Gündem Haberleri

GÜNDEM

    Garaj çocukları ilk cenazesini kaldırıyor

    Ertuğrul ÖZKÖK
    06.10.2011 - 08:31 | Son Güncelleme:

    iMAGINE

     

    Yaptığım ilk iş ne oldu biliyor musunuz?

    Hemen iPod’umu açtım.

    Ve John Lennon’u dinlemeye başladım.

    Kendi kendime dedim ki;

    Böyle bir ölümün tek milli marşı, “Imagine’dır.”

    “Hayal edin.

    Dünyayı değiştirebileceğinizi hayal edin.

    Çok güçlü hayal edin…”

     

    Garaj çocukları ilk cenazesini kaldırıyor

     

    Berlin’de uyandığımda saat 04.38’di.

    Açık kalmış televizyonda alt yazı geçiyordu.

    “Steve Jobs öldü…”

    Yanına “Apple” kelimesini yazmak bile gerekmiyordu.

    Sadece Steve Jobs…

    John Lennon’la birlikte hayal etme cüretini, kendi elleriyle DNA’larına yazmış, kendi DNA’sını yaratmış kuşağın ilk büyük kayıbı…

    Müziğimiz tabii ki o şarkı.

    Ölümsüz “Imagine.”

    Garaj çocuklarının ebedi ninnisi; Gelecek zaman kipi…

    Dünyayı değiştirmiş insanların, di’li geçmiş zamanı, şimdiki zamanı

    Ve dahi ölümün bile kesemeyeceği ebedi bir gelecek zaman kipi…

    “Imagine….”

    Hayal edin …değiştirebilirsiniz…

     

    Sabah 04.46…

    iPhone’u dünyaya tanıttığı günü hatırlıyorum.

    Simsiyah bir zeminin önünde, siyah bir blucin, siyah bir kazakla oturmuş.

    Olağanüstü yaratıcı  bir kukla tiyatrosu dekoru gibi.

    Her şeyin siyahlaştığı bir dünyanın önünde, sadece başı görünüyor.

    Hayal eden başı…

    Bir de elindeki iPhone…

    Ne demişti o gün:

    “Bugün telefonu yeniden icat ediyoruz…”

    Tarihin sonunun geldiğinin ilan edildiği bir Yüzyılı henüz kapatmıştık.

    Ölüm bedenine yapıştığı halde, umutla haykırıyordu:

     “Tarihin sonu gelmişse, biz onu yeniden icat edeceğiz..”

     

    Tarihi yeniden yazmaya Cupertino’da bir evin garajında başlamıştı.

    Bugün ölümü bile yeniden icat etti.

    Hepimize hangi mirası bıraktığı diye sorarsanız;

    Evet, Mac, Evet Mouse, Evet iPod, evetiTouch, Evet iPhone, Evet iPad…

    Ama hepsinden önce küçük “i” hafinin önüne “Imagine” kelimesini koymayı.

    “iMagine” kavramını öğretti.

    İşte onu miras bıraktı. Yani Apple’ınkilerden bile kıymetli, değeri her gün yükselecek bir hisseyi.

    İcat edilmişi yıkıp, yeniden icat etmeyi.

    Başkalarının keşfettiği şeyi, yeniden keşfetmeyi.

    Ama önce kendimizi; sonsuz bir yıldızlar aleminde kaybolup gitmiş, sadece ötekilerden biri haline indirgenmiş  “Kendimizi”, icat etmeyi; 20’nci Yüzyılın ilk yarısında kitlelerin totaliter ruhu içinde erimiş gitmiş, “Kendi bireyliğimizi” keşfetmeyi miras bıraktı.

    O, hepimizin içindeki kaybolmuş kıtayı keşfeden son Vasco da Gama” idi…

     

    Her çocuğun bir icadı vardır.

    Benim son icadım, Hürriyet internet sitesindeki “Yarını bekleyemedim” logosuydu.

    Yarın bekleyemeyecek duygularım için icat etmiştim.

    Meğer icat edilecek başka bir şey daha varmış.

    “Bugünü bile bekleyememek…”

    Onun son icadı ise Apple mağazalarındaki şeffaf cam merdivenlerdi.

    O merdivenleri ne zaman görsem, gözümün önüne bir Magritte tablosu geliyordu.

    Şeffaf bir merdiven gökyüzüne doğru yükseliyor, bulutlar arasında kayboluyor.

    Şimdi, onu; siyah kazağı ve blucini ile merdivenleri tırmanıp iClouds’a giderken görüyorum.

    iPhone'u siyahlar içinde icat etmişti.

    Ölümün rengini ise beyaza çevirdi.

     

    Bayanlar ve baylar;

    Garaj çocukları ilk cenazelerini kaldırıyor…

    Şimdi ölümü de yeniden icat etme zamanıdır…

    Hepinizi, şu muazzam“Meçhul hayal çocukları anıtı” önünde saygı duruşuna davet ediyorum.

    Saygı duruşunda yapacağınız tek şey var.

    iMagine…

    Hayal edin.

    Yeniden icat edilecek hayaller; Yeniden keşfedilecek bütün kıtalar bizi bekliyor…

    Etiketler:
    

    EN ÇOK OKUNANLAR

      Sayfa Başı