Gündem Haberleri

    Filistin belgeleri: Filistinli liderler 6 milyon mültecinin hakkını görmezden geldi

    El Cezire/Guardian
    25.01.2011 - 09:57 | Son Güncelleme:

    Filistin belgeleri, sayıları neredeyse 6 milyonu bulan Filistinli mültecilerin, yapılacak bir barış anlaşmasında İsrail’e geri dönmeleri hususunda neredeyse tamamen gözden çıkarıldığını gösterdi. Filistinli müzakereciler, yaptıkları gizli anlaşmalarda, milyonlarca mülteciden sadece 10 bin tanesinin aileleriyle terk ettikleri topraklara geri dönmesini kabul etti.

    Dünya gündeminin nabzı Planet'te atıyor  

     

     

     

    Dahası, Filistinli liderler, kamuoyu önünde dile getirilen karşıt görüşlere rağmen, İsrail’in kendisini açık bir şekilde Yahudi devleti olarak tanımlamasını kabul etti.

     

    Öte yandan, Filistin Yönetimi’nin “propaganda oyunu” olarak nitelendirdiği, belgeler Batı Şeria’da protesto gösterilerine neden oldu.

     

    Belgelerde, Filistinli mültecilerle ilgili görüşmelere dair detaylar şunlar:

     

    Dönemin İsrail Başbakanı Tzipi Livni, 2007 ve 2008 yıllarında İsrail’in Arap vatandaşlarının gelecekteki Filistin devletine transfer edilmesi konusunda ısrar etti. Livni, bu transferi, İsrail’de bulunan Filistin köyleriyle, Yahudi yerleşimler arasında yapılacak takasın bir parçası olarak gündeme getirdi.

     

    Dönemin ABD Dışişleri Bakanı Condolezza Rice, 2008 yılında Filistinli mültecilerin Güney Amerika’ya yerleştirilebileceği teklifinde bulundu. Rice, Filistinli mültecilerin transfer edilmesi konusunda“Şili ve Arjantin gibi ülkelerin katkı sağlayabileceğini” belirtti.

     

    Belgelerde en ilgi çeken detaylardan bir tanesi, Livni’nin 2007’de Filistinli müzakerecilere söylediği sözler. Livni, “uluslararası hukuka karşı olduğunu, bu yasaların görüşmelere referans olamayacağını belirtti” ve şu ifadeleri kullandı: “Ben bir hukukçuyum… Ancak hukuka, özellikle de uluslararası hukuka karşıyım.”

     

    ‘İSRAİL’İN SONU OLABİLİR’

    Milyonlarca Filistinli, 1948 yılında “Büyük Felaket” (nakba) olarak adlandırdıkları İsrail’in kuruluşunun ardından evlerini terk etmişti. Bugün birçok İsrailli, Filistinli mültecilerin terk ettikleri topraklara geri dönmesini, demokratik Yahudi devletiyle bağdaşmayan bir unsur olarak görüyor.

     

    Filistin Başmüzakerecisi Saib Erekat’ın, ABD’nin Ortadoğu özel temsilcisi George Mitchell ile Şubat 2009’da yaptığı görüşmede, “Mülteciler konusunda, anlaşma burada” diyerek teklifini sunduğu belirtildi. Erekat ardından, “Olmert, her yıl 1,000 kişi olmak üzere, 10 yıl boyunca mültecilerin geri dönmesini kabul etti” ifadesini kullandı.

     

    Kendisini mülteci olarak kabul eden Abbas’ın da, tıpkı Erekat gibi bu konuda gizli görüşmeler yaptığı da ortaya çıktı. Abbas’ın, “Mülteci rakamları üzerinde konuşulduğunda, İsrail’e 5 milyon, hatta sadece 1 milyon mülteciyi kabul etmesini söylemek mantığa aykırı olur. Bu İsrail’in sonu anlamına gelebilir” dediği belirtildi.

     

    İMTİYAZLARA DEVAM

    15 Ocak 2010’da, Erekat, ABD’li diplomat David Hale’e, “Filistinlilerin İsrail’e, sadece sembolik miktarda mültecinin dönmesini teklif ettiğini” söyledi. Belgeler, mültecilerin geri dönmeleri halinde, İsrail’le yapılacak olası bir barış anlaşması kapsamında oy verme haklarının da ellerinden alınacağını ortaya koydu.

     

    23 Mart 2007 tarihinde Erekat, o dönem Belçika’nın Dışişleri Bakanı olan Karel De Gucht’a, “Diasporanın oy vereceğini hiçbir zaman söylemedim. Bu olmayacak. Referandum Gazze, Batı Şeria ve Doğu Kudüs’teki Filistinliler için olacak. Aynısını Lübnan ve Ürdün’de yapamam” dedi.

     

    YAHUDİ DEVLETİNİN KABUL EDİLİŞİ

    Belgelerde, Erekat’ın, Yahudi devleti tanımının açıkça kabul edilmesi konusunda İsrailli müzakerecilerle yaptığı görüşmede, “Eğer ülkenizi Yahudi devleti veya İsrail olarak adlandırmak istiyorsanız, istediğini seçin” dediği geçiyor. Erekat, kendi çalışanlarına bu hususun “önemsiz bir konu olduğunu” söylemiş.

     

    Öte yandan, Filistinli liderler İsrail’in etnik veya dini olarak tanımlanmasını kamuoyu önünde reddediyor. Ayrıca, İsrail'de yaşayan 1.3 milyon Filistinli de ülkenin "Yahudi devleti" olarak tanımlanmasını kendi ulusal haklarına tehdit olarak görüyor.

     

    Dünya geneline yayılmış olan 6 milyon Filistinli mültecinin 400 binden fazlası Lübnan’da yaşıyor. Burada, temel haklarından mahrum bırakılan mülteciler, mülk alıp satamıyor, 70 iş alanında istihdam edilmiyorlar. Yoksulluk içinde yaşayan bu insanlar, ağırlıklı olarak Birleşmiş Milletler’in (BM) yardımlarıyla geçiniyor.

     

    DÜNYADA ÖNE ÇIKAN TÜM MANŞETLER

     

    Planet'i Facebook'ta takip etmek için:
    http://www.facebook.com/#!/HurriyetPlanet

    Planet'i Twitter'da takip etmek için:
    http://twitter.com/HurriyetPlanet

    Etiketler:
    

    EN ÇOK OKUNAN HABERLER

      Sayfa Başı