« Hürriyet.com.tr
MENÜ

Formula 1’i kullanıp havamızı atıyoruz

Geçtiğimiz yıl düzenlenmeye başlayan ve büyük ilgi gören Seat Cup Türkiye’nin en önemli yaratıcılarından biri olan Saffet Üçüncü bu başarıya nasıl ulaştıklarını anlattı. Toplam sekiz yarış düzenlenen ve 100 bini aşkın seyircinin takip ettiği Seat Cup’a bu yıl sadece bayanların yarışacağı Polo Cup’da ekleniyor.

Murat TOSUN
SON GÜNCELLEME
Volkswagen’in ülkemizde motorsporlarına adım atacağı bu organizasyon hakkında da bilgiler veren Saffet Üçüncü, Seat Cup Türkiye’nin uluslararası alanda en iyi proje seçildiğini de söyledi. Üçüncü, ülkemiz adına büyük önem taşıyan Formula 1’in ise Türkiye’nin prestijini 3-4 kat arttıracağını belirterek, Formula 1’in Türkiye’ye gelmesini ciddi anlamda kullandıklarını ve havasını attıklarını da kaydetti.

Geçtiğimiz sezon ilk kez düzenlenen Seat Cup büyük bir başarı elde etti. Bu başarının nasıl gerçekleştiğinden biraz söz eder misiniz?

Geçtiğimiz sezon gerçekten çok başarılı olduk. Seat Sport ve Seat İspanya bu organizasyonu uluslararası en iyi proje seçti. Ayrıca, Seat’ın başkanı ve direktörleri bizi İspanya’ya davet etti. Seat Cup bittikten sonra biz bu projeyi yine anlattık. Diğer ülkelere bunu nasıl yaptığımızı, diğer Seat pazarları için anlattık. Onlarda bizi ayakta alkışladılar. Ayrıca, bildiğiniz gibi Seat Cup, Almanya, İngiltere, İspanya ve bizde yapılıyor. Planlarımıza göre bu dört ülkenin en iyi dört pilotunun start alacağı uluslararası bir Seat Cup yarışı düzenlemek istiyoruz.

Seat Cup start aldığında her şey yeniydi, öyle değil mi?

2004 yılının ocak ayında çalışmalara başladık. Önce bir rüyamız olan merkezimizi hayata geçirdik. İstanbul Hadımköy’deki merkezimiz motorsporları konusunda tek diyebilirim.

Geçtiğimiz sezonu biraz değerlendirir misiniz?

Geçtiğimiz sezon biz sekiz yarış düzenledik. Otomobiller özelliklerine göre gerçekten yarış otomobili. Otomobilin bütün parçaları yarışlara göre. Örneğin motor, ancak bir sezon kullanılabiliyor. Motorun yaklaşık 1000 kilometrelik ömrü var. Motor gibi otomobilde görev yapan neredeyse tüm parçaların belirli bir kullanım ömrü var. Geçtiğimiz sezon pistlerde en iyi zaman dereceleri Seat Cup’taydı. Ayrıca, Seat Cup’ta yarışan pilotların 10’dan fazlasının çeşitli branşlarda Türkiye Şampiyonluğu var. Bu organizasyonda çok çekişmeli yarışlar oluyor. Geçtiğimiz sezonun son dönemlerinde yarım saniyenin içinde zaman yapan yedi pilot vardı.

2004 yılında en çok keyif aldığınız yarış hangisi oldu?

Benim en keyif aldığım yarış sezonun ilk ayağı olan İspanya’ydı. Otomobilleri daha yeni teslim almıştık. Pilotlar yeniydi ve ayrıca pisti kimse bilmiyordu. İzmit ve İzmir’de neredeyse bazı arkadaşların binlerce turu varken burada daha önce kimse yarışmamıştı. Bu yarış beklendiği gibi çok heyecanlı ve çok çekişmeli geçti.

Çok tecrübeli pilotların arasından Mert Aytuğ gibi bir şampiyon çıktı? Bunun için neler söyleyeceksiniz?

Mert Aytuğ daha önce bu tip otomobillerle hiç tecrübesi olmamasına rağmen başarılı oldu. Mert’i bu konuda gerçekten tebrik etmek lazım. İşin doğrusu Mert’in iyi gideceğini biliyorduk ama birinci olacağını kimse tahmin etmiyordu. Ancak o çok istikrarlıydı. Dikkat ettim bütün sezon boyunca hiç olaya karışmadı. Gayet güzel bir tempoyla, çok akıllı bir stratejiyle birinci oldu. Ayrıca sezon boyunca biz Mert’in hasarlarıyla da hiç uğraşmadık. Ben bu sezonda Mert’ten oldukça ümitliyim.

Seat Cup ile yarışlara seyirci getirilebileceğini de ispatladınız.

Yarışlarda neredeyse 20 binden aşağı seyircimiz olmadı. Toplamda 100 bin kişiyi geçtik. Bu tecrübeden kaynaklanıyor ve artık bu gidişe bir dur demek gerekiyordu. Bu sonuçta bir pazarlama ve iletişim olayı. Yani yarışta biz sadece yarışı değil oraya gelen insanlara sponsorlar vasıtasıyla çok çeşitli aktiviteler yapıyoruz. Seyirciler, piste yarışı izlemek için geldiklerinde Seat Cup’ın dışında bir sürü farklı imkan bulabiliyorlar.

