Kitap Sanat Haberleri

KİTAP SANAT

    Galaktik bakış açısıyla bir dünya alegorisi

    Hürriyet Haber
    07.11.2017 - 15:05 | Son Güncelleme:

    Doris Lessing 1979’da kaleme aldığı romanı ‘Şikeste’ ile insanın insana yaptığı kötülüklerle dünyaya karşı işlediği suçları bilimkurgusal bir mercekle gözlemleyip bugün bile unutulmayacak bir çığlık atmak istemişti. Başardı da...

    Doris Lessing, 2007’de Nobel Edebiyat Ödülü almasından önce, büyük bir cesaret sergilemişti. Sene 79’du ve yalnızca iki ödülü vardı. Gelecek vadediyordu ve o sene ‘Şikeste’yi yayımladığında aldığı tepkilere kulakları tıkalıydı. Neden? Çünkü önyargıları hiçe sayarak bilimkurgu türüne uzanmıştı. Çünkü en yakınımızda olan şeyin kusurlarını görmekte ne kadar aciz olduğumuzun bilinceydi; bu nedenle olabildiğince geriye çekilip, mümkün olan en uzak noktadan ona bakıp tüm hatları ve kusurlarıyla betimlemeyi seçmişti. İnsanın insana yaptığı kötülüklerle dünyaya karşı işlediği suçları bilimkurgusal bir mercekle gözlemleyip bugün bile unutulmayacak bir çığlık atmak istemişti. Başardı da.
    ‘Şikeste’, Doris Lessing gibi ince eleyip sık dokuyan, derinlere nüfuz ederken çerçevenin en ücra köşelerini bile kaybetmeyen bir yazardan bekleneceği üzere alt metni güçlü bir kitap. Neredeyse her satır arasında bizi bekleyen düşünsel duraklar mevcut. Hacimli yapısından ziyade bu durak noktaları kitabı bir solukta okumaya izin vermiyor. Yazar bizden, on binlerce yıl sürecek akışta onun yanında izleyicisi olmamızı istiyor.
    Kanopus’a hoş geldiniz. O, galaktik bir imparatorluk. Her kolonisi ile bir nevi yaşam enerjisinden ve iyi ahlaktan gücünü alan enerjisel bağlara sahip. Bir gün dünyamızı keşfettiklerinde bereketine hayran kalıp ‘bereketli’ anlamına gelen Rohanda adını veren de onlar. Sonrasında adeta bu topraklara yaşam ekiyorlar. Bir başka koloniden bu yeni canlara rehberlik etmesi için Devler mahlaslı ırkı getiriyor ve binlerce yıl sürecek evrimi başlatıyorlar. Sonra ne mi oluyor? İnsan büyür ve serpilirken Kanopus’un bu enerji bağlarını kemirmek için asalak gezegen Şammat kendini gösteriyor. İşte ondan sonrasını hepimiz iyi biliyoruz. Kardeş katli başlıyor, insanlar tanrılar yaratıyor ve Kanopus’u tanrı ilan ediyor, yüzyıllar geçiyor, beyazlar siyahileri köle yapıyor, dünya savaşları yaşanıyor, fitne fesat dünyanın her yerine siniyor. Şammat, giderek şişen ama kopartılamayan arsız bir kene gibi dünyamızın Kanopus ile olan bağını sömürüyor. Rohanda’nın adı da artık Şikeste’ye dönüşüyor. Osmanlıcadan bildiğimiz o ‘kırılmış’ anlamlı kelimeye...
    Bu eserde kendimizi çok uzaklardan, iyi ahlaklı bir türün gözlerinden izliyor ve sorguluyoruz. Bugün ‘kader kısmet’ dediğimiz şeylerin dahi Kanopus’un bizi iyiye çekmek için bir müdahalesi, hatta üç büyük dinin bile Kanopus’un öğretileri olduğunu görüyoruz. Onlar on binlerce yıl boyunca bazen bireysel, bazen toplumsal çapta bizden umutlarını kesmeden insanlara dokunmaya devam ediyor. Ama aslında Kanopus’un hatası en başta başlıyor ve Lessing bunu kitabın başlarında alt metne yediriyor. Kanopus, ne yol gösterici Devler’e, ne de insanlara bahsediyor Şammat tehlikesinden. Böylece her iki iyilik timsali tür de başta ‘kötü nedir’i bilmiyor. Böylece büyüyen tehlikeye karşı hep kör kalıyorlar. Sonra da bildiğiniz üzere bu kötülüğün en büyük kölesi hâline geliyoruz.
    ‘Şikeste’ ile ilk buluşmamız Delidolu Kitap aracılığıyla olmadı, fakat en güzel buluşma bu oldu. Delidolu ailesi bu kitapla hem çeviri, hem de editörlük bakımından tertemiz bir işe imza atmış. Ülkemize has kapak tasarımı da bir o kadar başarılı.
    Serinin bu defa tamamlanacağına inancım tam. Lessing’in eleştirileri ve incelikli zihninde beni daha nelerin beklediğiniyse görmek için sabırsızlanıyorum.

    HAZAL ÇAMUR

    ŞİKESTE
    ARGOS’TAKİ KANOPUS ARŞİVLERİ 1
    Doris Lessing
    Çeviren: Niran Elçi
    Delidolu Yayınları, 2017
    560 sayfa, 40 TL.

    Galaktik bakış açısıyla bir dünya alegorisi

    Etiketler: Kitapsanat
    

    EN ÇOK OKUNAN HABERLER

      Sayfa Başı