‘Gandi tarzı’ inovasyon kalıcı üstünlük sağlıyor

Kobi ÖZEL-Sadi ÖZDEMİR
15 Ekim 2012 - 00:00Son Güncelleme : 15 Ekim 2012 - 10:22

İnovasyon (yenilikçilik) rekabette bir adım önde olmak için en önemli etkinlik olacak. Bir şirkette inovasyon aşkı biterse bütün gelişme ve büyüme heyecanı da biter. Ama şimdi ‘Batı tipi’ değil ‘Gandi tarzı’ inovasyon öne çıkıyor.

DÜNYADA ve Türkiye’de Küçük ve Orta Boy İşletmeler (KOBİ) için en kritik konu iş süreçlerinde inovasyon (yenilikçilik) kültürünü kalıcı hale getirebilmek. Bu konu aslında büyük şirketler için de çok hayati bir konu. Ancak küçüklerin rekabette başarıyı sürdürmeleri, işlerini büyütebilmeleri ‘yenilikçi’ olmalarına çok daha bağımlı. Durgun piyasada, hızlı büyüyen ekonomilerde ya da küresel krizin en derin seyrettiği aylarda, ayakta kalabilenler, öne geçenler, hep üretimde ya da pazarlamada inovatif (yeni) yöntemler geliştiren şirketler. Son yıllarda da inovasyon’un yeni ilkelerini de doğal olarak çok hızlı gelişen ülkeler belirliyor.

Gandi tarzı İnovasyon

Hindistan’daki inovasyon örneklerinin tipik özelliklerinden dolayı ‘Gandi tarzı’ denilen bir inovasyon eğilimi öne çıkıyor. Özetle “mevcut ürün ve hizmetleri ucuz fiyata düşük sermaye ve çok büyük ölçeklerde sunabilmenin yolunu bulmak” olarak tanımlanan bu inovasyonlar “1 cent’e 1 dakika telefon konuşması, 30 dolara bir katarakt ameliyatı, 2 bin dolara otomobil v.b.” diye örnekleniyor. Üstelik ‘daha buluşçu’ bir karakter de arzediyor. Batılı tarz inovasyonda ise ‘yüksek fiyat’ esastı. Çünkü bir yenilik (inovasyon) bir buluş varsa onu mümkün olduğunca yüksek fiyatla satıp çok kâr etmek kapitalizmin en iyi bildiği şeydi. Doğu kültürü ‘fakirliğin’ de etkisiyle bu meseleye daha insani baktı ve küresel rekabette taşlar yerinden böyle oynadı. Hintlilerin yaptığı basitti; birim başına karlılıktan, brüt karlılığa odaklandılar, teknolojiyi satın aldılar ama öylece beklemediler, sentezler yaparak kendileri de teknoloji geliştirdiler, bilinen yöntemlerin dışında yöntemler denediler ve sonuca daha çabuk ulaştılar.

Bizde durum nasıl

Türkiye ‘girişimcilerinin gözü karalığı, yenilikçiliği’ ile övünüyor. Gerçekten de Türk girişimcileri son 30 yılda küresel bazda çok üst sıralara yükselmiş durumda. Bunu da ilk önce ‘pazarlama cesaretleri’ ile başardılar. Bu açılımın (ihracat) ardından gelen üretimi geliştirme sürecinde ise çok güçlü inovasyon örnekleri ortaya koydular. Ancak yine de ülkedeki inovasyon potansiyelinin büyük bölümü heba oldu. Ancak yine de çok dinamik bir pazar olduğumuz için bize en yakın ve en yararlı inovasyon tarzının ‘Gandi tarzı’ olduğunu görüyoruz. Halen 20-30 yıllık birçok aile şirketinin genel iş yapısına bakıldığında bile ‘Gandi tarzı’ inovasyonu hemen görebilirsiniz. Biz de yüksek teknolojiyi hemen transfer ediyoruz ama genellikle değiştiriyoruz ve yeni şeyler ekliyoruz. Biz de kısa sürede brüt kara odaklanıyoruz ve neredeyse tüm girişimcilerimizin ‘kişisel zenginlik’ ötesinde ülkesinin geleceği için çok şey düşündüğüne ve bu konuda kendi çapında etkiler yaratma çabasında olduğuna tanık oluyoruz.

