Futbol ihtilali

Güncelleme Tarihi:

Futbol ihtilali
Oluşturulma Tarihi: Kasım 30, 2000 00:00

Suleyman ALASYAARTIK bizden de takim tutmamiz, renklere angaje olmamiz, bu dusuncelerin gudumunde birer fanatik yazar olmamiz bekleniyor. Icinde yetistigimiz yasakli kulturun elverdigince, elimizi, kolumuzu baglayan ipleri cekenlerin istediginde aglayip, gulmemiz, alkislayip, kufur etmemiz dogal karsilanacak. Meslek sorumlulugumuzu, bir kulup logosuna tercih edip, ‘‘Kor, kor parmagim gozune’’ bir goruntuyle illa da tarafli olup, rakibi asagilarsak, buyuyecegiz. Adina Medya denen ve, ‘‘once, herkesin istedigini’’ telkin ederek bireyi, kendi yarattigi, ‘‘herkes’’ gibi davranmaya sevkeden o uyusturucuyu once biz damardan alacagiz. Mesajlarimizi, seckinlerin ya da olaylari istedigi gibi sonuclandirma cabasindaki kesimlerin, gercekleri gundem disi birakarak uyguladigi, ‘‘acik sansurun’’ ilk kurbanlari bizler miyiz ? BIYIK MESELESI Futbol, oyuncusuyla, yildiziyla, antrenoruyle, yoneticisiyle ayri bir dunya midir yasadigimiz toplumdan? Cilgin seyircileri, saldirgan taraftarlari, catik kasli, eli coplu polisi, kiskirtan yoneticileri futbolun disinda bu toplumun bireyleri degil mi? Peki bu sikintilar, zamanin cok azini kapsayan futbol arenasinda bu kadar sorunlu da, yasamin diger bolumlerinde her sey gulluk, gulustanlik mi ? Bir sey yazarken, bir seyi konusurken elimizde olmadan kendi olumsuzluklarimizi fark edemiyor muyuz ? Bizleri izleyen, okuyan ve dinleyenlerin, sergilenen, ‘‘Sahibinin sesi’’ tabloya kufrettigi, guldugunu fark etmiyor muyuz ? Yani sorumlu oldugum takimin basarisini iddia ederken, biyiklarimi ortaya koyan bir soytariligi kendime yakistirmanin cezasi yok mu ? Ya da, ‘‘Altay, Super Lig'e cikamazsa biyiklarimi keserim’’ desem bana gulmez misiniz ? Televizyonlarda, yasli, basli adamlarin kartvizitindeki meslek deneyimlerine ragmen ekranlara cikip, biyik kestiren, sac kazitan iddialar aslinda kimlerin sacini, basini yoldurmali ? Boyle giderse, kulak falan da kesmek moda olacak. Cunku ise, bir ucundan yapisip, o isin parcasi olmak ugruna ne yaparsan, yap cilginligi bu... Insani ekranda soytari bile yapar. BUYUK GUC Futbolu, tuketiciye ulasmanin en kolay yolu olarak benimseyen uluslararasi sirketlerin reklamlarinda yakinda, doner bicakli taraftar kavgalarinin fotograflarini gorurseniz sasirmayin. Belki de yakinda futbol, ulkelerin rejimlerini tehdit eden bir guc haline gelecek. Fransa 98 Dunya Kupasi'nda reklam sektoru 35 milyar dolar harcadi (9 Katrilyon, 30 trilyon lira) yani Turkiye'nin butcesinin iki katindan fazla. Serbest piyasa ekonomisi ve liberalizmin, ‘‘Tek dunya duzeni’’ haline geldigi 2000'li yillarda bu ekonomik sistemin spordaki tek uygulamasi futbol... Sosyolog arkadasim Ahmet Talimciler, ‘‘Butun dunya ile birlikte biz de bu suruklenmenin icindeyiz. Tuketim mantiginin agir bastigi bu sistemde istese de istemese de kitleler oraya yoneliyor’’. Bu bir futbol ihtilalidir... Uluslararasi sirketlerin pastayi paylasma savasinda, kurmaylari yoneticiler, ordulari takimlar ve milis kuvvetleri de tribunlerin olusturdugu bu ihtilalde tek bir hedef var, ‘‘para’’. Bu savasta yazarlara da galiba, ‘‘casusluk’’ dusuyor...
Haberle ilgili daha fazlası:

BAKMADAN GEÇME!