Gündem Haberleri

    Garipoğlu şirketi çalışanlarına gözaltı

    Mehmet AKTARAN -İSTANBUL - DHA
    20.08.2009 - 11:30 | Son Güncelleme:

    Garipoğlu şirketleri grubunun 10 çalışanı, Münevver Karabulut cinayeti soruşturmasıyla ilgili gözaltına alındı. Bu arada Münevver’in öldürülüp atıldığı çöp konteynırının önünde annesi, babası, sevenleri ve avukatların katıldığı bir basın açıklaması yapıldı.

    Münevver'in cesedinin bulunduğu yerde basın açıklaması yapıldı

    Münevver Karabulut cinayeti ile ilgili bu sabah gözaltına alınan Garipoğlu şirket çalışanlarından oluşan 10 kişiden 4'ü serbest bırakılırken 6 kişinin ifade işlemleri sürüyor.

    Asayiş Şube Müdürlüğü Cinayet Büro Amirliği'nde ifadeleri alınan kişilerden 9'unun isimleri şöyle:

     Burgaz Rakı müfettişi Gülşah Kerpiçli, İdari İşler Amiri Gülşen Selçuk, çalışanlardan Biray Çimen, Burgaz Rakı eski Halkla İlişkiler Sorumlusu Halime Çelik, çalışanlardan Uğur Yıldırım, şoför Ahmet Batur, Satınalma Grup Müdürü Mehmet Karakayalı, Burgaz Rakı Türkiye Satın Alma Müdürü Habip Kurt, şirket görevlisi Kürşat Yılmaz.

     

    İşlemleri süren 9 kişinin "Cem Garipoğlu'nu çalışanlar saklıyor" yönündeki ihbar mektubu üzerine gözaltına alındıkları ve Cem Garipoğlu'nun yakalanmasına yönelik olarak ifadeleri alındığı öğrenildi.

     

    CİNAYETİN ÜZERİNDEN 170 GÜN GEÇTİ

    Aile adına ilk açıklamayı CHP Milletvekili Çetin Soysal yaptı. Soysal şunları söyledi:

    ''3 Mart 2009’da saat 22.30 sıralarında bir ceset bulundu. Ne yazık ki testereyle kesilmiş bir cesetti, gerçekten sıra dışı bir ölümle karşılaştık. 17 yaşında bir kız çocuğu Münevver Karabulut. Münevver geleceği olan, sevgi dolu bir gençti ve ne yazık ki bu hayat dolu bu gencimiz hunharca katledildi, sıra dışı, olağandışı katledildi. Ne yazık ki bugün Münevver Karabulut’u 170. gününde hukukçu arkadaşlarımızla, STK’larımızla ve ailesiyle beraber burada anıyoruz. Çünkü faili henüz bulunamadı. Bu sıra dışı ölümle karşılaşan Münevver’in kimin tarafından katledildiği biliniyor. Ama ne yazık ki hala faili bulunamadı.

    Bununla ilgili temaslarımız oldu. Emniyet müdürlüğünde yaptığımız girişimlerde de bir duyarlılık gördük. Sayın Hüseyin Çapkın göreve geldiğimizde demiştir ki bu benim namusumdur.

     

    Burada bir feryat var. Ama buna rağmen dava açacağım cüretkarlığını gösterenler de oldu. Bu durumda Karabulut ailesi yalnız değildir. Münevver davası duyarlı her insanın davası olmuştur. Bu dava İstanbulluların ve Türkiye’de yaşayan anne baba olan herkesin davası olmuştur, bu dava TBMM’nin bu dava benim davam olmuştur.

     

    Medyamız büyük bir çaba içerisindeler. Bugün de bu davada Karabulut ailesinin yanında olmak üzere bu gözyaşına kulak veren, bir anne ve babaya sahip çıkan hukukçu arkadaşlarımızla buradayız.

     

    CEM'İ TESLİM ETSİNLER

    Onun için daha önce de söyledik. Faili koruyan kollayanlar, parasal ilişkilerle ortadan kaybolmasına neden olanlar gerçekten iyilik yapmıyorlar. Çünkü yarınlara baktığımızda bir çok olayla karşılaşabiliriz. Onun için her birimiz Münevver Karabulut’un annesi babası olmak zorundayız.

     

    Ben buradan Garipoğlu ailesine sesleniyorum. Hukuka yargıya adalete teslim edin. Bunun kararını adalet verecektir. Ben geceleri onların da rahat olduğunu düşünmüyorum. Onların vicdanlarına sesleniyorum. Hiç kimse ne kadar yakınınız olursa olsun, bu vahşice cinayeti işleyenleri korumasınlar.

     

    Burada yüreği yanan anneler ve babalar, sadece Karabulut ailesinin değil herkesin yüreği yanmaktadır. Ne olursa olsun faili meçhul değildir.''

     

    50 avukat adına bir avukat açıklama yaptı:

     

    ''Hepinizin yakından takip ettiği üzere cinayetin üzerinden 170 gün geçmesine rağmen, şüpheli Cem Garipoğlu hala bulunamamıştır. CHP İstanbul Milletvekili sayın Çetin Soysal, biz ve meslektaşlarımız çaresiz kalan Karabulut ailesinin yanındadır. Bilindiği gibi yaşama hakkı güvence altına alınmış en temel insan hakkıdır.

    Şüphelinin makul sürede bulunamaması ve skandalların devamı halinde AİHM’e başvuracağımızı ve sürecin takipçisi olacağımızı kamuoyuna saygıyla sunarız.''

     

    ÖĞLE EZANI ARASI 

    Öğle ezanı okunurken, CHP İstanbul Milletvekili Soysal’ın uyarısıyla açıklamaya ara verildi.

     

    DEVLETİM NAMUS SÖZÜ VERDİ

    Münevver Karabulut’un babası Süreyya Karabulut:

    Benim söyleyecek fazla bir şeyim yok. Acım daha dinmedi.

    70 milyonun huzurunda, Türkiye Cumhuriyeti Devleti bana ve aileme devletim namus sözü verdi. Bu namus kavramı önemli bir kavram. Ben bir evlat kaybettim, acısı çok büyüktü. Ama bu namus sözünün altında devletim kalırsa, bana daha büyük acı yaşatacaklarını söylemek isterim. Allah’a dua ediyoruz, çaresiziz. İnanıyorum ki adalet kısa sürede tecelli edecektir. TBMM’den yardım istedim. Sağolsun milletvekillerimiz duyarlı davrandı.

     

    MÜNEVVER'İ UNUTMADIK

    CHP Millvetvekili Çetin Soysal:

    Zalimin zulmü varsa, mağdurun sevenleri dostları vardır, devleti vardır. Daha daha önemlisi Allah’ı vardır. Onun için biz Münevver Karabulut’u unutmadık, unutmayacağız, sonuna kadar Münevver Karabulut’a sahip çıkacağız.

     

     

     

     

     

     

    Etiketler:
    

    EN ÇOK OKUNAN HABERLER

      Sayfa Başı