Yapboz fabrikası kurdu ihracatçı oldu

AYDIN Aytekin ve Hakan Karlar, puzzle üretimi için ortak oldular ve Anatolian markasıyla yıllık 250 bin kutuluk satış yakaladı. Meksika, Kanada ve Güney Afrika’ya ihracata başlayan iki ortak, Aslında geleneksel bir iş yaparken bununla paralel yeni bir iş ürettiler ve şimdiden 5 milyon lira ciroya yaklaştılar. Bu işteki ‘Gandi tarzı’ inovasyonu Hakan Karlar şöyle özetliyor: “Babam Mustafa Bey Ankara’da öğrenciyken seyyar kitapçı olarak ticarete başlamış. Sonra amcamla ortak kitapevi açmışlar. 1994-95 gibi de ilk kez puzzle (yapboz) ticaretiyle tanıştık. 3 markanın distribütörü olduk ve ithalatını yaptık. Bizim puzzle ticareti büyüdü. Ortağım Ünlü Kutu’nun patronu Aydın Aytekin ile de Ziraat Bankası’nın ‘puzzle alım’ ihalesinde tanıştık ve iş yapmaya başladık. Şu anda yıllık üretim kapasitemiz 400 bin kutu, satışımız 250 bin kutu. ”

Dikiz aynalarındaki boşluktan iş çıkardı

OTOLARIN dikiz aynasına asılan ‘karton kokular’ın Türkiye’deki ilk üreticilerinden Seçil Ltd., dünya patentlerini de aldığı kokularla büyük atılım içinde. 1 milyon Euro’luk ihracat da yapan firma üçüncü fabrikayı devreye alacak. Selami Özgen ve Erol Demirbağ’ın 1989’da kurdukları Seçil Hava Tazeleyici Baskılı Promosyon Ürünleri San. ve Ticaret Ltd. bu yıl 10 milyon lira olan cirosunu ikiya katlamayı hedefliyor. Yabancı fonlar da bu şirkete ortak olmak için sıraya girmiş durumda. Selami Özgen ‘Gandi tarzı’ inovatif iş fikrini şöyle özetliyor: “Arabaların dikiz aynalarını ‘seyyar bilboard’lar olarak gördüm ve ‘bütün dikiz aynalarını dolduracağım’ diye kafaya koydum. “

Şalgam suyunu küresel içecek yapma formülü

HASAN Doğanay ve oğulları Rafet ile Remzi, Adana’nın geleneksel içeceği şalgam suyunu ulusal ve küresel ürün haline getirmek için 1996’da radikal bir kararla Hacı Sabancı OSB içinde, bu konuda ilk modern üretim tesisini kurdular. Adana, Konya ve Niğde’de bugüne kadar 30 milyon Euro’luk yatırım yaptılar. Ortaya çıkan ürün ilk 5 yıl pazar bulamadı. 2001’ten itiraben talep gördü. Rafet Doğanay, geçen yıl 66 milyon litre şalgam suyu ürettiklerini belirtiyor ve 2.5 milyon liralık ihracat yaptıklarını anlatıyor. Firma bu yıl 60 milyon lira ciro bekliyor. Rafet Doğanay, bu konuda yatırım fikrinin ‘ailede geleneksel olarak üretilen’ bir ürünü ‘yüksek tonajlı ve hijyen şartlarda’ üreterek ulusal pazara uygun fiyattan arz etmek şeklinde özetliyor. İşin başarıya ulaşmasındaki en kritik inavasyon’u ise şöyle anlatıyor: “Şalgam suyu üretiminde mayalanma nedeniyle bakteri düzeyi kritik bir konu. Ürün ambalaja girdikten sonra bakteri düzeyi hızla yükselebiliyordu. Bunun için 3 mühendisle üniversiteden de destek alarak bir ara hat geliştirip üretime ekledik. Hiçbir kimyasal katkı ya da pişme yapılmadan bakteri seviyesi kontrol altına alınabildi ve geleneksel şalgam suyunun raf ömrü gıda yönetmeliklerine uyum sağlamış oldu.”

ERP’yi küçük şirketler için ulaşılabilir yaptı

TÜRK yazılım şirketi Uyumsoft Bilgi Sistemleri ve Teknolojileri Ticaret A.Ş., 400 civarında orta ve büyük ölçekli firmaya ERP yazılımı üretti ve uyguladı. Şimdi de pazarı büyütmek için cirosu 10 milyon liranın altında 100 bine yakın küçük ölçekli şirket için özel ERP yazılımı geliştirdi. ERP 10, adıyla pazara çıkan ürün için Genel Müdür Mehmet Önder, “En baştan itibaren, uygun fiyatlarla ERP üreterek yola çıktık. O yüzden de küresel yazılım firmalarıyla rekabet edebildik. Şimdi de 100 bine yakın küçük firma için yeni bir yol haritası belirledik. ERP 10 adıyla daha konsantre bir ERP yazılımı ürettik.  Küçük şirketler için çok önemli bir adım bu. Türkiye eğer 2023 hedefine göre 3 kat daha büyük bir ekonomi olacaksa şirketlerimiz de üç kat büyümeli. Bunun için de işletmelerin bu yazılımlara çok ihtiyacı var” diyor. Uyumsoft, böylece ‘Gandi tarzı’ inovasyonu hem üretim hem pazarlamada uygulamış oluyor. Çünkü firma yazılım üretimi için çalışanlarından oluşturduğu ‘ekosistem’de 15’e yakın şirketin doğumunu da sağladı. Böylece üretim çok daha çabuk ve düşük maliyetli oluyor. Pazar tarafında ise Türkiye’nin orta ve küçük ölçekli firmalarına en uygun fiyata ERP üretmek ve satmak var.

