Gündem Haberleri

GÜNDEM

    Fırat: Asker görme kararını vermek TBMM'ye aittir

    A.A.
    26.08.2006 - 19:06 | Son Güncelleme: 26.08.2006 - 19:06

    AK Parti Genel Başkan Yardımcısı Dengir Mir Mehmet Fırat, Cumhurbaşkanı Ahmet Necdet Sezer'in “Türkiye'nin Lübnan'a askeri güç göndermesine karşı olduğu” yolundaki açıklamasını saygıyla karşıladığını belirterek, “Ancak Anayasaya göre asker sevk etme yetkisi sivil iktidara, kararı vermek TBMM'ye aittir” dedi.

    Fırat, Mersin Gazeteciler Cemiyetinde düzenlediği toplantıda, gazetecilerin Cumhurbaşkanı Sezer'in Lübnan'a asker gönderilmesine ilişkin dün yaptığı açıklamaları sorması üzerine, Türkiye'nin ekonomisiyle siyasetiyle kültürüyle askeri gücüyle büyük ve güçlü bir ülke, uluslararası güç olma yolunda ilerleyen bölgesel bir güç olduğunu söyledi.
    Bunun da gerek ve yükümlülüklerinin bulunduğunu ifade eden Fırat, ”Kanaatime göre bunları da yerine getirmek durumundadır. Yaşanan gelişmelere gözümüzü kapatarak 'Ben karışmıyorum' deme gibi bir lüksümüz yok” diye konuştu.
    Cumhurbaşkanı Sezer'in demecini gazetelerden okuduğunu belirten Fırat, şunları kaydetti:
    “Cumhurbaşkanımız, Türkiye'nin Lübnan'a askeri güç göndermesine karşı olduğunu söylüyor. Bunu saygıyla karşılıyorum. Fakat Anayasaya göre asker sevk etme yetkisi sivil iktidara aittir. Kararı vermek TBMM'ye aittir. Bir milletvekili olarak onu dinlerim, köşe yazarlarını da okurum. Ancak kararı vicdanıma sorarım. Türkiye'nin menfaatlerini ve dünyadaki durumunu tartar, kararımı ona göre kullanırım. Hiç kimsenin tesiri altında kalarak kullanmam. 1 Mart Tezkeresi'nde de aynısı olmuştur.
    İnanıyorum ki devlet denilen mekanizmada krallıklardan, imparatorluklardan farklı olarak danışma mekanizmaları vardır. Demokratik ülkelerde böyledir. Bunlardan biri de Milli Güvenlik Kuruludur (MGK). MGK bir danışma merciidir. Karar mercii değildir. Burada yapılan toplantıların içeriği gizlidir. Bunu açıklamak da suçtur. Sayın Cumhurbaşkanı da MGK'nın başkanıdır. İnanıyorum ki geçtiğimiz haftalarda toplanan MGK'nın ana gündem maddelerinden biri de Orta Doğu'da yaşanan olaylardır. Bunlar uzun uzun tartışılarak, bazı düşünceler aktarılmıştır. Bu düşüncelerin orada kalmasının daha uygun olduğu kanısındayım. Bence devlet adabı bunu gerektirir.”

    -“ŞARTLAR OLUŞURSA LÜBNAN'A ASKER GÖNDERİLEBİLİR”-

    Belli şartların oluşmasıyla Lübnan'a asker gönderilebileceğini belirten Fırat, şöyle devam etti:
    “Lübnan'da Barış Gücü iştirakine şartlarımızdan birincisi, BM liderliğinde taraflar arasında kesin bir ateşkes sağlanmasıdır. Şu anda Lübnan'da geçici bir ateşkes var. Bu şartlar içinde gitmeyiz diyoruz. İkincisi, Afganistan'da, Kıbrıs'ta olduğu gibi barış yapıcı değil, barışı devam ettirici bir gücün içinde yer alırız. Üçüncü şartımız ise Hükümet TBMM'ye gidip izin almadan böyle bir gücü gönderme yetkisine sahiptir. Fakat biz bunu da kullanmayız. Bunu TBMM'ye taşır, tartışır, çıkacak karara göre hareket ederiz.
    Bu şartlar oluştuğu takdirde, şahsen ben reyimi askerin gitmesi yönünde kullanırım. Ama askerin ne şekilde gideceğini teknik bilgiye sahip olan komutanlarla oturur konuşur, danışırız.”
    Fırat, bir gazetecinin “bu konuda grup kararı alır mısınız?” sorusunu ise ”AK Parti olarak bugüne kadar tek bir grup kararı almadık. Irak'ta da almadık. Hiçbir şekilde almadık. Hatta tavsiye kararında dahi bulunmadık. Bu bizim demokrasi anlayışımız. O gün de grup kararı almayız. Ama grubumuzu toplar tartışırız ve orada bir mutabakat olur. Kararımızı verdikten sonra da beraber hareket ederiz” diye yanıtladı.

    -“3 KASIM 2002 ZAFER DEĞİL, İBRET GÜNÜDÜR”-

    AK Parti Genel Başkan Yardımcısı Fırat, “3 Kasım 2002” seçimlerinin tarihi bir zafer günü olarak değil de bir ibret günü olarak algılanması gerektiğini söyledi.
    “Hiçbir şey eskisi gibi olmayacak” diyerek yola çıktıklarını ifade eden Fırat, şunları kaydetti:
    “Eğer o gün bu halk iktidarda kalan birilerini sandığın dibine gömmüşse aynı hareket ve aynı davranışları göstermemiz halinde bizi de aynı yere koymakta tereddüt etmez. Bu nedenle de AK Parti olarak milletvekillerinden, TBMM'deki çalışmaların artan kalan zamanlarında bölgelerine giderek vatandaşların sorunlarını dinleyip çözmelerini istiyoruz. TBMM'nin tatile girmesiyle milletvekillerimiz hazırlanan program doğrultusunda teşkilatlarla birlikte bölgelerinde çalışarak rapor hazırlıyorlar. Ve biz de bunu ciddiyetle inceliyoruz. İşte yaptığımız bu çalışmalar, siyasetin eskisi gibi olmadığının göstergesidir. Artık siyasette, sosyal hayatta, ekonomide, demokratik yaşamda hiçbir şey eskisi gibi değil. Türkiye, yepyeni bir safhaya girmiştir. Bu yeterli mi derseniz, hayır değildir. Daha alınacak çok yol var.”
    Etiketler:
    

      EN ÇOK OKUNANLAR

        Sayfa Başı