Türkiye'nin en iyi köşe yazarları en güzel köşe yazıları ile Hürriyet'te! Usta yazarlar ve gündemi değerlendiren köşe yazılarını takip edin.

Ferai Tınç: Türkmen gazı hayal oldu

Ferai TINÇ

Daha bir buçuk ay önce, Aşkabat'ta Süleyman Demirel'in elini bırakmıyordu.

‘Babaa’ diye sesleniyor. Muhabbet hezeyanları sergiliyordu.

Ama Türkmenistan Devlet Başkanı, bu sevgi seli arasında son anda hiç beklenmedik bir u dönüş yapıyor ve ‘Çok baskı var. Gazımızı Rusya’ya ve İran'a satmak zorundayız. Bir zahmet oradan alıverin' diyordu.

Kişisel bağların, karşılıklı çıkar dengeleri üzerine kurulu devletler arası ilişkilerde, önemli fakat tayin edici olmadığı geçen hafta tüm çarpıcılığıyla kanıtlanıyordu.

Türkmenistan gazı, Amerikan-Türk ortak yapımı ‘Trans Hazar’ güzergahına sırtını dönüyor ve Rusya'ya yöneliyordu.

* * *

RUSYA Devlet Başkanı Vladimir Putin, 10 Mayıs 2000 Cuma günü Türkmenistan Devlet Başkanı ile Aşkabat'ta, Rusya'nın Türkmenistan'dan alacağı doğalgaz miktarının her yıl 10 milyar metreküp artırılması için el sıkıştı.

Demirel'in ziyaretinden üç gün sonra yani, nisan başında Putin'in ilk dış gezisini Türkmenistan'a yapması bekleniyordu. Ancak Rusya Devlet Başkanı geziyi son anda erteledi. Gaz anlaşması hazırlanmadan Türkmenistan'a gitmeyecekti.

Bir aydan beri Rusya ile Türkmenistan arasında görüşmeler sürüyordu. Türkmenbaşı, aynı zamanda ABD ve Türkiye ile de pazarlıkları sürdürüyor ve denge hesapları yapıyordu.

Sonunda pes etti. Henüz fiyat konusunda tam bir anlaşmaya varılamadı ama, Putin ile Türkmenbaşı arasındaki anlaşma, Türkmen gazının Rusya üzerinden Türkiye ve Batı pazarlarına çıkmasını garanti altına aldı.

* * *

BU anlaşma, Türkmenistan'ın Rusya'ya karşı sürdürdüğü iki yıllık direncin kırılması anlamını taşıyor.

Türkmenbaşı, ucuz fiyat verdiği için gazını Rusya'ya satmıyor, sınırda yakıyordu. Bu direnci göstermesindeki esas güvencesi ise ABD ve Türkiye idi.

Özellikle ABD'nin kendisine para vereceğini hayal etmişti. Öyle olmadı. Washington vaadettiği traktör kredisini bile sağlayamadı Türkmenbaşı'na.

Daha sonra da Hazar projesinde Azerbaycan ile ortak olması, ‘boru hattından geçirmesi öngörülen 30 milyar metreküplük hakkının yarısını Azerbaycan’a bırakması' istendi.

Orta Asya'nın, ABD ve Türkiye ile ilişkilere önem veren ülkesi Türkmenistan bezdirildi.

* * *

TRANS HAZAR projesi, Türkmenistan'ın bağımsızlığı açısından stratejik önemdeydi. Olmadı.

Türkiye'nin siyasi enerjisi yetmedi. Ama daha da önemli etken ABD politikalarındaki tutarsızlık ve irade eksikliğiydi.

Clinton yönetimi, en üst düzeyde yıllarca aynı sözleri tekrarladı. Bakü-Ceyhan'ı ve Türkmenistan doğal gaz projesini desteklediklerini açıkladı. Ama pratikte iki konuda da somut adım atmadı.

Washington ne yaptı derseniz, ‘Türkiye’yi hem Bakü-Ceyhan hem de Türkmen gazıyla ilgili anlaşmalar yapmaya, şirketlere ve muhatap ülkelere karşı taahütler altına girmeye zorladı' demekten başka hiçbir şey bulamadığımı itiraf etmeliyim.

* * *

ORTA ASYA ve Kafkasya, artık Türkiye'nin kendi başına siyasetler üretmesi gereken çok önemli alanlar haline geldi.

Hem ABD politikalarının peşinde yalpalayıp durmamak, hem de bölgede ABD dahil, diğer güçlü ülkelerle ortak hareket edebilmek için başka çare yok.

X