Gündem Haberleri

    Fikir hürriyeti eziliyor

    Toygun ATİLLA / İSTANBUL
    11.09.2012 - 00:00 | Son Güncelleme:

    OdaTV davasının tutuklu sanıklarından gazeteci Barış Terkoğlu’nun eşi Özge Terkoğlu, 14 Eylül’de görülecek duruşmaya günler kala kamuoyundan bu davanın takipçisi olmasını istedi.

    Özge Terk-oğlu, konuya ilişkin mektubunda, şunları yazdı: “Eşim için değil, kendim için, sizin ve hepimiz için göz göre göre gururumuzu ezmeye çalıştıkları, gerçeği topaç gibi çevirip bizimle oynadıkları için yazıyorum. Lütfen siz de duyun. 14 Eylül’de aklımızın hiçe sayıldığı bir Türkiye’de raporlu bir davada, tutsak günlere gebe olmasın. Gerçeğin değerinin olmadığını görerek ne bir yaşam kurabilir ne de sürdürebiliriz. Yarın çok geç olacak, gerçeğe sahip çıkalım.” Odatv davası 14 Eylül’de 16’ncı Ağır Ceza Mahkemesi’nde görülecek. Tutukluluklarının 19’uncu ayını tamamlayan gazeteciler Barış Terkoğlu, Soner Yalçın ve Barış Pehlivan’la birlikte Yalçın Küçük ve Hanefi Avcı tekrar hâkim karşısında olacak. Özge Terkoğlu, mektubunda davayı özetle şöyle özetledi:
    -  Birbirini tanıyan- tanımayan ama eleştirel bakabilen bir grup gazeteci ve yazar beraber hareket etme iddiasıyla suçlanıyor.
    -  Tek delil sanıkların savcılık sorgusunda ilk kez duyduğu dijital dokümanlar.
    -  Bunlar arasında toplantı süsü verilmiş dokümanlar, sanıkların birlikte çalıştıklarını, beraber muhalefet yaptıklarını iddia eden dokümanlar var. Bu dokümanlar beraber kitap yazmayı, hükümeti eleştirmeyi, davalardaki hukuksuzlukları yazmayı ortak karar verilmiş faaliyetler gibi yansıtmış.
    -  Hukukta ve demokratik ülkelerde yeri olmayan suçlar icat ediliyor. 2 kişinin yan yana gelip eleştirel bir şey yazmaktan korkar hale gelmesi hedefleniyor.
    -  Dokümanların gerçekliği duruşmalarda sınanmıyor, sanıkların örgüt olduklarını kanıtlayacak başka delil aranmıyor.
    -  Dokümanlar savunma tarafından 3 devlet üniversitesi ve yurtdışında inceletiliyor ve bunların sanıklara ait olduğu iddiasını çökerten raporlar ortaya konuluyor.
    -  Mahkemenin TÜBİTAK raporu da virüsün olduğunu, bilgisayarlara virüs nedeniyle dışardan erişilebildiğini ve erişildiğini, kullanıcıların bu dökümanlara erişmediğini ve diğer raporlarda olan birçok illiyet ilişkisini ortadan kaldıran bulguyu içermektedir. Ancak sonunda belgelerin nasıl geldiğini tespit edemediklerini söylemiştir.
    -  Bugün suç olup olmadığı tartışmanın utanç verici olduğu fikir hürriyeti kapsamındaki bir konu silahlı terör suçu kabul edilmekte, bu suçun tek kanıtı olan dijital dokümanlar nedeniyle, bu dokümanlar başka delillerle desteklenmeden, ve dokümanların sanıklar tarafından yazılmamış olduğunu söyleyen 4 savunma bir TÜBİTAK Raporu’na rağmen bir cümlenin belirsizliği altında fikir hürriyeti ezilmeye çalışılmaktadır.

    Etiketler:
    

    EN ÇOK OKUNAN HABERLER

      Sayfa Başı