Gündem Haberleri

    Fransevi misafir

    Hürriyet Haber
    09.02.2005 - 00:00 | Son Güncelleme:

    DÜN sözünü ettiğim Birleşik Amerika Dışişleri Bakanı Condoleezza Rice’a ek olarak, Türkiye geçen hafta sonu başka ‘beklendik misafirler’ de ağırladı.Fransa Millet Meclisi Başkanı Jean - Louis Debre ve aynı Meclis’teki dört ayrı siyasi grup lideri Ankara ve İstanbul’da resmi temas gerçekleştirdiler.Ama tabii onlar ABD’nin ‘diplomatik hanım ağası’ olmadığından, Gila Benmayor’un dünkü yazısını hariç tutarsak, bu gelişme Türk medyasına ahım şahım bir yankı bulmadı.Hattá rahatça diyebiliriz ki, Paris siyasetçilerine küçük bir ‘gazeteci ordusu’yla refakat eden Fransız yayın organları ziyarete bizim basınımızdan çok daha fazla ilgi gösterdi.Normaldir ve de bundan bilhassa memnuniyet duyalım!* * *ÖYLE, çünkü ilkin, gerek Fransa siyaset ‘ricáli’nin böylesine bir ‘Türkiye turu’na ihtiyaç duyması; gerekse o ‘gazeteci ordusu’nun özellikle ‘peşe takılması’ (!), bu defa ‘talepkár’; en azından ‘utangaç’ tarafın Paris olmasından kaynaklanıyor. Başka bir deyişle, AB üyeliğimiz konusunda en ‘anti’ görünümü sunmakta olan ülke önce ikili çerçevede durumu ‘yatıştırmak’ ve ‘iyileştirmek’ hedefi güdüyor. Zira hiç şüphe yok ki, bir dizi ucuz ve mankafa politikacısı anlamakta zorlansa bile, son tahlilde derin bir imparatorluk geleneğinden süzülen Fransız ‘devlet erkánı’ Ankara gibi çok önemli bir başkentle dostane; daha ötesi, canciğer ilişki kurmak gerektiği iyi biliyor.Eh, aynı ‘devlet erkánı’nın resmi hiyerarşisinde ‘iki numara’ sıfatını taşıyan bir Meclis Başkanı’nın ziyareti de sembolik açıdan yabana atılmayacak sinyal veriyor.* * * FAKAT çok daha önemlisi, ‘medyatikleşmesi’ne bilhassa itina gösterilen heyet eğer şu sıra Türkiye’ye geldiyse, bunu bizzat Fransız kamuoyunu etkilemeye yönelik ve basamak basamak uygulanması öngörülen bir stratejinin parçası olarak değerlendirmek gerekiyor.Yani, cereyana göğüs gererek ‘pro Ankara’ tutumunu sürdüren ve ‘kaçın kurası’ olduğunu çoktan ispatlamış olan Cumhurbaşkanı Jacques Chirac, Fransa’daki AB Anayasası referandumunun ‘kel aláka’ bir Türkiye referandumuna dönüşmesini engellemek istiyor. Bunun için de moda deyimle ‘PR’ çalışması yapıyor. ‘Hazırlık ortamı’ yaratıyor. Ve hemen söyleyebiliriz ki, muhtemelen yine Chirac’ın perde arkasından tasarladığı Debre ve meslektaşlarının Ankara ziyareti, o stratejideki taktik adımı olarak başarıya ulaştı. Burada tümünü sıralayacak yerim yok, Fransız basın ve yayın organlarına yansıyan haberlerin hemen hepsi ‘olumlu’; hattá ‘şaşkın’ bir içerik taşıdı.Yok ülkemizdeki bankomatlarda ‘euro’ çekilebiliyormuş da; yok Kapalıçarşı girişinde Avrupa bayrağı asılıymış da; yok ahali bayağı bayağı ‘Batılıymış’ da falan filan...‘Bonjur mösyö’ diye ‘ti’ye almayacağım, zira önemli olan koltuk altında ‘baget’ ekmeği taşıyan ‘sıradan Fransız’ın bunlara ‘uyanması’ ki, işte gezi biraz bunu sağladı. * * *AMA en hayati noktayı, aynı medyanın, ‘süper antici’ (!) ‘UMP’ partisinde grup lideri Bernard Accoyer’nin bile ‘ebedi bir önyargıyla hareket edemeyiz’ demesi dahil; temasların Türkiye’ye ilişkin tabuları fena halde sarsıtığını döne döne vurgulaması oluşturdu.Kuşkusuz, bu ‘sarsıntı’ zincirleme bir süreçte giderek Fransız halkına da yansıyacak.Üstelik, Chirac yandaşı Debre’nin Galatasaray Universitesi’nde, Paris’in yeni ‘star’ı Sarkozy’deki ‘anti’liğe çuvaldız batırarak, ‘Fransa adına yalnız meşru Cumhurbaşkanı konuşur’ diye taşı gediğine oturtması, yukarıdaki ‘pro strateji’de başka bir adım oluşturdu.Dolayısıyla biz de şunu görelim ki Fransa’daki ‘Ankara çekişmesi’ özünde, siyasetçi taifesinin birbirine Türkiye aktarmalı olarak belden aşağı vurduğu bir iç politika savaşıdır.O Türkiye’ye gelecek her ‘beklendik misafir’ de Paris’te ibreyi lehimize çevirecektir.
    Etiketler:

    EN ÇOK OKUNAN HABERLER

      Sayfa Başı