Fırtına öncesinin sessiz partisi DP

DEMOKRAT Parti 18 Kasım’da Olağanüstü Kongre’ye giderken, sosyolog-gazeteci Nevval Sevindi dışında henüz ortaya bir aday çıkmadı.

22 Temmuz başarısızlığının ardından Mehmet Ağar’ın çekilmesi, hálá durumunun belli olmaması karşısında ortaya birçok isim atıldı: Tansu Çiller, Sinan Aygün, Burak Küntay, Ahmet Uyanık, Prof. Süheyl Batum ve son olarak da Cevher Cevheri... Hatta AKP’den adaylık koymayan Abdüllatif Şener’in ismi bile geçti. Ama bugün ’aday’ olarak kimse ortada yok. Herkes birbirini kolluyor. Mehmet Ağar’ın, nasıl bir tavır sergileyeceği henüz şekillenmezken, klasik siyaset adamları, zaman kazanmak için Olağanüstü Kongre’yi mayısa erteleyerek ’gol’ atmak istiyorlar.

Yani DP kulisleri kaynıyor; kimse de Hazine yardımsız bir yükü sırtlamak istemiyor; kimsenin kafasında bir ideal yok.

Kadın olarak adaylık yarışına varım diyen Nevval Sevindi ne yapmak istiyor?

DP ve ANAP’a bugün ihtiyaç var mı?

Sevindi konuşuyor:

"İlk önce şunu söyleyebilirim. Sağ partilerin 50 yıllık politikalarında hangi değerler varsa hepsini AKP üstlendi. Sol parti olarak CHP’nin öngördüğü politikaları da kullanmaya başladı. Buna bolca ’dindarlık’ sosu da kattı. Bunun dışında geçmişte sağ partilerin söylemleri dışında ne söylüyor AKP... Hiç.

AKP ile sağ partileri kıyaslarsanız...

 Sağ partiler, 1946’dan beri hür teşebbüsü, liberal ekonominin savunucusudurlar. AKP de aynı.

Ama AKP otoriter bir siyaseti savunuyor; liberal siyaseti savunmuyor. Oysa liberal siyaset olmadan liberal bir ekonomide başarı olmaz. İkisinin de atbaşı gitmesi gerekiyor. AKP, ekonomide tümüyle dışa bağlı hale gelmiştir. Üreten değil, bağımlı bir ekonomidir.

Peki hayaliniz ne?

 Baştan aşağı yeni bir parti hayal ediyorum. Eski kafalarla işbirliği yapmayı düşünmüyorum. Bunu bile cesaretle söyleyen kimse yok partide. Muhalefet yapacak bir dik duruş gösteren de yok... Hálá bildik ayak oyunlarıyla sistemi sürdürmek istiyorlar. Paradigma değiştirilmediği için de bu zihniyet başarılı olamıyor. Geçmişin paradigması soğuk savaş politikasıydı; bugün ne? Ben yeni bir paradigma üretiyorum; yeni bir ’zihin haritası’ merkez politikada ortaya koymak istiyorum.

Yeni bir isim olarak, DYP/DP’de görev almış isimlerle konuşuyor musunuz?

 Görüşüyorum ama çalışacağım isimlerle... Çalışamayacağım adamlarla ne işim olabilir? Ben tabanda politika yapacağım. Bugün sağ partiler ’milletsiz’ politika yapıyorlar. Çiller’in ’kale komutanları’ dediği ilçe başkanları ile istişare yaparak her konuda danışacağım. Nitekim kendilerinden büyük destek alıyorum. (Destek veren bazı isimleri baskı görecekleri için söylemiyor. Genel Merkez’den partinin delege listesi bile kendisine verilmemiş. Y.B.) Türkiye siyasetinde bir kadın, bir aydın, bir Cumhuriyet vatandaşı olarak ortaya çıkıp ’genel başkanlığa talibim’ diyorum. Bu bir siyasi iradedir. Ortalığı sessizlik kaplıyor. ’Demokrasi, Cumhuriyet ve Atatürk’e sahip çıkan bile yok Genel Merkez’de... Ne yazık ki, görkemli bir Cumhuriyet Bayramı’nda İstanbul’da bir ilçe dışında kutlama yapılmaması düşündürücüdür. Cumhuriyet’e sahip çıkma iradesinin dahi gösterilememesidir.

Paranız var mı?

 Ne babam, ne param var... Ama ben birey olarak cesaret gösteriyorum. Ne yazık ki Türk siyasetinde cesur adam yok. 18 Kasım’da kürsüye çıkıp ’Nasıl bir DP ve nasıl bir Türkiye hayal ettiğimi’ anlatacağım. Karar delegelerin.

