Gündem Haberleri

GÜNDEM

    FP’de idam şoku

    Hürriyet Haber
    05.02.2000 - 00:00 | Son Güncelleme: 05.02.2000 - 00:01

    Ankara DGM Savcısı Nuh Mete Yüksel, FP'li milletvekilleri Ömer Vehbi Hatipoğlu, Oğuzhan Asiltürk ve Zeki Ergezen hakkında idam istemiyle fezleke hazırladı. Fezlekede, 3 FP'linin laik cumhuriyeti yıkarak, dine dayalı devlet kurmak istedikleri iddia edildi. Savcı Yüksel, FP'li Hatipoğlu, Asiltürk ve Ergezen'in dokunulmazlıklarının kaldırılmasını istedi

    HİZBULLAH kasetleri ve Milli Güvenlik Kurulu'nun (MGK) irticaya kesin tavrının yankıları sürerken, Ankara DGM Savcısı Nuh Mete Yüksel, üç FP'liye ‘‘Laik cumhuriyeti yıkarak, dine dayalı devlet kurmak istedikleri’’ iddiasıyla ‘idam istemli’ fezleke hazırladı. Fezlekede, FP Diyarbakır Milletvekili Ömer Vehbi Hatipoğlu, Malatya Milletvekili Oğuzhan Asiltürk ve Bitlis Millevtekili Zeki Ergezen'in dokunulmazlıklarının kaldırılarak, idam cezasıyla yargılanması isteniyor.

    FP Lideri Recai Kutan'ın askerlere yönelik sözleri ile başlayan Genelkurmay'ın da sert yanıtı ile tırmanan kriz sürerken, Savcı Yüksel de fezlekenin sonuç bölümünde şok bir tespitte bulundu. Yüksel, Genelkurmay gibi FP'yi irticanın adresi olarak gösterdi.

    28 ŞUBAT'LA DURDURULDU

    Yüksel fezlekesinde, ‘‘Milli Görüş'ün yapılanmaları olan siyasi partiler (RP-FP), dernekler, vakıflar, bünyesinde devletin siyasi, hukuki, sosyal hatta, ekonomik yapısını dini esaslara göre değiştirme faaliyetleri yürütülmüştür. Milli görüş hareketinin hedefine ulaşmak için önemli mesafeler almış olduğu görülmüş ancak, 28 Şubat 1997'de MGK'nın aldığı kararlar üzerine başlayan süreçte, bu faaliyetler durdurulmuş ve suç teşebbüs aşamasında kalmıştır’’ dedi.

    HATİPOĞLU'NUN CÜRETİ

    Fezlekede, Hatipoğlu ağır şekilde suçlanarak, ‘‘Sanıklardan Ömer Vehbi Hatipoğlu, devletimizin ulusal sınırlarını dahi tanımadıklarını, bu sınırların hiçbir kutsiyeti olmadığını söyleyebilmek cüretini göstermiştir’’ denildi. Fezlekede, her üç sanığın da Atatürk aleyhinde yoğun bir faaliyet göstererek, ‘‘Laik cumhuriyet rejiminin yıkılması ve şer'i esaslara dayalı bir devlet kurulmasını istediklerini’’ ifade ettikleri belirtildi.

    DÜZENİMİZ DEMOKRASİDEN ÜSTÜN Fezlekeye göre, Milli Görüş'ün hatiplerinden sanık Asiltürk ise, Milli Gençlik Vakfı'nın düzenlediği bir konferansta, ‘‘Bizim düzenimiz demokrasiden üstün. Laiklikten üstün, bizim düzenimizin insan haklarına getirdiği teminatı laiklik getiremez, getirmemiştir’’ dedi.

    LAİKLİĞİ KOVMA DUASI

    Ergezen'in Avrupa Milli Görüş Teşkilatları'nın düzenlediği Hac'da Arafat'ta yaptığı şu konumada, delil gösterildi: ‘‘Bu hac duaları ile ülkemizin nizamının Hak'a kavuşmasını yeniden İslam nizamının devlet nizamına hakim olmasını, laik nizamın bir an önce defolup gitmesi için canı gönülden dua etmenizi bu duaların kabülünü Cenab-ı Allah'tan temenni ediyorum. Şimdi yıllardır bizi sarhoş Bekri Mustafalar idare ediyor, sarhoşun biri gider biri gelir.’’

