "#FreeBasharandCuneyt"

     

    * Hürriyet Gazetesi Dış Haberler Şefi Emre KIZILKAYA’nın iletişim bilgileri ve bloguna http://about.me/emrekizilkaya adresinden ulaşılabilir. Ayrıca: http://www.twitter.com/ekizilkaya

    Etiketler:
    

    EN ÇOK OKUNANLAR

      Sayfa Başı