Türkiye’deki diğer yarışlara az seyirci gelmesini neye bağlıyorsunuz?

Bence onların tamamen tanıtım faaliyetleri ile ilgili olduğunu düşünüyorum. Yani bir olayda altyapı varsa, kendinize güveniyorsanız, bunun çok ciddi bir iletişim planının yapılması lazım. Yani bir şeyi yaparken, insanları davet ederken, alt yapıyı da çok iyi ayarlamak lazım. Bu yıl Formula 1’le aynı gün yarış düzenlemek için müracat ettik. Mümtaz Tahincioğlu’nun da katkısıyla orada yarış düzenleyeceğiz. Bu şekilde Seat Cup’ı daha fazla seyrettireceğiz. Biz sonuçta hiç korkmadan Formula 1 gibi bir faaliyetle beraber, gideriz orada yarışımızı yaparız diye düşünebiliyoruz.

Bu sezon Seat Cup’ta neler olacak?

Bu sezon için çok büyük bir talep var. Yeni sezonda birkaç pilotumuzda değişiklik oldu. Bu yıl 18 otomobil olarak Seat Cup düzenleyeceğiz. Bu yıl iki yarışımızı İzmit’te, iki yarışı İzmir’de ve kalan dört yarışımızı da Formula 1 Pisti’nde düzenleyeceğiz. Pilotlarımız arasına çeşitli branşlarda şampiyonlukları bulunan pilotlar katıldı. Ayrıca, bu yıl bunu ilk kez söylüyorum Reina Tahincioğlu da şampiyonluk mücadelesi verecek. Yeni sezon 2-3 Nisan’da İzmir’de start alıyor ve herkesi bekliyoruz. Bu sezon birinci olma ihtimali olan 12-13 tane pilotumuz var. Yani korkunç bir sezon olacak.

Peki, Doğuş Motorsport hep pistte mi yarışacak?

Şu anda öyle görünüyor. Ralli ile ilgili olarak ana firmalarda oturmuş bir şey yok. Yani öyle tam oturmuş bir strateji yok diyebilirim. O stratejiyi yakaladığım zaman hiç tereddüt etmeden yürürüm.

VW, Polo Cup ile motorsporlarına ilk kez girecek

Geride bıraktığımız yılda Seat Cup Türkiye gibi önemli bir projeyi hayata geçiren Doğuş Motorsports’un yeni organizasyonu VW Polo Cup hakkında da bilgiler veren Saffet Üçüncü konu hakkında şunları söyledi: ‘Volkswagen motorsporlarına Türkiye’de ilk kez girmiş olacak. Daha önce birkaç özel girişim var ama şu anda ilk defa firma olarak yer alacak. Burada ayrıca iki tane daha ilk var. Bunlardan ilki Polo Cup’ın sadece bayanlara özel bir organizasyon olması. Ayrıca bu konuda da beni şaşırtan bir olay oldu. Polo Cup için hanımlardan çok fazla talep geldi. Korkunç bir talep var diyebilirim. İkinci yenilikse dizel motorların kullanıldığı Polo’larla cup organizasyonu yapılacak olması. 15 tane Polo Cup otomobilini biz burada kendimiz hazırlayacağız. Yarışmak için her kesimden talep var. Bu konuda Volkswagen yetkilileri de çok hassas. Bu işin bir yarış tarafı ve bir de eğitim tarafı olacak. Eğitimlerle güzel bir altyapı oluşturmayı planlıyoruz.’

Prestijimizin arttığını Avrupa’da görüyorum

21 Ağustos’ta ülkemizde düzenlenecek olan Formula 1 yarışı hakkında da açıklamalar yapan Saffet Üçüncü bu konu hakkında da şu açıklamayı yaptı: ‘Türkiye ciddi bir otomobil imalat merkezi haline geldi. Böyle bir organizasyonun bizde yapılacak olması bu anlamda prestijimizi 3-4 kat katlayacak. Formula 1 haberleri çıktıktan sonra şimdiden prestijimizin arttığını yaptığım Avrupa seyahatlerinde görüyorum. Bu olay bizi gerçekten iyi bir noktaya getirdi. Ayrıca, turizme ve memlekete olan katkısından çok memnunum. Bu işin ekonomiye çok ciddi desteği olur.

Ayrıca bu Formula 1 olarak sınırlanmasın. Orada her hafta yarış olacak. Avrupa’dan binlerce insan gelecek. Binlerce insan İstanbul’u görecek. Yani memleketin tanıtımına bundan daha iyi bir şans yakalanamazdı. Çok sevdiğimiz memleketimizi çok daha iyi bir tanıtım imkanı kazandırıyor. Dünya Ralli Şampiyonası da böyle, ama Formula 1 bambaşka. Formula 1 arkasından onlarca faaliyet getirir, onlarca pist getirir. Artı Türk otomotivinin prestijini ve seviyesini çok iyi yerlere getirecektir. Ben şu anda bunu en iyi kullananlardan biriyim. Gittiğimiz iş görüşmelerinde otomotivci olduğumuz için Formula 1’in Türkiye’ye gelmesini ciddi anlamda kullanıyoruz. Bunun gururunu yaşıyoruz, havamızı atıyoruz.’

Bunları da Beğenebilirsiniz