"Deniz Sipahi" hakkında bilgiler ve tüm köşe yazıları Hürriyet Yazarlar sayfasında. "Deniz Sipahi" yazısı yayınlandığında hemen haberiniz olması için Hürriyet'i takip edin.
Deniz Sipahi

Galiba çocuklarımızın hayalleri değişti

Sabah yazı işlerinde haberlere bakarken şu fotoğraf dikkatimi çekti. Belli ki, çocuklarımız çok mutluydu. Hem yazın keyfini çıkarıyor, hem de spor yapıyorlardı. Bunu yüzlerinden okumak çok kolaydı. Hemen o yaşlarıma döndüm. Bizim dönemimizde de yazın spor akademilerine gitmek olmazsa olmazdı. Kimimiz basketbola, kimimiz voleybola; çoğunluk da futbola giderdi. Bugünkü gibi sörf ve benzeri sporlar pek bilinmiyordu. Üzerlerindeki formaya baktım, Galatarasaray’ınkiydi. Galatasaray Spor Kulübü İzmir Futbol Okulu’nun minik öğrencileriydi. Ne sıcak, ne nem hiçbirinin neşesini azaltmamıştı. Ben Galatarasaylı değilim. Ama Galatasaray’ın spora kurumsal bakışını hep takdir ettim. Geleneği olan, alışkanlıkları olan, Türkiye’nin en köklü takımlarından biri Galatasaray... Fenerbahçe’nin de son 15 yıldaki altyapı atılımlarını alkışlamamak mümkün değil. Hafızamdaki, benim de içinde bulunduğum fotoğraf karesinde bizler Karşıyaka, Göztepe, Altay forması giyerdik. O zaman Karşıyaka’nın formasını sırtımıza giymek, Göztepe’nin formasıyla dolaşmak, Altay’ın klasikleşmiş tişörtlerini kullanmak modaydı. Hem de bizleri gururlandıran şeylerdi.
Her büyük takım gibi, tıpkı Real Madrid gibi, Barselona gibi... Kulüplerin dünyanın her yerinde futbol okulları açması gayet normal... Benim üzüntüm, İzmir’in bu
köklü takımlarının kaybettikleri değer... Daha da önemlisi, çocuklarımızın, gençlerimizin kurdukları hayallerin içinde çok az yer bulmaları... Eskiden Karşıyaka’da oynamak, Göztepe’nin formasını terletmek, Altay’dan parlayıp üç büyüklere gitmek bir hayaldi. Şimdi bu hayale ortak olanlar var... Bir fotoğraf beni alıp buralara götürdü.

Galiba çocuklarımızın hayalleri değişti

İnsanlığımdan utandım
Öyle olaylara tanıklık ediyoruz, öyle olaylar her gün gazetelerin haber servislerine geliyor ki, insanın kanı donuyor. Televizyonların ana haberlerinde ilk 10 haberi dinlediğinizde içiniz kararıyor, gazetelerde haber seçimi yaparken olumlu haberleri bir kenara ayırırken inanın zorlanıyoruz. Son olay Fethiye’de yaşandı. Birçok gazete “Tecavüz odası” diye ortak başlık attı. Yaşananları okuyunca insanlığınızdan utanıyorsunuz. 18 yaşındaki bir genç kızın başından geçen bu dram üzerine ne söylenebilir ki... Aile dışarıda, bütün yaşananlara tanık... Kız yalvarıyor, korkudan ne yapacağını bilemiyor. Ama baskı var ya, o mahalle baskısı var ya... “İnsanlara ne deriz” ya da “Etraf bizim hakkımızda ne der, nişan nasıl bozulur” diye o baskıyı üzerlerinde hissedince... Karşı tarafın ne duyguları, ne düşündükleri, ne de kararları koca bir hiç oluyor... Sen misin istemeyen, sen misin direnen, sen misin karşı çıkan...
Türkiye’nin öylesine büyük problemleri var ki, asıl vicdanları kanatan, asıl vicdanları üzen bu konuya, şiddeti hem de her türlü şiddeti, dayatmayı hep göz ardı ediyor. Her zaman söylüyorum. Türkiye’de asıl tartışmamız gereken konu vicdandır, vicdanlı olmak meselesidir...

CHP’deki ön kulislerin nedeni anlaşıldı
2013’ün Ekim ya da Kasım’ına, “Seçim var” diye not edebilirsiniz artık... Artık diyorum çünkü MHP’nin de bu teklife sıcak baktığı ortada... Genel Başkan Devlet Bahçeli, öneriye destek vereceğini söyledi. CHP’nin de “İstemiyoruz...” diyeceğini zannetmiyorum. Bu gidişat 2013’ün sonunda, yerel seçimler için sandık başına gideceğimizin bir göstergesi... O zaman da, CHP’nin hem İzmir il kongresindeki çekişmeyi, hem Parti Meclisi’ndeki alternatif liste oyunlarını, Merkez Yönetim Kurulu kulislerini daha bir anlamlı hale getiriyor. Boşuna değilmiş... Çünkü kimin aday gösterilip gösterilmeyeceği, kimin tasfiye edilip edilmeyeceği, kimin ön plana çıkıp çıkamayacağının ilk testleri buralarda yapıldı. Gerçi, biraz daha erkene alınsa da seçimlere daha çok zaman var. Kurulan dengeler değişir mi, değişmez mi? Yoksa her seçim başka bir strateji mi gerektirir, hep birlikte göreceğiz...

MHP’nin de performansı önemli
Önümüzdeki seçimlerde İzmir’in yine bir hedef ve sembol gibi algılandığını yazdım. Benzer yorumlar geldi. Birkaç seçimdir İzmir’deki yarışın CHP ve AK Parti arasında geçtiği çok açık ortada... MHP iddialı olsa da, bu sandığa yansımadı. Aslında hem yerel, hem genel seçimler için MHP’nin de performansı çok önemli... Ben MHP’nin net ve güçlü mesajlar vermekte zorlandığını düşünüyorum. Ya da bu mesajlar arada kaybolup gidiyor. MHP farklı bir strateji geliştirmez, yine benzer bir yol haritası çizerse seçim yarışındaki fotoğraf da değişmez gibi gözüküyor. Dediğim gibi seçimlere daha çok var ama bir kere takvim konuşulmaya başlandı mı hazırlıklar da başlamış demektir.

X