Fetret Dönemi’ni aşıp yükselişe geçiyoruz

CHP lideri Deniz Baykal, partisiyle ilgili olarak ‘Bir Fetret Dönemi yaşadık. Bunu aşıyoruz. Sağlıklı bir şekilde aşarsak yükselişe geçebiliriz’ dedi.

Önceki gece, Fenerbahçe’deki Borsa Lokantası’nda bir grup gazeteciyle birlikte biraraya geldiğimiz Deniz Baykal ile erken seçimden,turizme uzanan geniş bir yelpazede sohbet ettik.

Sohbet öncesi, Bakırköy’de bir kız öğrenci yurdunun açılışına katılmış olan Baykal, son günlerde partisinin gördüğü ilginin arttığı görüşünde.

‘Edindiğimiz bilgilere göre Bakırköy’da CHP lehine 13 puanlık bir artış söz konusu. Bahçelievler, Sarıyer’de de öyle’ diyor.

Baykal, Sarıyer’de bir süre önce gittiği ‘Kahraman’ adındaki balıkçıda halkın sevgi gösterisiyle karşılaşmış.

Pek memnun.

‘Çektiğim fotoğraflar çok olumlu’ diyor.

Baykal’a göre, bu ilginin arkasında yatan en büyük neden halkın AKP iktidarından duyduğu rahatsızlık.

‘AKP kırılma noktasında. Halkın hayal kırıklığı partiye de yansıyor haliyle...’

Peki Baykal halkın AKP iktidarından soğuduğunu nereden çıkartıyor?

‘Hayal kırıklığı Anadolu’da, kırsal kesimde başladı. Çiftçilerle konuştuğum zaman iktidardan beklentilerinin boşa çıktığını anlatıyorlar. AKP’nin tarım politikası çiftçiye darbe vurmuş. Biz aylardır tarım üzerine çalışmalar yapıyoruz...’

YOLSUZLUK YAĞ LEKESİ GİBİ

CHP liderinin ‘hayal kırıklığı’ açısından üzerinde durduğu ikinci nokta AKP’nin ‘ulusal duyarlılıkları’ göz ardı etmesi.

Nedir bunlar?

Alt kimlik-üst kimlik tartışmaları, Irak, Kıbrıs, uluslararası şirketlerin, Ofer’lerin filan talepleri.

Üçüncü nokta ise ‘yolsuzlukların’ bir yağ tabakası gibi yavaş yavaş su yüzüne çıkması ve AKP kadrolarını giderek sıkıştırması.

Baykal, yolsuzluklarla ilgili olarak diyor ki: ‘Başbakan yolsuzluk iddialarına cevap veremez hale gelmiştir. Bunları yok sayıyorum diyor. Ama millet saymıyor...’

En önemli nokta ise elbet AKP iktidarının son dönemlerde ‘laikliği törpüleme’ olarak algılanan girişimleri.

İçki yasakları, kadınlara özel cami ve hatta kadınlara özel otobüs.

Baykal bunları sayarken ‘Acaba tabana yönelik ucuz yoldan popülizm mi yapılıyor’ diye soruyor.

ERKEN SEÇİM HAZIRLIĞI

CHP, AKP’nin kırılma noktasını nasıl değerlendirecek?

Baykal 2006 yılında erken seçim olacağı görüşünde ve partisinde bu yönde hazırlıklar başlamış.

‘Türkiye hareketli bir toplum. Her yıl 1 milyon seçmen ekleniyor. Siyaset hızla yıpranıyor’ diyen CHP liderine göre parti üç ayaklı bir seçim çalışması başlatmış.

Seçmen tablosunun belirlenmesi, sandık sorumlulularının eğitilmesi ve propaganda.

Aramızdan haklı olarak partinin programını, çizgisini soranlar çıkıyor.

Baykal bu konuda biraz muğlak.

Partisinin çok iyi kadrolara sahip olduğunu söylüyor ama programı pek açıklayamıyor.

Sadece ‘üniversite sınavlarını kaldırmak’ istediklerini söylüyor.

CHP partisinden ihraçlarla ilgili soruyu ise ‘Bazı arkadaşlar AKP’ye geçmek istediler. Bu bizim topluma özgü birşey. İngiltere İşçi Parti’siyle Muhafazakar Parti arasında böyle şeyler yaşanmaz’ diyor.

İhraç edilenlerin affı, Şişli Belediye Başkanı Mustafa Sarıgül ile arasındaki buzların eritilmesine pek sıcak bakmıyor.

‘Bir Fetret Dönemi yaşadık. Bunu sağlıklı bir şekilde aşarsak yükselişe geçebiliriz’ demekle yetiniyor.

Tahsis paraları altyapı yerine festivallere gitmiş

SOHBET sırasında söz bir yerde AKP’nin turizm politikasına geliyor.

Deniz Baykal, AKP’nin turizm politikasının güney sahillerini fena halde vurduğu görüşünde.

‘Antalya ve çevresinin en temel özelliği önce alt yapı sonra üzerine otel inşa edilmesiydi. 3 yıldır bu kural hiç işlemiyor’ diyor.

Geçenlerde Antalya’da, Kundu’daki otelcilerle yaptığı toplantıda şu acı tablo çıkmış ortaya:

Arıtma tesisleri olmadığı için turistler çoğunlukla bağırsak hastalıklarına tutuluyorlar ve ülkelerine döndüklerinde rapor alıp otelcilerden tazminat talep ediyorlar.

Baykal, ‘Otelciler reklamasyon dedikleri bu tazminatı ödemekten sıkmış. Ayrıca Alman televizyonu RTL, Kundu’daki bu rezaleti iki gün peş peşe yayınlamış’ diyor.

Son üç yılda Kundu, altyapı tamamlanmadan 40 ila 50 bin yatak kapasitesine ulaşmış.

Erkan Mumcu’nun Kültür ve Turizm Bakanlığı sırasında, para karşılığında yer tahsis etmesiyle 200 trilyon toplanmış.

Baykal işte bu paranın alt yapı yerine çevredeki AKP belediyelerinin ‘festival’ harcamalarına gittiğini söylüyor.

Kültür ve Turizm Bakanı Atilla Koç’un bu parayı dağıttığına ilişkin bilgi aldıklarını belirten Baykal, Lara’da bir Disneyland yapılmasına da karşı çıktıklarını söylüyor.
Yazarın Tüm Yazıları