Galatasaray'daki ekonomik sıkıntıların sorumlusu benim

Hürriyet Haber
28.01.1999 - 00:00 | Son Güncelleme:

Tarihinin en ağır ekonomik sıkıntılarından birini yaşayan Galatasaray Kulübü'nün Başkanı Faruk Süren, sıkıntıların pek çok sebebi olduğunu belirterek, ‘‘Ancak ben hataları kendimden başkasında aramam. Tüm sorumluluk bana ait. Yönetici olarak herşeyi öngörmek zorundaydım’’ dedi.

Galatasaray Kulübü Başkanı Faruk Süren, futbolcuların kampı terketmesine kadar varan mali krizin sorumluluğunun tamamının bir yönetici olarak kendisine ait olduğunu söyledi. ‘‘Ben hataları kendimden başkasında aramam’’ diyen Süren, kulübün sıkıntıya girmesinde Şampiyonlar Ligi'nden elenmelerinin, hızlı büyümeyle birlikte şampiyonluk için yapılan harcamaların ve kulübe kaynak akışındaki aksaklıkların etkili olduğunu kaydederek, ‘‘Ama ben yönetici olarak herşeyi öngörmek zorundaydım’’ dedi.

Türkiye'de spor kulüplerinin tamamının benzer sorunlar yaşadığını belirten Faruk Süren, Galatasaray'ı mali sıkıntıya götüren süreci Hürriyet'e şöyle anlattı:

AÇIK 20 MİLYON DOLAR

‘‘1984 yılında Galatasaray'ın gelirleri 3 milyon dolar, giderleri ise 4.5 milyon dolar düzeyindeydi. Geçen zaman içinde, futbol kulübü yöneticiliği son derece şöhret sağlayan bir iş haline geldi. Gittikçe rakamlar büyüdü. Biz de o tarafa doğru gitmek zorunda kaldık. Bunun sonucunda Galatasaray Kulübü'nün de giderleri gelirlerine paralel olarak arttı. Bugün kulübün yıllık geliri 30 milyon dolar, gideri ise 50 milyon dolar. Gelir ile gider arasındaki fark oransal olarak belki 1984 yılındakinden farklı değil. Ancak rakam çok büyük.’’

Kulüplerin gelir ve gider arasında giderek büyüyen uçurumdan kurtulabilmesi için küçülmeleri gerektiğini belirten Faruk Süren, şöyle devam etti:

‘‘Biz Galatasaray yönetimine geldiğimiz zaman ‘küçülecek miyiz, büyüyecek miyiz?' dedik. ‘Elbette büyüyeceğiz' dendi. Ve bize, ‘hem büyüyelim hem de şampiyon olalım' dendi. Gelir ve gider dengesini kurabilmemiz için Galatasaray markalı ürünlerin satış gelirlerini artırmamız ve stad yatırımını yaparak stad gelirlerini de büyütmemiz gerekiyordu. Şampiyonlar Ligi'nde çeyrek final kapısından dönmemiz bizi fena halde etkiledi. Bunun sonucunda UEFA'dan nakit olarak alacağımız 5 milyon franktan (yaklaşık 3.5 milyon dolar) olduk. Ancak en önemlisi, Şampiyonlar Ligi'nden elenmemiz sonucu Galatasaray markalı ürün satışlarından gelecek büyük bir kaynağı kaybettik.’’

GECİKEN PARALAR

Şampiyonlar Ligi'nde çeyrek final kapısından dönmenin yarattığı fırsat maliyetinin yanısıra, kulübe girmesi gereken paralarda da sorunlar olduğunu söyleyen Faruk Süren, ‘‘Bazı paraların girmemesi, bazı paraların çok geç girmesi bizi etkiledi. Ancak bu sorunu yaşayan tek kulüp biz değiliz. Büyüyen kulüplerin hepsinde bizim yaşadığımız sorunlar yaşanıyor. Ancak, Galatasaray bugüne kadar ilk defa sorunlarını kendi içinde değil, kamuoyunun gözü önünde tartışıyor. Bunun sebebi de iç çekişmeler. Bu iç çekişmeler sonucu kulübün sorunları paçavra gibi ortaya atıldı’’ dedi.

Şirket batırmadım, aksine kurtardım

Galatasaray Kulübü ve Transtürk Holding Yönetim Kurulu Başkanı Faruk Süren, Hürriyet'in ‘‘Bir dönem Transtürk Holding'in sahibi olduğu Meban Menkul Değerler Bankerlik ve Finansman A.Ş. de ödeme sıkıntısına düşmüştü. Sizin için, ‘Önce Meban'ı batırdı, şimdi de Galatasaray'ı' yorumları yapılıyor. Bu eleştiriler haklı mı?’’ şeklindeki sorusunu şöyle yanıtladı:

‘‘Bunlar hiç haklı eleştiriler değil. Meban, Banker Kastelli olarak bilinen Cevher Özden'in Cenevre'ye gittiği 22 Haziran 1982 tarihinde sıkıntıya girdi. Ve ben o tarihlerde Meban yönetiminde değildim. Meban yönetiminde olmadığım gibi, Transtürk Holding'de de Meban'a etki edebilecek bir pozisyonum yoktu. O tarihlerde, holdingde dış ticaret ile ilgileniyordum. Meban'ın sıkıntıya girmesinde payım yok. Ama Meban'ın tasarruf sahiplerini mağdur etmemesinde etkili oldum. Bu konuda çok fazla payım var. Transtürk Holding'e büyük zararlar verme pahasına, Meban'ın kimsiye mağdur etmemesini sağladım. Meban olayının Transtürk Holding'e maliyeti 130 milyon dolardır.’’

1974 yılında Trasnstürk Holding bünyesinde kurulan Meban, 1980'li yılların başında Banker Kastelli'den sonra Türkiye'nin en büyük bankerlik kuruluşu durumuna gelmişti. Şirket, Kastelli'nin batışı sonrasında ödeme sıkıntısana girmişti. Maliye Bakanlığı, 1983'ün Nisan ayında 8.5 milyar liralık toplam borcu bulunan Meban'ın yönetim ve denetim kurullarını feshetmiş yükümlülüklerini de Anadolu Bankası'na devretmişti.



Etiketler:


EN ÇOK OKUNAN HABERLER

    Sayfa Başı