"Ahmet Hakan" hakkında bilgiler ve tüm köşe yazıları Hürriyet Yazarlar sayfasında. "Ahmet Hakan" yazısı yayınlandığında hemen haberiniz olması için Hürriyet'i takip edin.
Ahmet Hakan

Fethullah Gülen ‘şu çılgın Türk’ mü

DİKKAT! Dikkat!<br><br>‘Yazarınız ‘Gazeteciler ve Yazarlar Vakfı’nın düzenlediği iftar davetine katılmıştır.’

Tam olarak açıklayıcı olmadı değil mi?

O halde cümleyi şöyle kuralım:

‘Yazarınız ‘Fethullah Gülen Cemaati’nin Hilton Oteli’nde düzenlediği iftara katılmıştır.’

Herhalde şimdi oldu. O halde konuya dalabiliriz:

Yazarınızın elinde, ‘Yediğin içtiğin senin olsun, bize gördüklerini anlat’ diyecekler için tuttuğu enteresan notlar bulunmaktadır.

Arz olunur:

***

BİR: İftar davetinin verildiği geniş salonun duvarlarında eğitim ve öğretimin önemini anlatan hadislerin yanı sıra Atatürk’ün ‘Hayatta en hakiki mürşit ilimdir’ özdeyişinin yazılı olduğu pankartlar da bulunmaktaydı. Aklıma ‘Bu bir yenilik mi? Yoksa önceki davetlerde de benzer pankartlar var mıydı?’ sorusu geldi ama ‘çıkıntılık’ yapmamak için kimseye bir şey sormadım.

İKİ: Protokoldeki davetlilere bakınca gayri ihtiyari şu saptamayı yaptım: ‘Bunun adı yapay çeşitliliktir.’ Mesela Hahambaşı, İstanbul Müftüsü ile dengelenmişti. Diyarbakır Büyükşehir Belediye Başkanı protokoldeydi ama işte en ateşli ‘Kuvvacı’ Sinan Aygün de oradaydı. AKP kanadından önemli isimler gelmişti ama Saadet Lideri Recai Kutan da ihmal edilmemişti. DYP Lideri Mehmet Ağar da oradaydı, Devlet Bakanı Kürşad Tüzmen de.

ÜÇ: TBMM Başkanı Bülent Arınç, iftar davetinin onur konuğuydu. Hakkında yazdığım iki olumsuz yazıdan sonra beni defterinden sildiğini düşündüğüm Arınç ile bir ara karşı karşıya geldik. Elimi sevecen bir şekilde sıktıktan sonra hızla yanımdan uzaklaştı. Bu bir ‘barıştık’ işareti miydi, yoksa ‘zorunlu nezaket’ mi, tam olarak anlayamadım.

DÖRT: Gülen Cemaati’nin dünyanın dört bir yanında açtığı Türk okullarında öğrenim gören gençler, iftar davetinde küçük bir resmi geçit yaptılar. İtiraf etmeliyim ki bu bölüm etkileyiciydi. Türkçe konuşan Nijeryalı genç, ‘Bu okullar Afrika’nın kara talihini yenecek’ dedi. Bir Rus delikanlısı ise Türk okullarına yönelik eleştirileri yanıtladı. Hem de mükemmel bir Türkçe ile...

BEŞ: Durumdan etkilenen ATO’nun ‘kızıl elmacı’ başkanı Sinan Aygün, kürsüye geldiğinde şu saptamayı yaptı: ‘Bir çılgın Türk inanılmazı başarmış ve bütün bu okulları açmış. Kutluyorum.’ Aygün’ün Fethullah Gülen’i ‘çılgın Türk’ ilan etmesi, salonda bulunanların hoşuna gitti. Ama bakalım Aygün’ün doğal müttefiklerinin hoşuna gidecek mi?

ALTI: İftar davetinde Fethullah Gülen vurgusu pek fazla yapılmadı. Ama buna rağmen herkesin aklında o vardı. 10 yıllık emeğin sonuçları sunulurken duygulananlar, biraz da ‘gurbetteki Gülen’ için gözyaşı döktüler.

YEDİ: İftar davetinde en az iki masa ‘sanat dünyası’ndan isimlere ayrılmıştı. Bir zamanların ‘Prestij Ailesi’ni çağrıştıran ‘İskender Ulus ve dostları’ masalardan birindeydi: Zara, İbrahim Erkal filan. Bir başka masada ise epey yaşlanmış Serdar Gökhan ile bir zamanların yıldız ismi Fatma Belgen göze çarpıyordu.

SEKİZ: Diğer masalar ise Anadolu’nun dört bir yanından gelen ve yaptıkları yardımlarla adı bile bilinmeyen ülkelerde açılan okulları ayakta tutan tüccarlarla doluydu. Sanırım onlar da bu davetin ardından ‘Daha fazla yardım’ için gaza geldiler.

Beş yıldızlı otel iftarları

EĞER siz de ‘Milletimiz açken beş yıldızlı otellerde iftar yapıyorlar’ filan diyenlerdenseniz, lütfen bu görüşünüzü revize ediniz.

Çünkü tecrübeyle sabittir ki beş yıldızlı otellerde düzenlenen iftar davetleri, bazen bir ‘zulüm aracı’ haline gelmektedir.

Gülen Cemaati’nin Hilton’da verdiği iftar davetinde yaşananları anlatalım da ne demek istediğimiz anlaşılsın:

Ezan okunduktan en az 15 dakika sonra önümüze sıcak mı soğuk mu olduğu konusunda karara varamadığımız bir çorba geldi.

Çorba bittikten tam bir saat sonra ise beş yüz kişi için hazırlanmış, yani fabrikasyon, yani içine ‘sevgi’ katılmamış ana yemekle tanıştık.

Ana yemek biteli bir buçuk saat geçtiği halde sıra tatlı faslına gelemedi.

Sonuç şudur:

Beş yıldızlı otelde iftar yapacağım diye sinirlerinizi germektense herhangi bir belediyenin iftar çadırına gidin daha iyi! Hem ‘halkın arasına karışmış’ olursunuz, hem de ‘Beş yıldızlı otelde iftar yapıyor’ diye adınız çıkmaz.
X