Türkiye'nin en iyi köşe yazarları en güzel köşe yazıları ile Hürriyet'te! Usta yazarlar ve gündemi değerlendiren köşe yazılarını takip edin.

Ferai Tınç: Savunma kararlarına sivil ilgisizlik

Ferai TINÇ

YENİ BİN YIL Gazetesi'nde bu hafta başında (11 Eylül) yayınlanan bir haber, gözden kaçan bir konuyu, (taciz tartışmasının çok gerisinde kalsa da) gündeme taşıdı.

‘‘Savunma Sanayi Müsteşarlığı'nda cadı kazanı’’ başlıklı haberde, Müsteşarlığın askerileştirilmekte olduğu iddiası yer alıyordu.

Diplomasi ve savunma konularında uzman gazeteci Lale Sarıibrahimoğlu, ayrıntılı haberinde, ‘‘1985'te kurulduğundan bu yana Avrupa'da olduğu gibi silah alımlarında deneyimli teknik kadro yetiştiren Savunma Sanayi Müsteşarlığı'ndaki bu sivil ekip ya pasifize edildi, ya da tasfiye edildi. Yerlerine ise emekli general ve emekli albaylar atandı’’ diyordu.

Silah tedarikinin en hızlı biçimde ve askerler tarafından yapılması konusunun askerlerin gündeminde, irticadan sonra öncelikli ikinci konu olduğu vurgulanan yazıda, ordunun hem kullanıcı hem de alıcı olmasının batı demokrasilerinde görülmediği belirtiliyordu.

IMF'nin Türkiye'nin savunma bütçesine dikkat çektiği, Avrupa Birliği'nin sivilleşme çağrıları yaptığı bir dönemin gerçeklerine uymayan bu tablonun ardında ne yatıyordu?

Kulislere kulak kabarttım.

* * *

SAVUNMA Sanayi Müsteşarlığı, Turgut Özal tarafından ulusal savunma sanayiinin alt yapısının oluşturulması ve silah alımlarının sivil denetime tabi tutulmasını sağlamak için kurulmuştu.

O dönemde Türkiye ilk kez sivil savunma uzmanları ve stratejistlerin yetişmesine önem vermişti.

Kullanıcı durumunda olan asker de kurumda eşit biçimde bulunuyordu.

Demokrasilerde olduğu gibi.

Demokratik ülkelerde ‘‘tedarik’’ yani silah alım kararı üç koşula bağlı.

a) Askerin ihtiyacı; b) siyasetçinin siyasi durumu değerlendirmesi; c) ekonomik durum.

Örneğin, İngiltere'de Savunma Bakanlığı'na bağlı Tedarik Bakanlığı yapıyor bu işi. Almanya'da BWB, Fransa'da DGA. Bu kuruluşlar, tedarik, üretim ve sanayileşme ilişkilerinden sorumlu.

Savunma Sanayii Müsteşarlığı da bu görevi görüyordu. Ama artık görmüyor. Tek sivil müsteşar yardımcısına da geçen ay görevden el çektirildikten sonra kurumda asker kanat ağırlık kazanıyor.

* * *

BİR yetkili, bunun nedenini şöyle açıklıyor: ‘‘95'ten itibaren kuruma siyasi müdahale arttı. Bazı siyasiler burayı arpalık gibi kullanmaya başladılar. Uzman olmayan kişileri işe soktular, sorumluluk ve yetki verdiler. Kurum politize oldu, liyakat hiyerarşisi kalmadı ve işler karıştı. Asker zaten baştan beri hakimiyetini artırmak istiyordu. Bu durumdan rahatsızlık duydu ve sivilleri temizleme operasyonunu hızlandırdı.’’

Önümüzdeki ay kurumun geleceğiyle ilgili karar verilecek. Askerlerin, Savunma Sanayii Müsteşarlığı'nı Savunma Bakanlığı Müsteşarlığı'na bağlamak istedikleri söyleniyor. Bakanlık Müsteşarı'nın bir general olduğu gözönüne alındığında kurumun tarafsızlığının tamamen kalkacağı anlaşılıyor.

Savunma kararlarına sivil ilgisizliğin sonu.

Bütçesinin binde 7'sini adalet, binde 5'ini çevre için harcayan, eğitim ve sağlık için bile daha fazlasını bulamayan bir ülkenin politikacıları, eğer savunma giderleri için memleket bütçesinden ayrılan yüzde 10'luk payı denetleme gereğini, partizanlığa, kasaba politikacılığına değişmiyorlarsa söylenecek söz mü kalır?

X