"Cengiz Semercioğlu" hakkında bilgiler ve tüm köşe yazıları Hürriyet Yazarlar sayfasında. "Cengiz Semercioğlu" yazısı yayınlandığında hemen haberiniz olması için Hürriyet'i takip edin.
Cengiz Semercioğlu

Futbol buysa, Süper Lig’de izlediğimiz ne?

Perşembe sabahı herkes aynı şeyi konuşuyordu; Şampiyonlar Ligi’nde oynanan Chelsea-Barcelona maçını.

İzlemesem üzülürdüm.

İzlemediyseniz üzülün zaten.

O nasıl maçtı öyle...

Kötü sahaya rağmen (o saha bizde olsa UEFA ne derdi acaba) muhteşem bir mücadele izledik.

Top bir o kalede bir bu kalede, anlatıcı Ertem Şener ise sürekli anons ediyor; "Bu gece Son Nokta’da Serhat Ulueren’in konuğu Beşiktaş Başkanı Yıldırım Demirören"...

Ronaldinho
, Motta, Lampard, Messi’den sonra bizim kısır çekişmelerimiz.

Adamlar futbolda çıtayı öyle bir yere koydular ki, değil Demirören üç kulübün başkanı aynı anda ekrana çıksa Chelsea-Barcelona maçından sonra çekilmezdi.

İnsan böyle maçları izledikçe Türkiye’de oynanan futboldan soğuyor.

Peki, futbol böyle oynanıyorsa, Süper Lig’de bize futbol diye izlettirilen ne?

Chelsea-Barcelona maçını izledikten sonra, bırakın Süper Lig’deki diğer maçları hafta sonu oynanacak Fenerbahçe-Beşiktaş derbisi bile heyecanlandırmıyor insanı.

Zor işler...

Torino’da bayanlar artistik patinajda finallere kalmayı başaran Tuğba Karademir’in kısa programdaki gösterisini TRT1’de canlı yayında izledim.

Bu yazı da Tuğba’nın dün akşam 20.00’de serbest programda yarışmasından önce yazıldı.

Kendisi 15 ile 20’incilik arasında bir derece bekliyordu. Tuğba buz pateni yapabilmek için Türkiye’den Kanada’ya göç etmek zorunda kalmış bir sporcu.

Bu hepimizin ayıbı.

Dünya televizyonları da Tuğba için, çok zor şartlar altında çalıştığını, Kanada’ya göç ettiğini, maddi durumu iyi olmadığı için ailesinin Torino’ya gelemediğini söylüyor.

Her sabah Power FM’de Elvan Uysal’ı dinliyorum, Torino’dan son haberleri aktarıyor.

Uysal’ın Tuğba Karademir’le yaptığı özel röportajı da NTV’de izledim.

Karademir yaşadığı zorluklara rağmen nasıl olimpiyatlarda yarıştığını anlattı.

Genç bir kız hayallerini gerçekleştirebilmek için yerini yurdunu bırakıyor, maddi imkansızlıklara rağmen yılmıyor, en büyük destekçisi anne babasını bile Torino’ya getiremiyor ve elinden tutan kimse yok...

Ne bir sponsor, ne de sahip çıkan bir devlet adamı var.

Amerika’dan yazan okurum Özlem Akpınar da aynı duygularla izlemiş Tuğba Karademir’i Amerikan televizyonlarında.

"Bu ülke Emre Aşık ve Aysun Kayacı’yı tsunami felaketinden kurtarmak için Endonezya’ya özel uçak gönderdi. Bu kadar mı zor Tuğba’ya biraz destek vermek, ailesini yanına göndermek" diyor...

Valla buz pateniyle uğraşıyorsanız zor hem de çok zor.

Bize ne bekaretten

İşine gelmediğinde "Bu benim özelim" diyenlere soruyorum: Bekaretten daha özel ne olabilir?

Şebnem Schaeffer raporlar alarak bekaretini kanıtlamaya kalktı, şimdi de Nilay Dorsa "Bakireyim" diye tepinip duruyor.

İyi de bize ne Nilay Dorsa’nın bekaretinden...

Kimse onun bekaretini sorgulamadı ki.

O çıkıp ’bakireyim’ deyince, işin mavrası yapılmaya başlandı.

Bu bekaret mevzuları artık pervasızca tartışılıyor.

İşin ilginci hiçbir erkek oyuncu çıkıp ilk cinsel deneyimini anlatmıyor.

Hep kadınlar...

Biraz hanımefendi olmak bu kadar mı zor?

Ben de mazoşistim

Son günlerin en iyi röportajlarından birine dünkü Kelebek’te Arzu Akbaş imza attı.

Son olarak Mikanos görüntüleriyle gündeme gelen Gamze Özçelik, Arzu’nun sorularını yanıtlarken "Dans etmenin nesi mazoşizm" diye soruyor.

Yerden göğe kadar haklı.

Mikanos görüntüleri mazoşizm ise ben de mazoşistim.

Eğer dans etmeyi seviyorsanız siz de...

Önümüzdeki aydan itibaren Tiyatrokare’nin yeni oyununda sahnede izleyeceğiz Gamze Özçelik’i.

Röportajdan Gamze Özçelik’in yeniden kendine güvenini kazandığını, daha sağlam ve cesur durduğu izlenimini edindim.

Mazoşist gibi komik iddialara gülüp geçmesi, yeni projelerle oyunculuğa dört elle sarılması da bu güvenin sonucu.
X

YAZARIN DİĞER YAZILARI