Türkiye'nin en iyi köşe yazarları en güzel köşe yazıları ile Hürriyet'te! Usta yazarlar ve gündemi değerlendiren köşe yazılarını takip edin.

Fıkra değil gerçek

BAŞLIKTA özellikle belirttim ki fıkra olduğunu zannetmeyin. Hepsi yaşanmış olaylar...

İsterseniz, kendi kalemlerinden okuyalım.

SABAH 8.30’DA GEL

“Geçen hafta, vergi dairesinden bir memur gelir. Ofiste olmadığımı öğrenince bir ‘görüşme çağrısı’ bırakır. Ofise 18.00’de geldiğimde, sabah 08.30’da vergi dairesine çağrıldığımı öğrendim. Anladım ki ‘çok acil ve önemli’ bir olay var. Hemen sabahki randevularımı iptal ettim. Gece ‘acaba ne olabilir?’ diye düşüne düşüne uyuyakaldım.

Sabah 08.30’da Yeğenbey Vergi Dairesi’ne gittim, meğer mesai 09.00’da başlıyormuş. Neyse biraz bekleyip, ilgili memuru buldum. Bir tebligatımın olduğunu söyledi. İmzalayıp aldım ve heyecanla açtım. Belli ki ‘çok acil ve önemli’ bir durum vardı. İçinden çıkan kağıtta; ‘e fatura olayına geçildiği ve bunun zorunlu olmadığı’ belirtiliyordu!

İşin garip olanı bu ileti posta ile gönderilebilirdi, e-mail olarak da iletilebilirdi. Ama hayır, mükellef ayağa gelecek, bekleyecek. ‘Peki kardeşim zorunlu olmayan bir uygulamayı duyurmak için beni niye sabahın köründe buraya çağırdın?’ diye tepki gösterecektim ama yutkundum ve kendi kendime konuşarak oradan ayrıldım.”

TEŞEKKÜRÜN BÖYLESİ

“Sekreterime bırakılan notta, vergi dairesi müdürünün sabah 09.30’da beni beklediği belirtilmiş. Akşam yemekte, ardından TV izlerken kafamda hep aynı soru vardı; ‘Acaba ne oldu?’. Uykuda karmakarışık rüyalar... Sabahı zor ettim. Canım iyice sıkılmıştı.

09.30’da gidip, Müdür Bey’e ‘Beni çağırmışsınız efendim’ diyerek kendimi tanıttım. O da; ‘Vergi rekortmenleri listesine girmişsiniz. Teşekkür belgenizi vermek için çağırmıştım’ dedi.

Belgeyi alıp uzaklaşırken, kendi kendime ‘teşekkür böyle mi olur?’ diye söyleniyordum.”

BÜYÜK BİR BORÇ

“Maliye’ye ait bir minibüsten inen iki memur sekreterime, vergi borcumun olduğunu ve tebligat yapacaklarını söylemişler. Ardından, tebligatı yaptılar.

Zarfı heyecanla açtım, inanılmaz bir borç!

Sadece 5 kuruş. Evet sadece 5 kuruş!

Elimi yüzüme dayadım ve bunu bana tebliğ etmek için; evrakı düzenleyen memurun ve gelen iki kişinin emeğini, maaşını, kağıdın da zarfın da 5 kuruştan fazla olduğunu, minibüsün yakıtının da 5 kuruştan fazla olduğunu düşündüm.

Sonra yine düşündüm... düşündüm... düşündüm...”

İNGİLTERE ÖRNEĞİ

Örnek olaylar o kadar çok ki...

Başlı başına bir kitap olur.

Bunları düşünürken, 20 yıl geriye gittim.

İngiltere’deyim. Bir vergi dairesine uğrayıp bazı bilgiler almam gerekiyor.

Önce görüşme sıra numarasını aldım. Sıram gelince, ilgili memura yaklaşıp, sorularımı yönelttim. Hepsini tek tek yanıtladı. Bazılarını yanıtlarken, küçük broşürler de verdi.

Teşekkür edip ayrılırken bir de kart uzattı.

- Herhangi bir sorunuz        olduğunda telefonla bu karttaki kişiyi rahatça arayabilirsiniz.

Merak edip sordum:

- Bu bana özel bir kolaylık mı?

- Hayır, bu bizim genel uygulamamız. Mükellefler vergi dairesine gelip, zaman kaybetmesinler. Onlar işine daha çok zaman ayırırlarsa, bize de daha çok vergi öderler, diye düşünüyoruz.

Ayrılırken “İnşallah bir gün bizim ülkemizde de böyle olur” diye düşünmüştüm.

Aradan 20 yıl geçti. Bizde de çok güzel gelişmeler ve yapılanmalar oldu, bazı vergi dairesi müdürleri, rekortmenlere teşekkür belgesini bir de çiçek yaptırıp götürüyorlar ama yukarıdakilerin benzeri olaylar da yaşanabiliyor...

 

X