    Mevcut ulusal sınırları savunmuyoruz

    ANKARA DGM Savcısı Nuh Mete Yüksel'in fezlekesinde Ömer Vehbi Hatipoğlu'nun, 27-28 Kasım 1992 tarihinde Mazlum-Der tarafından düzenlenen ‘‘Kürt sorunu forumu’’ndaki konuşması da delil gösterildi. Hatipoğlu, TC'yi Osmanlı'nın enkazı üzerine kurulan ‘‘Gecekonduya’’ benzeterek, ‘‘Ulus-devlet anlayışının sorgulanmasının zorunlu olduğunu’’ vurguladı. Kürt sorununun tek çözümünün İslami ölçülere uygun, yeni bir rejim olduğunu vurgulayan Hatipoğlu şöyle dedi: ‘‘Mevcut ulusal sınırları savunmadığımızı ve bu sınırlarda hiçbir kutsiyet bulunmadığını peşinen ifade etmekle birlikte İslam coğrafyasını ırk esasına göre bölme anlamına gelecek yaklaşımlara iltifat edilmemektedir’’

    GERÇEK BÖLÜCÜ BU REJİM

    Fezlekeye göre, Hatipoğlu, Almanya'nın Köln Kenti’ndeki konferansında ise şöyle dedi:

    ‘‘Kürt sorununun temeli bu rejimin baskısıdır. Bu zulmü Kürtler’e, İslam, Müslümanlar değil Kemalist ideoloji yaptı. Laik cumhuriyet yaptı. Din tanımayan cumhuriyet Kürt de tanımıyor. Ha, bu zulüm sadece Kürtler’e filan yapılmadı. Şeyh Said'i idam sehpasına götüren düşünce, rejim aynı şekilde başına kasket geçirmedi diye İskilipli Atıf Efendi’yi de idam etti. Türkiye'nin bölünmez bütünlüğü diyorsunuz. Siz İslam coğrafyasının bölünmez bütünlüğünü ulus devletlerle böldünüz. Gerçek bölücüler bunlar, bu rejimdir. Şeyh Sait Efendi'nin torunlarısınız. Eğer sizler bu rejimin partilerine oy verirseniz, yarın başınıza bombalar yağar. Allah ve Resulü'nün çözümünden daha kalıcı, daha adil bir çözüm olamaz. Allah bütün ırklar için geçerli bir rejimi indirmiştir. O da şeriattır’’

    HATİPOĞLU'NUN ŞOK KİTABI Hatipoğlu'nun ilginç Hizbullah yorumları yaptığı, Mustafa Kemal'i Kürtler’i katletmekle suçlayıp, Şeyh Sait'i övdüğü Kürt sorunun çözümü için tek yolu şeriat sistemi olduğunu belirttiği ‘‘Bir başka açıdan Kürt sorunu’’ adlı kitaptaki sözleri de delil oldu.

    Bu anayasanın içine edecekler

    Fezlekede, Zeki Ergezen'in, 10 Kasım ziyaretlerini alaya alan, laikliği başbelası olarak niteleyen ve Müslümanlığa karşı kullandığını savunan konuşmalarına da dikkat çekildi. Ayrıca, Ergezen'in şu hakerete varan sözleri ise iddianameye şöyle geçti:

    ‘‘...Zaman zaman diyorlar ki, efendim. Bir Türk cihana bedel, nah cihana bedelsizin, Siz bir halt edemezsiniz.’’ Ergezen'in delil olan diğer sözleri ise şöyle: ‘‘Bu anayasanın içine edecekler; İslam ahlakından nasipsiz, Allah korkusundan mahrum, İslam kültüründen uzak, Allah'tan korkmayan insanların yaptıkları Anayasa'nın elbet birgün içine edecekler. Bunların anayasaları sırf Müslüman çocukların kalbinden kafasından imam ve İslam’ı söküp atmak için var.’’

    Etiketler:
    

      EN ÇOK OKUNANLAR

        Sayfa Başı