"Kanat Atkaya" hakkında bilgiler ve tüm köşe yazıları Hürriyet Yazarlar sayfasında. "Kanat Atkaya" yazısı yayınlandığında hemen haberiniz olması için Hürriyet'i takip edin.
Kanat Atkaya

Futboldan anlayan manitayı kapar mı

DHA (Doğan Haber Ajansı), dün ‘Futboldan anlayana sevgili kolay’ başlıklı bir haber sundu. ‘Hayretler mütekadiyen, neymiş bakalım bu haber?’ diyerek okudum.

Önce haberi özetleyeyim: İngiltere’de Simeon De La Torre ve Sophie Brown adlı iki kadın ‘Bir Kızın Futbol Hakkında Bilmesi Gereken Her Şey’ adlı bir kitap yazmış. Kitabın yazarlarından De La Torre erkek dergisi FHM’in yazarlarından, Sophie Brown ise futbolla hiç alakası olmayan bir halkla ilişkilerci.

Temmuz ayında satışa sunulan kitabın İngiltere’de kitleleri harekete geçirdiği ve raflarda Harry Potter’ın son kitabıyla yan yana durduğu belirtiliyor haberde.

Yan yana duruyor ama belli ki o kadar satmıyor. Çünkü internet marifetiyle baktığım 50 kitaplık ‘resmi’ en çok satanlar listesinde bu kitaba rastlayamadım (Hálá Dan Brown okunuyor Britanya’da Eylül 2005 itibariyle. İlk 10’da üç kitabı birden var, bunu da söylemiş olayım...)

***

Haberde iki kadının gözünden futbol dünyası değerlendiriliyor ve kurallar anlatılıyormuş. Yıllarca kadınlara (bazı durumda erkeklere de anlatmak gerekebiliyor) ofsayt anlatmış biri olarak, bu hassas mevzuya değinmişler mi diye baktım. Bingo!

Tarifin sağlamasını, bir not kağıdına anlatılanları çizerek yaptım. Doğru kabul edilir bence.

Öncelikle haberi gözden kaçıranlar olmuştur diyerek, tarifi aynen aktarıyorum:

‘Kitapta ofsayt kuralı alışveriş metoduyla anlatılıyor. Senaryoya göre, okuyucu ayakkabı almak için bir dükkana giriyor ve ucuzluktaki bir çift ayakkabıyı almak üzere kasaya yöneliyor. Ancak aynı ayakkabıyı beğenen yalnızca kendisi değil. Ayakkabıyı gözüne kestiren diğer bir müşteri de kasa ve okuyucu arasında duruyor.

Futbol topunu betimleyen para çantası ise okuyucu kişinin arkasındaki arkadaşında duruyor. Bu durumda okuyucuya, rakip müşterinin arkasında durarak arkadaşının kendisine para çantasını pas atması öğütleniyor. Öneride, ‘Tek yapmanız gereken, ayakkabıyı kapıp rakibin arkasında beklemek ve ancak arkadaşınız size para çantasını atınca rakibinizi geçerek kasaya ulaşmak’ deniyor ve ekleniyor: Eğer buraya kadar her şeyi anladıysanız baş belası ofsayt kuralını da anlamışsınız demektir.’

***

Bir kadına ofsaytı anlatabilmek için ‘ayakkabı’ gibi bir motif seçmek çok akıllıca. Deneyimlerime dayanarak söylüyorum, bir kadına özel isimlerin yerine ‘Gucci... Prada... Stuart Weitzman (Bir seferinde 2 milyon dolarlık bir sandalet dizayn etmişti bu vatandaş)... Giuseppe Zanotti...Casadei...’ gibi ayakkabı üreticilerinin adını kullanarak amatör küme maçı bile anlatabilirsiniz; kesinlikle dinleyecektir.

Şimdi sağlama yaptıktan sonra bu tarif için ‘Doğru kabul edilir’ dedim ama malum maç sahada kazanılır.

Kağıt üzerinde doğru gözüken bu tarif, mesela bir indirim döneminde Nine West’te uygulanabilir mi? Hiç sanmıyorum. Tek ayakkabı kalmış ve iki kadın da o ayakkabıyı istiyor. Benim bildiğim o kasayla ‘okur’ tabir edilen kişi arasında duran kadın (defans oyuncusu yani!), rakibini kasaya ulaştırmadan aşağı indirir. Yedirmez yani o ayakkabıyı size. Siz arkadaşınıza dönüp ‘Fırlat çantayı!’ diyene kadar İtalya’nın ‘Kasap’ lakaplı unutulmaz defans oyuncusu Gentile gibi soluğunuzu keser rakibiniz. Gentile karakterine uzak kadınlar için örnekler diyarından bir örnek de ben vereyim: Siz Hande Ataizi oluyorsunuz, rakibiniz ise Sevda Demirel. Malum televizyon programını hatırlayın ne demek istediğimi daha iyi anlayacaksınız.

Son söz de kitabın adıyla ilgili: Futbol bilgisi olan kadın manitayı kapar mı? ‘İyi olan kazansın’ gibi ortadan bir cevap verir ve tribündeki yerimi alırım!
X