« Hürriyet.com.tr
MENÜ

Fransa imparatoru

50 bin kişilik kasaba takımı Cholet’yi lig şampiyonluğuna taşıyan başarılı teknik adam, Türk basketbolunun geleceği hakkında endişeli.

Röportaj: Seycan AKSU
SON GÜNCELLEME

Basketbolumuzun Efes Pilsen ve Ülker sayesinde ayakta durduğunu savunan Kunter, “Bu yatırımcılar gittiği gün çöküş başlar” dedi.

FRANSIZLARIN dünyaca ünlü spor gazetesi L’Equipe, Cholet Basket takımının antrenörü Erman Kunter’i “yılın basketbol adamı” seçti. Türk antrenöre övgü yağdıran gazete, “Erman Kunter Cholet’yi zirveye taşırken, Fransızların Euroligue’de yeniden gülmesini sağladı” dedi. L’Equipe’te ayrıca, Kunter’in başarılarla dolu kariyeri anlatılırken insani yanı vurgulandı ve “Zaten Fransızca konuşuyordu. Artık Fransız da oldu” denilerek bu ülkenin vatandaşlığını kazanması hatırlatıldı. Fransa Ligi’nin Asvel ve Le Mans gibi dev takımlarını mütevazı bir bütçeyle geride bırakarak zirveye yerleşen Erman Kunter’le keyifli bir söyleşi yaptık...
Galatasaray Liseli olmak farklıdır
-  Galatasaray Lisesi mezunusunuz; basketbol oynadığınız dönemde Fenerbahçe ve Beşiktaş formalarını giydiniz, ancak Galatasaray’da hiç oynamadınız. Bunun özel bir sebebi var mıydı?
Özel bir sebebi yok. Olmadı, oynayamadım. Ancak Galatasaray’da antrenörlük yaptığım için içim rahat. Arkadaşlarım da “Mezun olduğun okulun takımında nasıl oynamazsın?” diye, çok söylediler ama olmadı. Fransa’ya gitmeden önce, Galatasaray’da bir sene antrenörlük yaptım. En azından mektepli arkadaşlarımı memnun etmiş, borcumu ödemiş oldum.
-  Fanatik bir Beşiktaşlı olarak Galatasaray Lisesi’nde okumak nasıl bir duygu idi?
Öncelikle şunu söylemeliyim ki, Galatasaray Lisesi’nde okumak farklı bir olay. Kolay değildir, o lisede okuyup da başka takımı tutmak. Bu nedenle gençken çok zorlandım. Fanatiklik ise profesyonellik başladığı anda azalıyor.
-  Lakabınız neydi okulda?
Öyle sabit bir lakabım yoktu ancak en bilineni “maymun”dur.
-  Türkiye’de uzun yıllar antrenörlük yaptıktan sonra Fransa’ya gitmeyi tercih ettiniz. Neden?
Galatasaray’da iyi bir sezon geçirip, mütevazı bir kadroyla ligi 3. sırada tamamladık. Ancak sezon sonu bazı anlaşmazlıklar çıktı. O sırada Cholet Basket’ten teklif geldi. Yeni bir yapılanmaya gidiyorlardı. Başkan dahil tüm kadro değişiyordu, benim de bu yeni oluşuma dahil olmamı istediler, ben de kabul ettim.

Avrupa Beşiktaş’ı konuşuyor

-  Yurt dışında yaşayan biri olarak, Allen Iverson transferini nasıl değerlendiriyorsunuz?
Bu tür transferler dünyada ses getirir ve reklam açısından önemlidir. Ben Fransa’da bir lokantada otururken, yan masadaki insanların “Nasıl oldu da Beşiktaş Allen Iverson’ı aldı” demesi bile çok önemli bence. Keşke eski formunda olsaydı da, Beşiktaş’ı Avrupa’da bir üst tura taşıyabilseydi. Bence bu anlamda yüzde yüz doğru bir transfer. Sportif olarak şu ana kadar birşey görmedik. Ancak, Burak Bıyıktay’la da konuştum. Çok severek, içten bir şekilde antrenman yaptığını söyledi.

