« Hürriyet.com.tr
MENÜ

Galatasaray 2000!

Hürriyet Haber
SON GÜNCELLEME
Yavuz GÖKMEN

Bu yazıyı, daha önce TRT'ye söylediklerimin bir analizi olarak düşündüm. Bu düşünceler kafamda, bir süredir şekilleniyordu. Benden Galatasaray ve Terim'le ilgili düşüncelerimi alan Abidin Aydoğdu, programı Pazar günü yayınlayacağını söyledi. Demek ki bu konuyu ilk kez Hürriyet'te açıyorum.

Birinci nokta, Galatasaray'ın nasıl futbol oynadığı ve nereye ulaşmak istediğidir. Bu noktada, Galatasaray'ın niçin Türkiye futbolunu aştığı ve benim niçin Fenerbahçe maçlarını artık önemsemediğim sorularının yanıtlanması gerekir.

1- Galatasaray bugün ne liberolu ne de tandem bir defans uygulaması yapmaktadır. Galatasaray bırakınız bunları, defans uygulaması bile yapmamaktadır. Çünkü Fatih Terim'in kafasında ‘‘defans’’ diye bir kavram yoktur. Fatih Terim için futbol ‘‘hücum’’dur ve amaç ‘‘gol’’ dür. Bu düşünce dünya futbolunda bir ‘‘devrim’’ anlamına gelir. Fatih Terim bunu uygulamaya çalışmaktadır.

İşte Galatasaray'ın Türkiye futbolunu aşmasının nedeni budur. Gene bu anlayışladır ki Galatasaray 2000 yılında dünya futbolunu aşmaya da adaydır.

2- Bu paragrafı biraz daha açmalıyım. Dikkat ederseniz Galatasaraylı oyuncular defans-forvet diye ayrılmıyorlar. Defansın en gerisinde oynadığı düşünülen bir oyuncu bile sık sık rakip kale önünde gol arıyor. Buna karşılık yakın zamanda ‘‘dünyanın en iyi santrforu'' nitelemesini oy birliğiyle kazanacak olan Hakan Şükür, hem rakip sahada pres yapıyor, hem de sık sık kendi kalesinin önünden top çıkartıyor. Gene dikkat edilirse ‘‘G.Saray takımı defans oyuncuları denilen oyuncular’’ rakip kaleyi bazen ablukaya alıyorlar. Forvetler, kendi kalelerinin önünde savunmaya geçiyorlar. Bütün bunların amacı 2000 yılının futboluna ulaşmaktır.

İşte Galatasaray'ın yolu budur ve biz Galatasaraylı yazarlara düşen bu yolu alabildiğine açmaktır. Çünkü pratik, daima teorinin arkasından gelir ve biz bu teoriyi yaratmak zorundayız; yaratıyoruz.

HEDEF AVRUPA

Bu teorinin tohumlarını bir süredir atmaya çalıştığımı itiraf ederim. Bu yüzdendir ki, ben daima temel hedefimizin Avrupa Şampiyonlar Ligi olduğunu yazdım. Bu konuda hem yöneticileri, hem Teknik Direktörü hem oyuncuları motive etmeye çalıştım. Teknik direktörden bir Avrupalı aristokrat yaratmaya çalıştım. Bundan umudumu da henüz kesmedim.

Bu teoriye sarılan başka arkadaşlar da oldu. Sonunda Torino'da Juventus'le berabere kaldık. Teoriye daha iyi motive olabilsek kazananabilirdik de...

Sonuç şudur: Ben Juve maçından önce ‘‘Kaybetmezsek grup lideriyiz’’ dedim. Buna şiddetle inanıyorum.

Şimdi hedef Galatasaray 2000'e ulaşmaktır ve Türkiye ligi maçlarında Avrupa maçlarının provasını yapmaktır. Türkiye'de hiç bir takım bizim için gerektiğinden önemli olmayacaktır.

O halde elele ileriye yürüyecek ve arkamıza asla bakmayacağız.







Bunları da Beğenebilirsiniz