Türkiye'nin en iyi köşe yazarları en güzel köşe yazıları ile Hürriyet'te! Usta yazarlar ve gündemi değerlendiren köşe yazılarını takip edin.

Fotoğrafta kadın var

Hadi ULUENGİN

Bu yazıya büyük Heinrich Böll'ün Cermen çehre sergilediği ve orijinal adı ‘‘Kadınla Beraber Grup Portresi’’ olan emsalsiz romanın Türkçe tercümesine atfen ‘‘Fotoğrafta Kadın Var’’ başlığını atıyorum ama, ne İkinci Savaş ertesi Almanya'sından, ne de Köln peyzajlı toplum anatomisinden söz edeceğim.

Benim mekanım Ren nehri kıyısı değil, Yang - Çe Irmağı limanı...

Fotoğrafımda ise başka bir kadın ve bambaşka bir toplumsal anatomi var.

* * *

DÜNKÜ ‘Hürriyet’in iç sayfalarında Şanghay mahreçli ve Zu Quing'in objektifine yakalanmış harikulade bir enstantane yayınlandı.

Arka plandaki duvar sathında çarmıha gerilmiş Mesih'i çağrıştıran ve yarı beline kadar çıplak bir kadın rölyefi, onun önünde ise çekçek bisikletinin bagajında ambalajlar taşıyan bir Çinli yer alıyordu.

Fotoğrafın altında da kentte açılan bir lokantanın Kudüs'te can vermiş İsa tasvirini kopyalayan kadın rölyefi yaptırttığı ve başka bir ülkede büyük tepki yaratabilecek bu heykelin telaşlı ahali tarafından umursanmadığı yazıyordu.

Bunda ne var diyeceksiniz.

Bunda o kadar ve o kadar çok şey var ki !..

* * *

BİR: İşte Çin'in inanılmaz ölçüde değiştiğinin daha somut belgesi olamaz.

‘Sosyalist piyasa ekonomisi’nde zenginleşen yeni sınıflar için yeni lokantalar servise giriyor ve bunlar müşteri çekebilmek için kapitalizmin en çarpıcı reklam yöntemlerine başvuruyor.

İki: Diğer ülkelerdeki bu reklamlarda kutsal dini simgeleri kullanmamak etik kural olarak benimsense de, söz konusu kural Çin'de geçerlilik taşımıyor.

Üç: Daha ötesi, ‘din halkların afyonudur’ ideolojisi üzerinde yükselmiş ve on yıllarca her türlü ibadeti yasaklamış bir rejim artık buna da aldırmıyor.

Dört: Fotoğrafa dikkatli bakın, rölyefteki kadın sarı ırktan değil. Beyaz.

Eski Batı sömürgeciliğinin sembolü addedilen bir kentte ve ‘beyaz adam’ın bu sömürgecilikle özdeşleştirildiği bir devlette lokantayı cazibeli kılmak için aynı ‘beyaz adam’ın çehresi ön plana çıkartılıyor.

Beş: ‘Sosyalist ahlak’la çeliştiği gerekçesiyle değil çıplak memeli heykel sergilemenin ayak bileği göstermenin bile ağır şekilde cezalandırıldığı ÇHC'de erotik estetikler artık günlük manzaranın sıradan parçası oluyor.

Altı: Fotoğrafa yine dikkatli bakın, çekçek arabasına yüklü ambalajların üstünde ‘Tayvan Malı’ yazıyor.

Paranın vatanı ve ideolojisi yok, resmiyette Taypeh'i tanımayan ve onu yutmak siyaseti güden Pekin aslında en yoğun ticaretini Formoza'yla yapıyor.

Ve nihayet yedi: ‘Devrim’den yarım asır sonra, sanki eski Şanghay'ın ‘beynelmilel konsesyon’unda beyaz efendilere hizmet veren bir ‘coolie’ hamalıymışçasına, sıradan Çinli yine çekçek bisikletinin yükünü pedallıyor.

İki metreye dört metrelik bir sathı çerçeveleyen ve gazetede on santime on dokuz santimlik sütuna sığan bu harika enstantane inanılmaz şeyler yansıtıyor.

‘Hürriyet’in sayfasındaki kadın fotoğrafı dönüşen hayatı yakalıyor.

* * *

DOSTLARIM şimdi söyleyin, Zu Qing'in fotoğrafı yayınlanmadan çok daha önce tüm bunları gördüğüm ve tüm bunları haykırdığım için ben mi ‘dönek’im, yoksa başta ajan - provokatörlükle iştigal eden ve bu haykırışımdaki dürüstlükten dolayı bana küfreden Maocu ‘karanlıkçılar’, hayatın, ideolojinin ve nihayet Çin'in sonsuz değişimine gözlerini kapatmış zavallı kalpazancıklar mı ?

Takdiri size bırakıyorum !

Ve fotoğrafta kadın var...

Ve fotoğrafta inkar edilemeyecek gerçek var...













X