Gündem Haberleri

GÜNDEM

    Fiş alma, indirim yapalım

    Hürriyet Haber
    22.02.2000 - 00:00 | Son Güncelleme: 22.02.2000 - 00:01

    Hatalı parktan dolayı aracımızın çekildiği Dolmabahçe Trafik Vakfı Otoparkı'nda polisin teklifi:

    İstanbul'da bütün otomobil sahiplerinin başlıca derdi olan çekici sorununu araştırmak için yaptığımız tur, Maçka Spor Caddesi'nden başladı, Dolmabahçe-Eminönü-Fatih üzerinden Vatan Caddesi'ne de uğrayarak devam etti. Bu haber için özellikle Maçka Spor Caddesi'nde hatalı park ettiğimiz aracımız çekildi. Dolmabahçe'deki Trafik Vakfı Otoparkı'na götürüldü. Aracı almaya gittiğimizde ödemem gereken

    toplam 24 milyon lirayı fazla bulduğumuzu söyledik. Şu teklifle karşılaştık: Fiş alma, 8.5 milyon lira indirelim. Tek başına bu deney bile çekici piyasasındaki karanlık işleri göstermeye yeterdi. Ama araştırmayı sürdürdüm. Bir hafta süresince anlaşması olmayan otoparklara peşpeşe araç çeken motosikletli polisleri, bazı polislerden yaka silken takcisileri, yönetmelikleri ihlal eden çekme işlemlerini belirledik.

    BİRİNCİ GÜN

    Maçka Spor Caddesi. Saat 11.15 civarı. Otomobili park yasağı olan caddenin sol tarafına bırakıyoruz. Sonra biraz uzaklaşıp bekliyoruz. Esnafa göre polis bu bölgeye ayda bir kere uğruyor. Geldikleri günü de herkes biliyor. Bir saat kadar bekledikten sonra Trafik Vakfı'nın çekicisi caddenin başında beliriyor. Az sonra da dört-beş araç içinden bizimkini seçiyor. Yabancı olduğumuz anlaşılıyor mu acaba? Şimdilik herşey kuralına uygun. Çekicinin içinde iki trafik polisi var. Aracı çekiciye yükleyerek yola düşmeleri on dakikayı bulmuyor.

    ARKALARINDAYIZ

    Dört dakika süren yolculuktan sonra aracımızın yüklü olduğu çekici Dolmabahçe Stadı'nın yanındaki Trafik Vakfı'na ait otoparka giriyor. Beş dakika kadar bekledikten sonra polis memurlarının bulunduğu bölüme doğru yollanıyoruz. Otomobilin ruhsatını beyan ederek, otomobilimizin bu otoparkta olup olmadığını soruyoruz. Tabii ne kadar ceza ödeyeceğimizi de. Polis, 24 milyon lira ödeyeceğimizi söylüyor. ‘‘Cebimizde o kadar para yok’’ diyerek tutara itiraz ediyoruz. Görevli polis memuru bir teklif getiriyor: ‘‘Fiş istemezseniz 8 milyon 500 bin olan trafik cezasını almayalım. Ama çekici ve otopark parasını ödemek zorundasınız.’’ Kabul ediyoruz ve tabii fiş alamıyoruz. Şu anda otomobilimizin çekildiği kayda girmemiş oldu. Ya da en iyi ihtimalle devlet payını alamadı. Açıkta kalan bir 15 milyon 500 bin lira var. Bizden sonra aynı pazarlığı 5 kişi daha yapıyor.

    İKİNCİ GÜN

    Küçükpazar'dayız. Saat 14.17. Buraya gelmemizin bir nedeni var: İhbar aldık. İddialar ciddi. Bölgede görev yapan motorize bir trafik polisi taksilere takmış. Her gün en az 5-6'sını bağlıyormuş. Üstelik taksileri yasal olmayan yani Trafik Vakfı'nın anlaşma yapmadığı bir otoparka çektiriyormuş. Taksiciler araçlarını 60-70 milyon vermeden kurtaramıyorlarmış.