10 Euro’ya veriyoruz 210 Euro’ya satıyorlar

ZAMATE Tekstil Marka Direktörü Erdoğan Ekincioğlu, “Bizden 10 Euro’ya alıp, 210 Euro’ya satıyorlar. Devlet her desteği veriyor. Artık markalaşma zamanı. Paramızı yabancıya kaptırmayacağız” diyor. Türkiye’deki binlerce tekstil firmasının yaptığı gibi yabancı markalara fasonculuk yapan firmalardan Zamate Tekstil, markalaşma kararı aldı ve Massumi Dutti, Marlboro, Liberty, Giordano ve Luchiano Visconti gibi dünyanın önemli markalarına fason üretim yapmayı durdurdu. 27 yıllık tecrübeye sahip olduklarını belirten Zamate Tekstil Marka Direktörü Erdoğan Ekincioğlu, şunları söyledi: “Şirketimiz, 1985 yılında şu anda Yönetim Kurulu Başkanımız olan Mehmet Altun tarafından kuruldu. 27 yıllık birikimimizi değerlendirme vaktinin geldiğini düşünerek markalaşma atağına giriştik. 3 yıl önce başlattığımız markalaşma çalışmaları çerçevesinde tüm hazırlığımızı yaptık. 10 kişilik bir Ar-Ge ekibi oluşturduk. Tasarım ekibinin başında da Avrupa’nın önemli moda merkezlerinde görev yapan eşim Dilek Ekincioğlu bulunuyor.”

Ev tekstilinde Ukrayna atağı

TÜRKEL Fuarcılık tarafından Ukrayna’nın Başkenti Kiev’de düzenlenen ve 41 Türk şirketinin katıldığı 9. Design Living Tendency Uluslararası Ev Tekstili ve Dekorasyon Fuarı yeni müşteri arayan Türk şirketleri için son derece başarılı oldu. Fuarda, koleksiyonlarını küresel rakipleriyle yarıştıran Küçükçalık, Taç, Bellona, Eke, Sesli, Süper Tekstil, Aydın Örme, Sancak Tekstil, Deniz Brode, Kısmet, Maya, Arya gibi sektörün lider firmaları 2013 siparişlerinden son derece memnun. Ukrayna’da ev tekstili pazarının yüzde 40’ını Türkler’in oluşturduğunu söyleyen Süper Tekstil’in patronu Mehmet Yasuboğa, “11 milyon dolar ciroya ulaştık. Çin de bile ofisimiz var. Hammaddeyi oradan alıyorum” dedi. Kiev’den sonra bu yıl ayrıca Bakü’de 15 -17 Kasım 2012 tarihlerinde Ev Tekstili, Dekorasyon ve Zücaciye Fuarı düzenleyeceklerini belirten Türkel Fuarcılık Yönetim Kurulu Başkanı Korhan Yazgan ise, “Kardeş ülke Azerbaycan’da Türk markalara dünyanın hiç bir yerinde olmadığı kadar ilgi, sevgi ve hayranlık var. Burada gerçekten kralız ve pazarda hemen hemen her alanda önemli boşluklar var” dedi.

Fuar Rehberi

· Çağrı Merkezleri Fuarı:
İstanbul Lütfi Kırdar Uluslararası Kongre ve Sergi Sarayı, 18-19 Ekim.
· Ortadoğu mobilya,
moda, gıda fuarları: TÜYAP Diyarbakır Fuar ve Kongre Merkezi, 18-21 Ekim
· Uluslararası Mermer Fuarı:
İstanbul Fuar Merkezi, 18-21 Ekim
· Texbridge İstanbul Tekstil ve Aksesuarları Fuarı: İstanbul Fuar Merkezi, 31 Ekim-2 Kasım.

Etiketler:


    EN ÇOK OKUNANLAR

      Sayfa Başı