Gündem Haberleri

GÜNDEM

    'Filistin'e ekonomik terbiye demokratik olmaz'

    Hürriyet İnternet
    21 Şubat 2006 - 12:14Son Güncelleme : 21 Şubat 2006 - 17:41

    Başbakan Recep Tayyip Erdoğan, Filistin'de Hamas'ın işbaşına gelmesine misilleme olarak ekonomik yaptırım uygulama kararını eleştirerek, "Filistin halkını ekonomik bir yöntemle terbiye edecek olursa bunun adı demokrasi olamaz. Bu, Filistin halkına saygısızlık olur" dedi.

    Erdoğan, AKP grup toplantısında yaptığı konuşmada, Hamas heyetinin Türkiye ziyaretini eleştiren muhalefet ile İsrail'e yanıt verdi.

     

    Türkiye'nin içerde güçlendikçe dışarıda da gücünün arttığını kaydeden Erdoğan, Türkiye'nin artık soğuk savaş dönemde olduğu gibi savunmacı ve pasif bir dış politika izlemediğini anlattı.

     

    Türkiye'nin Genişletilmiş Ortadoğu ve Kuzey Afrika İnisiyatifi'nde izlediği aktif dış politika dolayısıyla görev aldığını dile getiren Erdoğan, Türkiye'nin özellikle Ortadoğu'daki sorunlara kayıtsız kalamayacağını ifade etti.

     

    İSRAİL'E ELEŞTİRİ

     

    Filistin'de Hamas'ın işbaşına gelmesine misilleme olarak İsrail'in ekonomik yaptırım uygulama kararını eleştiren Başbakan Erdoğan, "Filistin halkını ekonomik bir yöntemle terbiye edecek olursa bunun adı demokrasi olamaz. Bu Filistin halkına saygısızlık olur" dedi.

     

    CHP ve medyanın Hamas'ın Türkiye ziyaretini kendisinin danışmanlarının yönündeki eleştiren Erdoğan, bu ziyaretin hükümet tarafından planladığını belirtti.

     

    Ortadoğu'da doğru zamanda doğru adımı attıklarını ve bunun için kimseden icazet almaya ihtiyaçlarını olmadığını belirtti.

     

    HAMASA'A VERİLEN MESAJLAR

     

    Erdoğan, şöyle devam etti:
      
    “Bizim, bundan sonraki süreci iyi değerlendirip, iyi okumamız  gerekiyor. Dolayısıyla zaman zaman siyasetin içinde maalesef tribünlere verilen mesajlar olur. Halka farklı mesajlar verilmiş olur. Ama zaman bir çok şeyi demokrasi içinde halleder. Bunda da sabırlı olmak gerekir. Nitekim Türkiye, ziyarette; gerek Genel Başkanvekilim, gerek Başbakan vekilim, yaptıkları görüşmelerde tüm insanlığın beklentisi olan mesajları, gelen Filistin heyetine vermişlerdir. Verilmesi gereken neyse vermişlerdir.
      
    Belki de Türkiye'nin dışında başka ülkelerin veremeyeceği mesajları vermişlerdir. Mesajlar, samimiyetle verilmiştir. Bu mesajların içinde şiddetin terk edilmesi vardır, yol haritasının kabulü vardır, İsrail ile masaya oturulması vardır; bir dayanışma ruhunun Ortadoğu'ya egemen kılınması, barışın esas alınması vardır. Bütün bunlar konuşulurken aynı zamanda demokratik sürecin barışa endeksli olması vardı.

     

    Bütün başlıklar altında ortaya konulan telkinler, bölgede neyi amaçladığımızın, neyi beklediğimizin de açık ifadesidir. Kaldı ki Türkiye, İsrail ve Filistin ile bugüne kadar olan görüşmelerini; ama siyasi, ama askeri, ama ticari, ama kültürel, bundan sonra da yürütecektir. Yürütmeye devam edecektir. Türkiye'de bazı iç politikada oynayanlar, 'efendim, işte biz de bunu istiyoruz ama...' Aması ne? Zaten Türkiye ne çektiyse bu amadan çekti. Biz iş yapmanın, netice almanın gayreti içindeyiz. Ondan sonra atı alan Üsküdar'ı geçiyor.”
            
    “BUNUN KARARINI BİZ VERİRİZ”
      
    Erdoğan, Hamas heyetinin Türkiye'ye gelişi ve temaslarını eleştirenlere yönelik, “Siyasetin içinde olan, gerek ana muhalefet gerekse diğerlerine sorarak, 'ne zaman yapalım bunu?', bunu onlarla mı kararlaştıracağız? Veyahut da 'ne zaman gelecekler' bunun kalkıp onlara tarihini mı bildireceğiz? Müsaade etsinler de ne zaman, kimlerle, nasıl yapacağımızı biz karar verelim” dedi.
      
    Basının, bu görüşmelerle ilgili tavrını da eleştiren Erdoğan, şunları kaydetti:
      
    “Yarın atılacak başlıkları da anlıyorum. Bazı medya gruplarının, bizim adımıza bu görüşmeleri örgütleyen, planlayanın bizim müşavirlerimiz olduğuna yönelik attıkları başlıklar, gösterdikleri hedefler de çok çirkindir, ahlaki değildir. Bir defa bunun kararını biz veririz.

     

    "CHP BUNU HER ZAMAN YAPIYOR"

     

    Ayrıca, efendim Dışişleri'nin bundan haberi yokmuş. Özellikle CHP, bunu her zaman yapıyor. Çünkü onların da herhalde kendilerine göre haber kaynakları var. 'Dışişleri'nin haberi yokmuş'. Bunların hepsi hilafı hakikattir, doğru değildir. Dürüst davranmıyorlar. Gerek Dışişleri Bakanımız, gerekse parti mensuplarının yaptıkları görüşmelerden önce, bildiğiniz gibi Dışişleri Bakanlığı yetkilileri gelen heyetle görüşmeler yapmıştır. Hiçbir şey gizli kapaklı değildir, her şey açıktır. Bunlar kendi alışkanlıklarını bizde görmek istiyorlar. Bu noktada biz çok rahatız. Çünkü, adımlarımızı samimiyetle atıyoruz. Bundan sonra da samimiyetle atmaya devam edeceğiz.”

    Etiketler:
    

      EN ÇOK OKUNANLAR

        Sayfa Başı