Fenerbahçe’nin bir uzunu bizim beş oyuncumuza bedel

-  Fenerbahçe ve Efes Pilsen, sizce transfere harcadığı paraların karşılığını alabiliyor mu?
Bizim oyuncu bazında harcadığımız para 1 milyon 800 bin Euro. Bizim beş uzun oyuncumuzun parası, Fenerbahçe’nin bir uzun oyuncusunun parasından daha az. Bence Türkiye’de altyapı ile ilgili ciddi çalışmalar yapılması gerekiyor. Taşıma su ile değirmen dönmez. Bir gün bu parayı sağlayan yatırımcı çekilir gider, sonra çok büyük bir düşüş yaşanır. Fenerbahçe, Efes’ten biraz daha farklı. Çünkü onlar, kulüp bazında çok başarılı. F.Bahçe, Katıldığı tüm branşlarda adından söz ettiriyor. Efes Pilsen sadece basketbolda var olduğu için iki kulübü karşılaştırmamak gerekir diye düşünüyorum. F. Bahçe’nin en büyük şansı Ülker ile birleşerek Ülker’in alt yapısını alması oldu. Efes Pilsen’in bu kadar büyük bir kulüp olmasına rağmen, hala bir spor salonunun olmaması büyük bir eksiklik. Basketbola bu kadar emeği olan bir kulübün bu konuda çok büyük bir hata yaptığını düşünüyorum.

Ermeni lobisi değil Fransız hoca isteği

-  Fransa Milli Takımı’nın başına geçmenizi bu ülkedeki Ermeni lobisinin engellediği iddia edildi. Bu olayın doğrusunu bir de sizden öğrenmek istiyoruz...
Bu olay doğru değil. Evet, bundan iki sene evvel Fransa Milli Takımı’yla bir temasım oldu. O sırada bir antrenör değişikliği yapacaklardı ve akıllarında iki isim vardı. Biri ben, diğeri de şu anda takımı çalıştıran Vincent Coulet’di. O Fransız olduğu için, ‘Fransa takımı için daha doğru olur’ diye düşünüldü ve Coulet seçildi. Olayın Ermeni lobisiyle bir ilgisi yok.
-  Ne zaman Türkiye’ye dönmeyi düşünüyorsunuz?
Bu şartlara bağlı bir durum. Türkiye’de benim gelmem için gerekli olacak şartlar şu an için hazır değil.

Dünya ikinciliği gücümüzün ölçüsü olamaz

-  Bogdan Tanjevic’in ardından milli takımı yönetecek antrenör adayları arasında sizin adınız geçmiyor. Bunun sebebi ne olabilir?
Bildiğim kadarıyla önümüzde bir federasyon seçimi var ve ne yapılacaksa da bu seçimden sonra yapılacaktır. Ben bu durumda “yokum” gibi birşey söylemek istemiyorum ama, burada ortak bir çalışmaya girmek lazım. Son Dünya Şampiyonası’nda elde edilen ikincilik çok büyük bir başarı ancak Avrupa Şampiyonası, Dünya Şampiyonası’ndan iki kere daha zordur. Düşünün, Fransa’nın 10 tane NBA oyuncusu var;  hepsini getirirse ne olur? Korkum, ‘Türk Milli Takımı’nın Türkiye dışındaki turnuvalarda başarılı olamadığı’ etiketinin üstümüze yapışması olur. Bu sefer de yapışırsa artık bu durum tescillenir. Bu nedenle Avrupa Şampiyonası bizim dünya basketbolunda nerede olduğumuzu gösterecektir.

Bir tane bile şampiyonluğum yok

-   20 yıl basketbol oynadınız, 213 kez milli oldunuz. Kaç kupanız var?
 İnanılmaz bir şey ama  final var, şampiyonluk yok.

153 sayı rekorumu kimse kıramaz

-   1988’de F.Bahçe’de oynarken Hilalspor’a 153 sayı atıp rekor kırmıştınız. O rekor kırılabilir mi?
Günümüz basketbolunda çok zor, hatta imkansız.

CANLI SKOR CEBİNDE!

Cep telefonunuza Spor Arena uygulamasını gönderelim.

SMS GÖNDERİLDİ!

Cihazınıza özel bağlantı linki sms ile gönderildi. Lütfen smslerinize bakınız.

Bunları da Beğenebilirsiniz