Fiyasko... Rezalet... Felaket...

Hürriyet Haber
22 Ağustos 2014 - 11:11Son Güncelleme : 22 Ağustos 2014 - 11:18

9 Eylül 2000’de Enver Şimşek, Nürnberg’de öldürüldü.
13 Haziran 2001’de Abdurrahim Özüdoğru, Nürnberg’de öldürüldü.
27 Haziran 2001’de Süleyman Taşköprü, Hamburg’da öldürüldü.
29 Ağustos 2001’de Habil Kılıç, Münih’te öldürüldü.
25 Şubat 2004’de Mehmet Turgut, Rostock’ta öldürüldü.
9 Haziran 2005’te İsmail Yaşar, Nürnberg’de öldürüldü.
15 Haziran 2005’te Theodoros Bulgarides (Yunanistan vatandaşı) Münih’te öldürüldü.
4 Nisan 2006’da Mehmet Kubaşık, Dortmund’da öldürüldü.
6 Nisan 2006’da Halit Yozgat, Kassel’de öldürüldü.
25 Mart 2007’de Michele Kiesewetter (Alman polis) Heilbronn’da öldürüldü.
Katil veya katillerin izine yıllarca rastlanamadı...
Alman kriminal literatürüne döner cinayetleri olarak geçti...
Alman emniyet birimleri ve sorumluluk taşıyan politikacılar, cinayetlere haraç toplama, uyuşturucu ticareti yüzünden iç hesaplaşma gözüyle batı.
Ancak 4 Kasım 2011 tarihinde durum birden değişiverdi...

* * *

Uwe Mundlos ve Uwe Böhnhardt isimli iki kişi Eisenach’ta bir bankayı soyduktan sonra kaçtılar.
Ancak peşlerine polisin düştüğünü anlayınca kurtuluşu kaçtıkları karavanın içinde kafalarına kurşun sıkıp ölmekte buldular.
Ayın gün Beate Zschaepe de Zwickau’da birlikte yaşadıkları evi ateşe verip yaktı.
Kayıtlara bakılır bakılmaz Uwe Mundlos, Uwe Böhnhardt ve Beata Zschaepe ‘üçlüsü’nün aşırı sağcı Nasyonal Sosyalist Yeraltı (NSU) örgütü teröristleri olduğu ortaya çıktı.
Ele geçirilen belge ve bilgilerde yukardaki cinayetlerin hepsinin bu Uwe Mundlos ve Uwe Böhnhardt isimli teröristler tarafından işlendiği belirlendi.
Birkaç gün sonra teslim olan Beate Zschaepe’nin de çok büyük bir olasılıkla suç ortağı olduğu da...
Federal Meclis bir NSU Araştırma Komisyonu oluşturdu.
Uzun süren araştırmalardan sonra bu komisyon 23 Ağustos 2013 tarihinde uzun bir rapor yayınladı.
Tam 1357 sayfadan oluşan bu raporda, tek elden soruşturma yapılmaması, güvenlik birimleri arasında işbirliği yapılmaması, elde bazı bulgular olduğu halde Köln’de Keup Caddesi’ndeki bombalı saldırının arkasında ırkçılık unsurunun gözardı edilmesi, aşırı sağa karşı güvenlik birimleri ile Eyalet Anayasa Koruma Teşkilatı’nın analizlerinin yanlış olduğu çok açık bir biçimde yer aldı.
Hatta, Anayasayı Koruma Teşkilatı’nın sağ gözü kör ibaresi bile bu raporda yer aldı.

***

İşte şimdi de Thüringen Eyalet Parlamentosu NSU Araştırma Komisyonu cinayetlerle ilglili yeni bir rapor hazırladı.
Tam 1800 sayfa...
Bugün Thüringen Eyalet Parlamentosu’nda görüşülecek...
Raporda, hem Eyalet Anayasa Koruma Teşkilatı’nın hem Thüringen Eyalet Kriminal Dairesi’nin hem de savcılığın ciddi hatalar yaptığı yer alıyor.
1998 yılında kayıplara karışan Uwe Mundlos, Uwe Böhnhardt ve Beate Zschaepe’nin 13 yıl boyunca yakalanamamasına polislerin bile şaştığına yer veriliyor.
Yapılan ihbarları değerlendiren polislerin baskınlarda üçlü çeteyi ele geçiremediği, çünkü içten birilerinin onlara önceden bilgi sızdırdığı düşüncesinin hakim olduğuna da...
Hatta Thüringen Eyalet Anayasa Koruma Teşkilatı’nın Tino Brand isimli köstebeğe toplam 100 bin Euro ödeme yaparak, onun öncülüğünde aşırı sağcı Thüringen Vatanı Koruma (THS) örgütü kurulmasına katkıda bulunduğuna da yer veriliyor.
Thüringen İçişleri Bakanlığı’nın ise tamamen çuvalladığına da...
Raporda, üçlü terör çetesinin yıllarca ciddi bir biçimde üzerine gidilmediğinin de altı çiziliyor.
Yani onların yıllarca korunup, kollandığına işaret ediliyor.
Raporda fiyasko, rezalet ve felaket sözcükleri yer alıyor...
Evet, gerçekten bu bir fiyaskodur...
Evet, gerçekten bu bir rezilliktir...
Evet, gerçekten bu bir felakettir.
Hem de tam fiyasko, tam rezillik ve tam felaket...
Umarız ilgili Alman sorumlular bunun üzerine kararlı bir biçimde gider ve herşeyi tüm çıplaklığıyla ortaya koyar.
Aksi halde, yaşanan güven kaybını yeniden kazanmak, kısa vadede de uzun vadede de kesinlikle mümkün olmayacaktır...

Etiketler:


    EN ÇOK OKUNANLAR

      Sayfa Başı