"Güzin Abla" hakkında bilgiler ve tüm köşe yazıları Hürriyet Yazarlar sayfasında. "Güzin Abla" yazısı yayınlandığında hemen haberiniz olması için Hürriyet'i takip edin.
Güzin Abla

Fırlatılan bir taşın ardındaki gerçek

Bu yazıyı uzun yıllardır okurum olan bir genç hanım; Selma Tarhan göndermiş. Ne yazık ki yazarı belli değil ama olsun her zaman aşk, ihanet, suçlamalar, kırgınlık ve acılardan söz edip duruyoruz.

Bugün de bir insanlık dersi veren bu güzel ve duygulu yazıyı köşeye almak, sizlerle paylaşmak istedim. Umarım beni etkilediği kadar sizleri de etkiler. Zaman zaman bazı olayların ardındaki gerçeği görmeden, öfkelenip hemen saldırıya geçmeden, düşünmeyi öğretir belki bizlere...

Zengin yöneticiye küçük çocuktan hayat dersi

Genç bir yönetici, o sabah yeni Jaguar’ıyla bir mahalleden geçiyordu. Park etmiş arabaların arasından yola fırlayan bir çocuk olabilir düşüncesiyle dikkatini daha çok yol kenarına vermişti. Bir şeyin yola fırladığını görünce hemen fren yaptı ama aracı durana kadar geçen mesafede yola sandığı gibi bir çocuk fırlamadı. Bunun yerine, arabasının yan kapısına büyükçe bir taş çarptı.

Adam hızlıca frene yüklendi ve taşın atıldığı boşluğa doğru geri geri gitti. Çok sinirlenmiş olan genç adam arabasından fırladı ve taşı atan çocuğu kaptığı gibi yakında park etmiş bir arabanın gövdesine yapıştırdı. Bunu yaparken de bir yandan bağırıyordu:

“Sen ne yaptığını sanıyorsun serseri? O gördüğün yepyeni ve pahalı bir araba” Küçük çocuk üzgün ve suçlu bir tavır içindeydi.

TA?I DYKKAT ÇEKMEK YÇYN ATTIM
“Ben çok üzgünüm ama başka ne yapabilirdim, bilemedim. Taşı attım çünkü dikkatinizi çekmek istedim. Çünkü işaret etmeme rağmen diğer arabalar durmadı.” diyen çocuk, park etmiş bir aracın arkasını işaret etti: “Ağabeyim orada yerde yatıyor. Yokuştan aşağı yuvarlandı, tekerlekli sandalyesinden düştü ve ben onu tek başıma kaldıramıyorum.”
Çocuğun şimdi hıçkırıklardan omuzları sarsılıyordu ve şaşkın şaşkın bakan genç adama sordu: “Onu kaldırıp tekerlekli sandalyesine oturtmama yardım edebilir misiniz? Sanırım ağabeyim yaralandı ve benim için çok ağır.”
Genç yönetici boğazındaki düğümden yutkunarak kurtulmaya çalıştı. Yerde yatan sakat çocuğu kaldırıp tekerlekli sandalyesine oturttu, cebinden mendilini çıkartıp, yara ve sıyrıkları dikkatlice silmeye çalıştı. Bir şeyler söyleyemeyecek kadar duygulanmış olan genç adam, ağabeyinin tekerlekli sandalyesini iterek uzaklaşan çocuğun ardından bakakaldı.
JAGUAR’I HYÇ TAMYR ETTYRMEDY
Jaguar marka arabasına geri dönüşü çok zaman aldı ve yol ona çok uzun geldi. Gıcır gıcır arabasının yan kapısında taşın bıraktığı izi hiçbir zaman tamir ettirmedi. Oradaki izi, yüreğine fısıldayan şu mesajı hiç unutmamak için sakladı:
“Hiçbir zaman yaşamın içinden, seni durdurmak ve dikkatini çekmek için birilerini taş atmaya mecbur bırakacak kadar hızlı geçme. Tanrı ruhumuza fısıldar ve kalbimizle konuşur. Bazen onu dinlemek için vaktimiz olmuyorsa, işte böyle bize taş fırlatmak zorunda kalır. Fısıltıyı dinle duyamıyorsan o zaman da taşı bekle. Seçim senin...”

X