Türkiye'nin en iyi köşe yazarları en güzel köşe yazıları ile Hürriyet'te! Usta yazarlar ve gündemi değerlendiren köşe yazılarını takip edin.

Gaflet, dalalet genetiktir!

TÜRK Silahlı Kuvvetleri’ne ve komutanlara saldırıyı, hayret ve ibretle izliyoruz.<br><br>Aşağılayıcı ifadelerle hakarete varan sözler sarf ediliyor.

Komutanların görevden alınmasını isteyen de, ordunun dağıtılıp, Sultan İkinci Mahmut dönemindeki gibi “Nizam-ı Cedit” ordusu kurulmasını öneren de var. Dinci bir gazetenin yazarı bugünkü ordu için “Entrikalar çeviren bir fesat ocağı ile karşı karşıyayız!” diyor.

Sindirilen insanlarımız ürkek, şaşkın ve suskun durumda...

“Demokrasi” diye diye, ülkede uluslararası bir faşizm kuruluyor!

Türk asker ve komutanlarına karşı “asimetrik bir psikolojik savaş” sürdürülüyor!

* * *

Yurtsever okurum Tarık Karslı, Gülsev Eyüboğlu İrhan’ın bir yazısını elektronik posta ile yollamış... Yazıda “Ordumuza karşı hakarete varan hareketler sadece bugünlerde yapılmadı. İşgal yıllarındaki basında kahraman Türk orduları komutanlarına saldıran sefil kalemler ve Gazi Mustafa Kemal Paşa’yı mahkemeye veren gazeteci bile var” diyerek eski bir olayı hatırlatıyor. Özetleyerek naklediyorum...

* * *

Gazeteci Mevlânazade Rıfat, 14 Mart 1919 tarihli Hukuk-u Beşer Gazetesi’nin birinci sayfasında “Esbab-ı mucibeli sualler” başlığıyla yazdığı makalede:

 “Kâğıt paranın güya geçerli olmadığı yerlerde ordunun ihtiyaçlarının giderilmesi bahanesiyle, milyonlarca altın ve gümüş para basılarak, bazen vagon vagon, ordu komutanı denilen âlî sefillere, daha doğrusu haydutbaşlarına teslim edildi” diyerek komutanlara ağır hakaret ve iftiralar yağdırıp cezalandırılmalarını istiyordu.

* * *

Damat Ferit Paşa Hükümeti, bu ağır suçlamalara karşı sessiz kalınca, Gazi Mustafa Kemal Paşa hemen şöyle bir dilekçeyle Harbiye Nezareti’ne başvuruyor:

“Hukuk-u Beşer Gazetesi’nin 14 Mart 1919 tarihli sayısında, (Ordu Komutanı denilen âlî sefillere, daha doğrusu haydutbaşlarına) denilmektedir.

 Bu ifade ile ordu komutanları haydutbaşı ve dolaysıyla ordular da haydut ilân edilmiş oluyor. Yurt ve millet için temiz, masum duygularla ve her türlü yoksulluk ve zorluklar içinde görevlerini hakkıyla yapan Osmanlı Ordularını haydut ve tek dayanağı namus ve haysiyetinden ibaret bulunan komutanlarını sefil ve haydutbaşılıkla suçlamak büyük bir ahlâksızlık ve sefil bir vicdansızlıktır!

 Türk ordularını, onların namuslu komutanlarını bu suretle teşhir edebilmek kabiliyeti ancak vatan ve milletin çöküp dağılmasını arzu eden bir alçakta bulunabilir!

 Bütün silâh arkadaşlarım ve şahsım namına bu namussuzca iftirayı ve sahibini lânetliyorum.

Bu iftiracı adam hakkında gereken kanuni işlemin yüksek Nezaretlerinizce tatbik ve ifasının temin buyurulmasını istirham ederim.”

* * *

Hükümet, iftiracı yazar hakkında hiçbir işlem yaptırmadı. Tam tersine yazar Mevlânazade Rıfat ve Hukuk-u Beşer Gazetesi, Gazi Mustafa Kemal Paşa’ya karşı hakaret davası açtı ve Gazi’ye, hakaret sanığı olarak mahkeme celbi geldi.

Belli ki sefil kalemler, işgal güçlerinin talimatlarını yerine getiriyor, yurdunu işgal eden düşmanlara güveniyor ve Türk ordularına hunharca iftira atıyorlardı.

Gaflet, dalalet, hıyanet genetiktir!

 Haydi bakalım efendiler, gün sizin! Yazın, çizin, söyleyin, söyletin. Ama nereye kadar?

X