    İlk iş bir taksi durağı aramak. Hemen bulunuyor. Taksiciler leb demeden leblebiyi anlayan cinsten. Lafı biri bitirmeden diğeri konuşmaya başlıyor. Anlattıkları da bize gelen ihbarla aynı. Konuşmadan çıkan sonuç ise şu: Taksicilere takan trafik polisinin adı Saddam Necdet. Yıllardır bu bölgede görev yapıyor. Ona kimse dokunamıyor. Çünkü ağabeyi İstanbul Valisi Erol Çakır'ın koruması. Otopark'ın adı Güven Otoparkı! İddiaya göre Saddam Necdet buraya ortak. Bağlanan bir taksiyi kurtarmak için en az 60 milyon lira ödüyorlar. Bunun 6.5 milyonu otopark parası. Geriye kalan tutarın hangi kalemlerden oluştuğunu onlar da bilmiyor. Taksiciler trafiği tıkadıklarını kabul ediyor ama yapılan işlemin yasal olmadığı yolunda endişeleri var.

    SUÇÜSTÜ

    Taksicilerle sohbet 15 dakika sürüyor. Sırada Güven Otoparkı'nın bulunması var. Aracımızın yönü Sirkeci istikametine dönük. Yapılan tarife göre geri dönmemiz gerekiyor. Bu sırada karşımıza bir çekici çıkıyor. İçimizdeki his takip etmemiz gerektiğini söylüyor. Peşindeyiz. Hissimiz doğru çıkıyor ve çekici tarif edilen Güven Otoparkı'nın yanına kadar gelip park ediyor! Burası Sinan Yavuz Camii'nin yanıbaşı. Tarihi bir binanın bahçesi (Eskiden un deposu olarak kullanılıyormuş). Bunlar esnafın verdiği bilgiler. Biz turist tavrı takınıp bilgi toplarken bölgedeki tekmil polis otoları otoparka girip çıkıyor. Şimdi sıra otoparkın Trafik Vakfı'yla ilişkisini saptamakta. Trafik Vakfı'na ait 18 otopark var. Bunlar arasında değil. Peki Vakfın anlaşma yaptığı otoparklar arasında olabilir mi? Cevap yine hayır. Bu otoparktan kimsenin haberi yok. Yani yetkililerin. Ama onlarca araç bu otoparka çekiliyor. Hem de çoğu taksi.

    Arabamla birlikte çekildim

    Kural tanımayan çekiciler yalnız gördüklerimizle sınırlı değil. Benzeri birçok olay da var. Bunlardan biri Nuray Mestçi'nin başına geldi:

    ‘‘Saat 18.00'de diş hekimine gitmek için otomobilimi Fatih Akdeniz Caddesi'nin iniş yönünde sağ tarafa park ettim. Cadde üstündeki muayenehaneye gittim. 10-15 dakika sonra çekicilerin sözlü uyarılarını işittim. Hemen bir kat merdiven inerek yanlarına gittim. İki çekici vardı. Biri boştu. Diğerine benim ve bir başkasının otomobili yüklenmişti. Esnafın araçlarına dokunulmamıştı. Çekici sürücüsü ve polisten aracımın indirilmesini istedim. Yüklenen aracın indirilmeyeceğini söylediler. Ben de çekiciye binmek zorunda kaldım. Hep birlikte Vatan Otoparkı'na gittik. Orada 12 milyon 500 bin lira (yeni zamlar gelmemişti) ücret istendi. Paranın 2.5 milyonu otopark içindi. Otoparkta hiç kalmadığımı söyledim. İçeri giren aracın otopark parasını ödemek zorunda olduğunu söylediler. Cebimden 10 milyon lira çıkınca ruhsatıma el kondu. Ertesi gün üç dakika için otoparka 2.5 milyon lira ödeyerek ruhsatımı geri alabildim.’’

    Etiketler:
    

    EN ÇOK OKUNANLAR

      Sayfa Başı