Fon bankalarında birleşmeye dikkat

Hürriyet Haber
13 Aralık 2000 - 00:00Son Güncelleme : 13 Aralık 2000 - 00:01

İstanbul Üniversitesi İktisat Fakültesi Bankacılık Araştırma Merkezi Müdürü Prof. Dr. Targan Ünal, Tasarruf Mevduat Sigorta Fonu'ndaki bankaların, zayıf bankacılık sistemindeki diğer bankalarla birleşmeye zorlanmaması gerektiğini belirterek, ''Aksi halde yine aynı şeyleri yaşarız'' dedi.

Targan Ünal, banka birleşmelerine olanak sağlayacak yapısal düzenlemelerin bir an öce yapılması gerektiğini söyledi.

1980'li yıllarda batan 4 bankanın, Ziraat Bankası bünyesinde bilinçsizce eritildiğini ve bunun maliyetini tüm toplumun çektiğini vurgulayan Ünal, bunun sistemde belli başlı bazı büyük bankalar tarafından yapılması gerektiğini savundu.

Targan Ünal, ''Büyük bankaların bünyelerinde bunları eritmek daha kolay olur. Sektördeki bankaların yüzde 80'inin aktifine sahip olacak belli banka sayısı yaratırsak, 4-5 gibi, o takdirde bu işler daha hızlı yapılabilir. Yasal çerçeveyi de önceden düzenlemek ve ortaya koymak kaydıyla bu yapılmalı'' diye konuştu.

Akılcı birleşme=sinerji

Fon dışındaki bankalarda da birleşme yönünde çalışmalar olduğunu ve yasal düzenlemeler yapıldığı anda bunu gerçekleştirmek isteyen birçok banka bulunduğunu ifade eden Ünal, şunları söyledi:

''Ancak bu birleşmelerin çoğu akılcı birleşmeler değil. Akılcı birleşme bizim sinerji adını verdiğimiz birleşme. Sinerji 2 artı 2 eşittir 5'dir. Birleşmelerde bankalar mevcut performanslarını sürdürmemeleri lazım, bunun üstüne çıkmalılar.

Bizdeki türde birleşmeler, bugüne kadar sadece yönetilemeyen riskler tarafından ortaya çıkan kötü yönetimlerin giderilmesi amacına yönelik. Dolayısıyla birleşmeler burada biraz da bankaların kendi kendilerini toparlamalarına yönelik. Şu anda zaten daha bilinçli daha sağlıklı birleşmelerin yapılması beklenmiyor.''

Targan Ünal, Türkiye'nin orta dönemli hedefinin banka birleşmelerine olanak sağlayacak yapısal düzenlemeleri biran önce gerçekleştirmek olması gerektiğini vurgulayarak, ''Bankalar Birliği, bunun yapısal çerçevesini oturttu. Bu daha önceden başlayan Merkez Bankası ile gerçekleştirdikleri bir çalışma. Bugün düğmeye basılırsa, banka birleşmelerine olanak tanınırsa bu süreç işlemeye başlayacak'' dedi.

Likidite sorunu için döviz girişi şart

Ünal, geçtiğimiz haftalarda piyasalarda yaşanan likidite krizine ilişkin soruları da yanıtlarken, piyasalardaki Türk lirası sıkışıklığının geçici ancak kısa sürede ortadan kalkmayacak bir sıkıntı olduğunu kaydetti.

Bankaların açık pozisyonlarının ciddi bir sorun olarak gündemini koruduğunu vurgulayan Targan Ünal, şunları söyledi:

''Bankalar pasiflerine giren her yüz doların 80 dolarını aktiflerinde bulundurmak zorundalar. Bazı bankalarımızda bu oran yüzde 80'in altında. Bankacılık Düzenleme ve Denetleme Kurulu'nun bankaları yakın izlemeye alması, özellikle bu tip kontrolleri daha yakından ve etkin yapması bütün bankaları bir telaşa sürükledi. Bu yüzden bankalar döviz arar pozisyona girdiler. Bu devam ettiği sürece piyasa likidite sıkışıklığı yaşanacaktır.

Açık pozisyonlar sürdükçe, tedirginlik sürdükçe yılsonuna kadar Türk lirası sıkışıklığı sürecektir. Bu sıkışıklığın giderilmesi için tek çözüm ekonomiye taze döviz girişidir.''

Ünal, devalüasyon yapılması ya da döviz piyasalarında Merkez Bankası'nın işlemlerinin gerçekleşmesi sonucu döviz piyasalarındaki oranlar üzerinde çok ciddi birtakım program dışı gelişmeler yaşandığı takdirde tekrar bu yapısal programın Türkiye'de uygulamaya imkan olmadığını kaydetti.

Türk Lirası sıkışıklığının taze döviz gelene kadar süreceğini, burada IMF'den gelecek dövizin zamanlamasının da çok önemli olduğunu belirten Targan Ünal, yılsonuna kadar gecelik faizlerin yüzde 100-150 seviyelerinde seyretmesini beklediğini dile getirdi.

Etiketler:


    EN ÇOK OKUNANLAR

      Sayfa Başı