Fukuşima, nükleeri kabul edilemez noktaya getirdi ama vazgeçme lüksü yok

Merve ERDİL
29.05.2011 - 00:00 | Son Güncelleme:

Japonya’da Fukuşima felaketinin ardından, nükleer enerjinin ‘sosyal’ olarak kabule dilemez hale geldiğini söyleyen Güler Sabancı, “dünya nükleer enerjiden vazgeçme lüksüne sahip değil” dedi.

SABANCI Üniversitesi Mütevelli Heyeti Başkanı Güler Sabancı, Fukuşima’da yaşanan felaket sonrası, birçok ülkede nükleer enerjinin sosyal olarak kabullenilemez bir hal aldığını belirterek, “Fakat bu bir evredir çünkü dünya nükleer enerjiden vazgeçme lüksüne sahip değildir” dedi. Sabancı, Fukuşima’dan sonra, önümüzdeki bir-iki yıl içinde, yeni güvenlik standartlarının getirileceği ve ülkeler ile şirketlerin buna uymaları gerekeceği de açıktır. Yani nükleer enerji çok daha güvenli hale gelecek ve bir yere gitmiyor” diye konuştu.
Geçiş dönemi kaynağı
Sabancı Üniversitesi bünyesinde kurulan İstanbul Uluslararası İklim ve Enerji Merkezi’nin (IICEC) ilk faaliyeti olan “Küresel Enerji Forumu”nun açılışında konuşan Güler Sabancı, yenilenebilir enerji kaynaklarının hepsinin potansiyelini kullanma imkânı olsa dahi, bunun artan talebi karşılayabilmesinin bir soru işareti olduğunu kaydetti. Bu nedenle nükleer enerjinin dünya enerji talebini karşılamada çok önemli bir rol üstleneceğini belirten Sabancı, “Nükleer enerji, enerji üretiminin bu yeni safhasında, bir geçiş dönemi kaynağı olacaktır” dedi.
Doğuya doğru kayma var
Sabancı ayrıca, dünyada pazarlanan enerji tüketiminin 2035’e kadar yüzde 50 oranında artış göstereceğini, bu tahminlere göre, OECD ülkelerindeki talebin yüzde 14, OECD dışı ülkelerdeki talebin se yüzde 84 artacağını söyledi. Artan taleple başa çıkabilmek için enerji piyasalarını bölgeselleştirmek gerektiğini belirten Sabancı, “Şu an enerji üretimi ve tüketiminde dünyada doğuya doğru kayma görüyoruz” diye konuştu.
21 trilyon dolarlık yatırım
Enerji pazarlarının dinamiklerinin batıdan doğuya kaymasının enerji yatırımlarına da yansıyacağını dile getiren Sabancı, sözlerine şöyle devam etti: “Uluslararası Enerji Ajansı’na göre önümüzdeki 25 yılda dünya enerji yatırımlarının üçte ikisi gelişmekte olan ekonomilerde olacak ki bu yaklaşık 21 trilyon dolar demek. Toplam enerji yatırımların başında bu ülkelerde yapılacak elektrik sektörü yatırımları geliyor; gelişmekte olan ekonomiler önümüzdeki 25 yılda toplam 10 trilyon dolar kadar yatırım yapmak durumundalar.”

Amerikalılar’ın tatile çıkması petrolü hızlı artırır

PETROL fiyatlarına ilişkin bir kaygısını paylaşan Fatih Birol, bunu şöyle anlattı: “Dünya petrol talebi önümüzdeki 6 ay içerisinde üç faktörden dolayı hızlı şekilde artabilir. Birincisi, ABD’de insanların tatile çıkmaya ve arabalarını daha çok kullanmaya başladıkları döneme giriliyor. ABD’de talep artacak. Avrupa’daki rafinerilerin bir çoğu bakımdaydı, bunlar bakımdan çıkıyorlar ve burada günlük 2.5-3 milyon varil artış olacak. Libya petrolüne ihtiyaçları var. Üçüncüsü ise Çin’de büyük bir kuraklık var ve bu yaz Çin’de önemli elektrik kısıtlamaları olacak. Bunu gidermenin yolu dizel jeneratörleri kullanmak. Bu da Çin’in petrol talebinin artışına neden olacak. Üretim artmazsa bununla birlikte fiyatların bugünkü fiyatlardan daha da fazla artacağını düşünüyorum.”
IICEC Enerji Forumu kapsamında Sabancı Üniversitesi Rektörü Prof. Dr. Nihat Berker ile bir basın toplantısı düzenleyen Birol, Fukuşima’dan sonra birçok ülkenin nükleer programlarını gözden geçirdiğine dikkat çekti.

Türkiye doğalgaz fiyatında belirleyici ülke olabilir

TÜRKİYE’nin stratejik bir üretici konumunda olmadığını, ancak önemli bir petrol transit ve gaz transit ülkesi olmaya kuvvetle aday olduğunu belirten Güler Sabancı, “Türkiye’nin uluslararası gaz taşımacılığı konusunda önemli bir rol oynayacağını düşünüyorum. Gaz fiyatının tespit edilebileceği bir nokta olabilir” dedi. Fatih Birol ise bu konuda “Türkiye’nin böyle bir potansiyeli var. Rusya, Azerbaycan ve Nabucco projesi ile Türkiye’den gaz geçebilir. İran, Irak’ta gaz rezervleri var. Bütün bu şartlar bir araya gelirse Türkiye buna çok önemli bir aday” diye konuştu.
Arabuluculuk yapın
Ermenistan Eski Başbakanı Armen Sarkissian ise, gazın ‘altın çağı’nın başladığını ama bunun sonsuza kadar sürmeyeceğini söylerken, oğalgaz konusunda Türkiye’nin Avrupa ve Rusya arasında arabuluculuk yapabileceğini belirti. Sarkissian, Avrupa açısından gazın gelişiminin boru hatlarıyla bağlantılı olduğunu ve Türkiye’nin boru hatları ile bir kavşak nokta olduğuna dikkat çekti.

Etiketler:


EN ÇOK OKUNAN HABERLER

    Sayfa Başı