Eğitim Haberleri

    Fındık bahçesi yerine okula gidiyorlar

    AA
    27.08.2014 - 12:34 | Son Güncelleme:

    Düzce'nin Akçakoca ilçesine bağlı Beyören ve Melenağzı köylerinde yürütülen "Fındık Bahane, Çocuklar Şahane Projesi"yle mevsimlik tarım işçilerinin çocukları, özel öğretmenler tarafından yeni eğitim-öğretim yılına hazırlanıyor.

    İlçede iki köyde eş zamanlı uygulanan proje kapsamında 120 öğrenci, okullar açılmadan önce öğretmenleri eşliğinde eksiklerini tamamlıyor.

    Akçakoca Belediye Başkanı Cüneyt Yemenici, projeyi çok önemsediklerini belirterek, "İki gün önce 113 öğrenci vardı, bugün 120'ye çıktı. Bu kardeşlerimiz fındıklık yerine ait oldukları okula gidiyor. Normal eğitim öncesinde de burada açıklarını, eksikliklerini kapatıyorlar" dedi.

    Proje yürütücüsünün Genç Hayat Vakfı olduğunu anlatan Yemenici, öğretmenlerin yaz tatiline gitmek yerine, sosyal sorumluluk projesinde yer almayı tercih ettiklerini dile getirdi.

    Öğrencilerin hem eğitim aldıklarını hem de oyun oynadıklarını belirten Yemenici, şunları söyledi:

    "Sloganları da çok güzel, 'fındık bahane, çocuklar şahane'. Öğrenciler, servisle buraya geliyor. Muhtarlarımızla ve dayıbaşılarıyla da irtibata geçtik. Sayı daha da artacaktır. Bu bir ayda kardeşlerimiz eğitim noktasındaki eksikliklerini tamamlayacak. 16 yaşından küçük çocukların ait olduğu yer eğitim yuvalarıdır. Tarlaya gitmemeleri ve çalışmamaları lazım. Şu anda istediğimiz sayıya tam ulaşamadık ama bunun ne olduğunu öğrendikçe aileler de buraya yönlendiriyor."

    Projeye katılan çocukların 8 aylık okul hayatı boyunca Genç Hayat Vakfından burs alacağını ifade eden Yemenici, bunun aileler için de teşvik unsuru olduğunu anlattı.

    "Aileler, başta şüpheyle yaklaştılar, belki ama bizler anlattıktan ve kendileri de olayı gördükten sonra çocuklarını gönderiyor" diyen Yemenici, "Burada benim dikkatimi çeken bir şey daha var, kız öğrencilerimizin sayısının fazla olması. Bu da bizi çok mutlu etti gerçekten. 6 ve 16 yaş arası her gruptan öğrenci var. Çeşitli branşlarda eğitimlerini tamamlıyorlar. Bizi çok heyecanlandırdı. Bildiğim kadarıyla üç sene devam edecek bu proje ama yetkililerle görüşeceğim, sürekli hale getirirsek, çocuklar ait oldukları yerde kalmış olur" şeklinde konuştu.

    Genç Hayat Vakfı Genel Müdürü Uğur Gülderer de projenin tarımda çocuk işçiliğinin önlenmesi için planlandığına dikkati çekti.

    "Projenin amacı, mümkün olduğu kadar fındık bahçelerinden çocukları çekmek ve yaz okulu formatında onları bir araya getirmek" ifadesini kullanan Gülderer, projede 300 öğrenci kapasitelerinin olduğunu ancak şu anda yarısına ulaştıklarını belirtti.

    Mevsimlik işçilerin cumhurbaşkanı seçimi dolayısıyla geç geldiklerini aktaran Gülderer, 12 yaş üstü çocuklara fındık bahçelerinde çalışmamaları şartıyla okul boyunca burs verdiklerini vurguladı.

    Gülderer, şunları söyledi:

    "Okula devam ettiği sürece 12 yaş ve üzerindeki çocuklara, aylık 100 lira burs imkanı var. Bahçede çalışırsa aldığı paraya eşit oluyor. Aileler için teşvik olsun istedik. Burada çocukların günleri eğlenceli geçiyor. Hem yorulmayacaklar, kişisel gelişimleri etkilenmeyecek, fiziksel olarak zorlanmayacaklar hem de çocukluklarını yaşayacaklar. Burada birlikte kahvaltı ediyoruz. Ara öğünlerimiz, öğle yemeği var. Servislerle alınıp getiriliyorlar. Güvenli bir ortamda, İlçe Milli Eğitim Müdürlüğü ile ortaklaşa bu çalışmayı yapıyoruz.

    Önümüzdeki yıl biraz daha genişletmeyi planlıyoruz. Üç yıllık bir proje bu, sonuçta bir model çıkmasını hedefliyoruz. Kışın çocukları takip etmek için onların geldiği ilçelere ziyaretler yapacağız. Çocukların izleme değerlendirilmesi de yapılacak. Bir dahaki sene gelmek istiyorlar mı, ailelerin tutumu ne olacak, bunları da takip ediyor olacağız."

    Şırnak'ın Cizre ilçesinden ailesiyle Akçakoca'ya gelen 13 yaşındaki Nur Bahar, burada bulunmaktan mutluluk duyduğunu dile getirerek, "Cizre'den geldiğimizde hocalarımız dayımın evine gelip, 'fındık bahane, çocuklar şahane' dediler. Burs imkanı olduğunu söylediler. Öğretmenlerimiz de burası da çok iyi. Günlerimiz eğlenceli geçiyor, burayı sevdim" değerlendirmesinde bulundu.

    Geçmişte ailesiyle mevsimlik tarım işçiliği yaptığını belirten gönüllü öğretmen Gülay Yalnızkurt da anaokulu öğrencileriyle ilgilendiğini anlattı.

    "Beni gönüllü yapmaya iten şey, az çok onlarla aynı kültüre sahip olmam, duygularını anlayabilmem" diyen Yalnızkurt, şöyle konuştu:

    "Ben de konuyla ilgiliyim. Verimli olabileceğimi ve çocuklara bir şeyler katabileceğimi düşündüm, bu yüzden de gönüllü olmayı istedim. Geçmişte ben de fındık işçiliği yaptığım için çocuklarla daha iyi anlaşabileceğimi, duygularını, isteklerini daha iyi anlayabileceğimi düşündüm. Amaçlanan şeye yakınlaştığımızı düşünüyorum. Çocuklar her geçen gün biraz daha ortama ayak uyduruyor. Biraz daha iletişimi bizimle daha iyi oluyor."

    Etiketler:
    

    EN ÇOK OKUNAN HABERLER

      Sayfa Başı