Türkiye'nin en iyi köşe yazarları en güzel köşe yazıları ile Hürriyet'te! Usta yazarlar ve gündemi değerlendiren köşe yazılarını takip edin.

Galatasaray'ın makine dairesi durunca

Mücadale var mı, var.
Oyun kalitesi var mı, yok.
Oyunun hızını artıracak var mı, yok.
Her iki takımın hücum adamlarının yaratıcılığı ve derin hücumları var mı, yok.
Orta alanda iki tarafın da oyunu okuyabilme, tempoyu ayarlayabilme, pas alışverişini yapabilme kabiliyeti var mıydı, o da yok.

İşte bunlar olmayınca tehlikeli pozisyonlar da olmuyor.

Galatasaray'da Selçuk ve Melo, hücumcularla duvar pasları yapamayıp uzun ve verimsiz paslar atınca, Elmander-Sercan ikilisi boş toplara koşmaya başladı.
İlk bölümdeki bu görüntü, izleyenleri heyecansız, biraz da zevksiz bıraktı.
Ancak Sestak ve Batalla, yalnız iki pasla topu nereye götürdü, tabii ki gole.

Futbolcu, hırslı ve kazanma duygusu içinde olmalı. Hep isyan rolünü oynarsan, kötü gözükürsün. Bunlardan biri Melo diğeri ise Sabri'ydi.
Aslında Bursasapor'da orta alanda öyle ekmek veren biri vardı ki; N'Diaye.
Bu yanlışlıklardan yararlanamayanların başında Selçuk, Riera ve  Melo geldi.

Fatih Terim, baktı ki 'bu böyle gitmez', iki değişiklik yaptı. Melo'yu zaten Engin ile değiştirecekti, ama Sercan sakatlanınca Riera yerine Kazım'ı kenara aldı. Ancak "Zaman akıp gidiyor, daha fazla dayanamam" diyen Terim, herşeyi göze aldı ve Yiğit'i de oyuna soktu. Fatih Terim, bitime 20 dakika varken en son değişimi yapmazdı, ama başka da çaresi yoktu.

Bir geminin makine dairesinde arıza varsa, o gemi gider mi? Galatasaray, Bursasapor önünde gidemedi durdu.

X