Türkiye'nin en iyi köşe yazarları en güzel köşe yazıları ile Hürriyet'te! Usta yazarlar ve gündemi değerlendiren köşe yazılarını takip edin.

Futbol federasyonu başkanlık seçimi : Kendine demokrat olmaya örnek

BU ülkede bir türlü vazgeçemediğimiz ortak derdimiz:<br><br>Hemen herkesin sadece kendine demokrat olmasıdır!

Şimdi Recep Tayyip Erdoğan’ın yaptığı gibi iktidara gelenlerin çoğunluğu kısa sürede geçmişte yaşadıklarını tamamen unutuyorlar ve hikmeti kendilerinden menkul bilmeye başlayarak baş edemedikleri bir kibir ile sadece alkışlanmaları, zerre kadar eleştirilmemeleri gerektiğini düşünmeye başlıyorlar.

Siyasiler, zaman zaman demokratik kanunlar çıkarsalar veya çıkarmak zorunda kalsalar dahi, bu kanunları ivedilikle kendileri benimsemiyor, kendileri hazmedemiyorlar.

Öncelikle siyasiler ve sonra da hepimiz işimize geldiği kadar demokrat olmayı veya demokrasiyi istediğimiz gibi yorumlamayı şiar edinmişiz.

* * *

Futbol ile ilgili seyirci olma dışında fazla bir bilgim yok!

Ancak, Futbol Federasyonu Başkanı seçimi ile ilgili olarak yaşananlar, kimin başkan olacağı beni zerre kadar ilgilendirmediği halde, aklımı taktığım bir konuda çok güzel bir örnek oluşturuyor.

Siyasilerin her alanda etkin olma/her bir alana yandaşlarını atama çabalarının önüne geçmek amacı ile, özellikle "cukkalı" kamu kurumlarının "özerk" yönetilmesi Batı’nın bastırması sonucu bu ülkede de kabul edildi.

Hatırlayın, özerkliğin yaygınlık kazanması için IMF bile özel gayret gösterdi.Siyasiler de "özerk"liği sadece mecbur kaldıkları için kabul ettiler, daha doğrusu "kabul etmiş" gibi davrandılar. Aksi halde yaptırımlar çok ağır olacaktı.

Ancak, Ali Cengiz oyunlarının hasını bilen siyasilerimiz bunun da çaresini buldular:

Özerk kararlarda karar verici haline gelenleri siyasi sultaları altına almak!

Madem artık "başkan" atayamıyorlardı, pekálá başkanı seçecek kişileri siyasi baskı altına alabilirlerdi!

* * *


Federasyon seçimi ile hemen herkes ilgili. Önce Melih Gökçek Başbakan’ın seçime karışmayacağını söyledi. İbre Haluk Ulusoy’a döndü.

Sonra, Gökçek’in bu açıklaması nedeniyle Başbakan tarafından azarlandığı yazıldı.

Demek ki, Başbakan seçime karışıyordu.

Başbakan karışmıyor denince seçimde oy kullanacak temsilcileri atayan futbol kulüpleri Haluk Ulusoy’a yönelmişlerdi. Ancak, Başbakan’ın seçimlere Ulusoy aleyhine karışacağı çok net ve açık bir şekilde belli olunca futbol kulüplerinin yöneticileri anında kıblelerini değiştirdiler.

Devlet Bakanı ve Başbakan Yardımcısı Mehmet Ali Şahin, Haluk Ulusoy’un Futbol Federasyonu Başkanı olmadan önce, hakkındaki dosyalardan aklanması gerektiğini söylemiş.

Bu cümle beni çok güldürdü.

Dosyalardan aklanmadan bu ülkede başbakan olunabiliyor ama federasyon başkanı olunamıyor!

Eğer Ulusoy seçilirse, Şahin seçimi tekrar ettirecekmiş!

* * *

Adım gibi eminim; yarın öbür gün bir vesile ile Başbakan "Ölürüz de spora siyaset karıştırmayız" diyecek. Futbol kulüplerinin yöneticiler de Federasyon işlerine gelmeyen bir karar aldığında, kendi elleriyle "atadıkları" başkanı yerden yere vuracaklar!

Bunun adı da özerklik olacak!

Güldürmeyin kendinizi!
X