Finansinvest: Bu hava sürerse şirketlerin kárları patlayacak

Hürriyet Haber
19.12.2001 - 00:00 | Son Güncelleme:

Borsa şirketlerinin kárlarında önemli artışlar beklediklerini dile getiren Finansinvest Genel Müdürü Gordon, 2002'yi ‘‘radikal kár yılı’’ olarak nitelendirdi. Borsa endeksi için ‘‘ilk ayda 17.500’’ öngörüsünde bulunan Gordon'a göre, bunların gerçekleşmesinin tek şartı hükümetin yakaladığı olumlu trendi sürdürmesi. Finansinvest Genel Müdürü Didem Gordon, projeksiyonlarıa göre 2002'nin şirket kárlılıklarında önemli artışların yaşanacağı bir yıl olacağını söyledi. Gordon'a göre, ‘‘2002'de borsanın alternatifi olmayacak.’’ İyimser beltilerine karşın ‘‘Gelecek ek kaynağın tutarından çok Ankara'nın tutumu daha önemli’’ diyen Gordon, yakalanan bu olumlu trendin devamı için hükümetin performansını devam ettirmesinin verdiği sözleri tutmasının şart olduğunu vurguladı. Ekonomide olumlu gelişmeler ve bu bana bağlı olarak olumlu beklentilerin satın alınmaya başladığını söyleyen Gordon, bu iddialarının dayanaklarını ise, şöyle açıkladı: ‘‘Küçülme yılından büyüme yılına geçeceğiz. ikincisi ek kaynakla birlikte Türkiye'nin iç ve borç çevirebilme problemi olmayacak. Bu hem Türkiye riskini azaltıyor olması nedeniyle yerli, hem de yabancı yatırımcı açısından çok önemli. Türkiye riskinin azalması borsanın da riskli bir yatırım aracı olmasını ortadan kaldıracak.’’ZARARDAN KÁRA DÖNÜŞGordon, Finansinvest analizlerinin 10 milyar dolarlık ek kaynağa dayandırarak hazırladıkları senoryaya göre, borsa şirketlerinin kárında da önemli gelişmeler beklediklerini belirtti. Piyasa değeri 50 milyon doların üzerindeki halka açık şirketleri incelediklerini ve İMKB-100'ün yüzde 98'ini oluşturan bu şirketlerde önemli kár artışı beklediklerini kaydeden Gordon'un öngörüsüne göre, 2002'in üçüncü çeyreğinde net zararları 302 milyon dolar olan bu şirketlerin kárı 2002'nin birinci çeyreğinde 139 milyon dolar olarak gerçekleşecek. Özellikle bu gruptaki 28 endrüstri şirketinde çok önemli kar sıçraması olacak. Gordon'un bu kár beklentisinin dayanakları ise şöyle: Şirket bilançolarında, devalüsyondan dolayı finansal giderlerdeki artış çok büyük bir etken oldu. Zararların büyük bir kısmı da bundan dolayı oluştu. 2002 yılında herhangi bir devalüasyon endişesi ve böyle bir risk yok. Ekonomideki gelişmelere bağlı olarak şirketlerin satışlarında dolar olarak reel bir büyümei söz konusu. Şirket kárlılıkları bunu yansıtacak. Bu yıl fiyat/kazanç oranları çok geriledi, gelişmelere göre 2002'de bu oran çok düşük olmayacak. Şirketlerin çok daha kolay ve çok uzun vadeli daha ucuz fon bulma imkanları artacak. Bu beklentiler borsada, henüz satın alınmış değil. Yıl sonu bilançolarına göre beklentiler şekillenecek ancak, şu anda trend yukarı doğru. BORSADA YÜZDE 50 GETİRİBu beklentilerinden yola çıkan Gordon'un borsa endeksine ilişkin tahmini, orta vadeli beklentisi 17.500 olması ve bir yıl içinde de 27.000'e ulaşması yönünde. Bunun dolar bazında 1 ile 1.3 sent arasına geldiğni söyleyen Gordon, ‘‘Bu da nereden bakarsanız bakın dolar bazında yüzde 40-50'lik getiri demektir’’ diye konuytu. Bir miktar kár realizasyonu yaşanmasını son derce normal'' bulan Gordon, endekse ilişkin şunları söyledi:‘‘Borsada bundan sonra büyük bir düşüş beklemiyoruz. Sürekli aynı hızda çıkmayabilir, arada bir nefes alacaktır, inişler çıkışlar yaşanacaktır ama düşüş trendinin tamamen krıldığını rahatlıkla söyleyebiliriz.’’Hiç halka arzın yapılmadığı bu yılın ardından, bu alanda da önemli hareketlilik olacağını söyleyen Gordon, şu anda İMKB listesinde 12 tane bekleyen proje bulunduğunu, başvurulup sonra geri çekilen 20 proje daha olduğunu hatırlattı. Bunların dışında başka hazırlıklar yapıldığını da dile getiren Gordon, beklenen özelleştirmeler ile bu yılın daha aktif bir yıl olacağını kaydetti. Borsanın son bir aydır gösterdği performans ise, Türkiye'ye kayıtsız olan yabancı yatırımcıların da dikkatini çekleye başladğını söyleyen Gordon, ‘‘Olumlu beklentilerin olduğu bir piyasada, Türkiye riskinin azaldığı bir dönemde mutlaka yabancıların portföy yatırımları artacaktır’’ diye konuştu.Yatırımcı için hareket zamanı Didem Gordon'a göre, mantıklı yatırımcı için ‘‘harekete geçme zamanı’’ geldi. Şu ana kadar ‘‘getirisi olmasın ama param değerini korusun’’ diyen yatırımcının bundan sonra risk/getirisi dengesini gözeterek ‘‘alternatifsiz’’ olarak nitelendirdiği borsaya yönelmesinin mümkün olduğunu söyleyen Gordon'un tavsiyeleri şöyle:Hiçbir yatırımcıya paranızın hepsini borsada değerlendirin denilemez. Orta vadede hisse senedi riski alabilen ve kısa vadede nakite dönmeyi düşünmeyen yatırımcı portföyünün yarısını borsada değerlendirebilir. Geri kalan kısmını da bono, repo gibi TL enstrümanlarda tutabilir.Çok kısa vadeli yatırımcılar, ağırlıklı olarak A tipi fonlara yönelebilir, dilediği zaman nakite dönebilir. Portföyünün yüzde 35-40'ını hisse senedinde tutabilir. Geri kalanını diğer TL enstrümanlarda değerlendirebilir. Gordon'un tavsiyeleri arasında dövize yer yok. Dövizi bir yatırım aracı olarak görmeyen ve kriz döneminde yatırımcının parasının değerini korumak amacıyla dövize yöneldiğini söyleyen Gordon, ‘‘Döviz bir yatırım anacı olarak hiç cazip değil. Dünyanın her yerinde dövize labaliceğin yıllık getiri en fazla yüzde 4-5, bu da eğer bir banka da mevduat olarak tutarsanız’’ diye konuştu.
Etiketler:

EN ÇOK OKUNAN HABERLER

    Sayfa Başı