Türkiye'nin en iyi köşe yazarları en güzel köşe yazıları ile Hürriyet'te! Usta yazarlar ve gündemi değerlendiren köşe yazılarını takip edin.

Fink ata ata

Denizli, Alex’in markajına Fink’i vererek F.Bahçe’yi bitirdi. Alman, sambacının topla bağlantısını kesti. Top takımındayken de boşa çıktı. Nefis de bir gol atarak farkı getiren adam oldu.

MUSTAFA Denizli, eski ve çok basit bir taktikle Fenerbahçe’yi bitirdi. Daum’da buna karşı hiçbir şey yapamadı. Mustafa ne mi yaptı? En ileri uçta oynayan Kazım Kazım’ın bir arkasında görev yapan Alex’in markajına Fink’i verdi. Fink, Fenerbahçe’nin hücumlarında Alex’e yanaştı, onun topla bağlantısını kesti. Asıl yaptığı iş bundan sonraydı. Topu Beşiktaş kapınca, Fink boşa çıktı. Ama bu sefer Alex, Fink’i kovalamadı. Siyah beyazlılar her topu Fink’e oynadılar. Fink de fink attı. İbrahim Üzülmez’in ortasına da nefis vurup, nefis bir gol atarak farkı getiren adam oldu. Peki Fink’ten başka kim vardı? Ernst. Tam bir Alman malı. Pres yaptı, top kaptı, gerektiğinde boş alanlardan hücuma çıktı. Yani tıkır tıkır işledi. Diğerleri de bu ikiliye yardım edince, 3-0’lık skor çıktı ortaya.

Kazım, Ferrari ile baş edemedi

Peki Fenerbahçe’de köşebaşı adamlar kimlerdi? Birincisi Emre. Her pozisyonda sinirlendi. Hem rakibe hem de hakeme konuştu. Takımının oyundan düşmesini sağladı. İkincisi de Kazım Kazım’dı. Ferrari gibi biraz akıllı ve iyi kademeye giren bir santrhafı karşısında bulunca, onunla dalga geçemedi. Topla üstüne gidemedi. Onu geçemedi. O, santrhafları sinirlendireyim derken, kendisi sinirlendi. Kırmızıyla da dışarıyı boyladı. Diğerleri ne yaptılar? Hiçbir şey.
Beşiktaş’da başı çeken ikili ve onlara kötü oynamadan yardım edenler, Fenerbahçe’de kötü oynayarak takımı eksiye götürenler ve onlara kötü oynayarak yardım edenler vardı dün gece.

Denizli formda Daum formsuz

Mustafa’nın ikinci yarıda Tello’yu sağ içte oyuna başlatıp gezdirerek oynatması, Fenerbahçe defansının kafasını iyice karıştırdı. Dün gece formda olan Denizli, formsuz isim ise Daum’du.
Statta pankartlar,  Beşiktaş seyircisinde de aşırı hareketler yoktu. Ufak da olsa polisiye hareketler işe yaramış. Yalnızca, “Yeter Demirören yeter” diye bağırdılar. Yönetimlerine küfür etmediler.
Hakem, maçı biraz tempolu idare etmeye kalktı. Bence de doğru yaptı. Bunu yaparken bazı pozisyonlar kaçmadı mı?. Kaçtı ama olabilir. Gökhan Gönül ile İbrahim Üzülmez ikilisinin girdiği bir pozisyon var. Penaltı düdüğünü çalsa kimse bir şey diyemez. O yorumunda “Devam” dedi. Onun haricinde de maçta öyle aman aman bir pozisyon olmadı.
Beşiktaş bu ligin defans anlayışı olarak en istikrarlı takımı. En uçtan, geriye kadar herkes hücum pres yapıyor ve yardımlaşıyor. Fenerbahçe maalesef bunu yapamıyor. Sarı lacivertliler gol yollarında tıkanınca, işte bu hale düşüyorlar. Zaten futbolun da güzelliği burada.

N’oldu şimdi?

“Beşiktaş’tan bir cacık olmaz. Denizli takımı iyi çalıştırmıyor” diyorlardı. N’oldu şimdi? Beşiktaş geldi, tepeye yerleşti. N’oldu o, “Bizi iyi çalıştırmıyor” diyen Beşiktaşlı oyuncu? Herhalde sakatlarda. Zaten ayakları çalışsaydı uluorta hocası için konuşmazdı. Hiç olmazsa ciklet çiğnerdi. Onu bile yapamamış. Sahada oynayan arkadaşları onu utandırmışlardır. Bence İbrahim Üzülmez, hem bu olay için çıkıp konuşmasıyla hem de dünkü oyunuyla hocasının altını oyan takım arkadaşına en güzel cevabı vermiştir. Futbolcu ne zaman yaşlanırsa, yaşlı
kadınlar gibi dedikodu yapmaya başlar. Çünkü onun ayakları çalışmıyordur da ondan.

X

YAZARIN DİĞER YAZILARI