Çiller’in tavrı önemli burada...

 Bana kesin olarak aday olmayacağını söyledi ve ’Sizin gibi bir kadının partinin başında olmasını tercih ederim’ dedi.

Neden DP ısrarı...

 Ben buradaki ’Türk milletinin kültür kökü’ne inanıyor ve güveniyorum. Ve bu temel üstüne yeniden yapılanmanın samimi bir alternatif olacağını düşünüyorum. AKP’ye alternatif çıkarsa böyle bir idealden çıkar. Alternatifsiz bir AKP, antidemokratik bir siyasal yapıdır.

DP Genel Başkanlığına iddialı bir şekilde hazırlanırken, arkanızda Fethullah Gülen cemaatinin desteği mi var?

 ’Zaman’ gazetesine siyasete girdiğimden beri yazmıyorum. Cemaatle benim organik bir bağım da yoktur. Siyaseti Türk milleti için yapacağım. Bir cemaatin adamı olarak herhangi bir iş yapmadım ve yapmayacağım da... Tekrar ediyorum; Cumhuriyet’in bir çocuğu ve bireyi olarak tek başınayım. Ne maddi, ne manevi kimsenin desteği yok arkamda çok şükür.

Kitaplar

ERBİL Tuşalp ’Kukla Turka’ (Say), Burhan Arpad ’Bir İstanbul Var İdi’ (Remzi), Nur Batur ’Rauf Denktaş Yeniden Yaşasaydım’ (Doğan), Halim Çavuşoğlu ’Yunan Vatandaşlık Kanunları’ (Naturel), Kayhan Yükselen ’İngilizlerin Mavi Kitap’ına Sovyetler’in Yanıtı-Kızıl Kitap’ (Kaynak), Halis Özdemir ’Mamak Zindanlarında Bir Akıncı" (Yada), Deniz Som ’Gıdıklanmak Yasaktır’ (Cumhuriyet Kitapları), Neşe Doster ’Çilenin Coğrafyası Yok" (Bizim), Gürcan Arıtürk ’Birer Cümle İle Hoca Nasreddin" (Gül Medya), Hasan Bülent Kahraman ’Türk Sağı ve AKP’ (Agora), Erol Toy ’O’na Katılmak; Dünden Yarına Türkiye Cumhuriyeti’ (Gürer),Osman Doğru ’27 Mayıs Rejimi’ (İmge), İskender Özsoy ’İki Vatan Yorgunları’ (Bağlam)

Karadeniz alarmı

TÜRKİYE Çevre Platformu (TÜRÇEP), Karadeniz’i tehdit eden sorunların ortadan kaldırılması, yapılan yanlış uygulamaların sona erdirilmesi ve Karadeniz’de ekolojik tahribatın durdurularak sürdürülebilir bir yaşam kurulması için bir kampanya başlattı. TÜRÇEP Genel Koordinatörü Doç. Tanay Sıdkı Uyar, İzmit Körfez’deki Öğretmenevi’nde yerel medya mensupları ile yaptığı toplantıda; bugün İğneada, Kandıra, Karasu, Akçakoca, Kdz. Ereğli, Zonguldak, Bartın, Bafra, Samsun ve Ordu’da "Karadeniz Bizim, Karadeniz’in geleceği ellerimizdedir, Karadeniz’i kurtaralım ve geleceğimizi koruyalım" etkinliği düzenleyeceklerini bildirdi.

Doç. Uyar "Karadeniz foseptik gibi; ne varsa akıtılıyor. Balık çeşidi 27’den 4’e düşmüş durumda. Dünyanın en yoğun petrol trafiğinin yükünü çekiyor. Petrolün kirlilik derecesi, Karadeniz’de kabul edilebilir değerlerin üzerinde. Toplam kirliliğin %48’ini oluşturuyor. Bu nedenle kirlilikten sorumlu tüm ülke ve yurttaşların bunları bilmesini ve kirliliğin önlenmesi için örgütlü bir mücadelenin yürütülmesini istiyoruz" diyor.

’Uluslararası Karadeniz Etkinlik Günü’ dolayısıyla bugün Bostancı Gösteri Merkezi’nde yapılacak şenliklerde, Karadeniz’e kıyısı olan Bulgaristan, Gürcistan, Romanya, Rusya, Türkiye ve Ukranya’dan 6 kişiye ’Karadeniz Madalyası’ verilecek....
Yazarın Tüm Yazıları