Türkiye'nin en iyi köşe yazarları en güzel köşe yazıları ile Hürriyet'te! Usta yazarlar ve gündemi değerlendiren köşe yazılarını takip edin.

Ferai Tınç: Post gençliğe verecek hiç mi birşeyimiz yok?

Ferai TINÇ

İşin ucunda tüketim oldu mu içim soğur. Anneler gününe bu yüzden bir türlü ısınamadım. ‘‘Ona bir şeyler vermeliyim’’ telaşının ‘‘O bana ne verdi’’ hesaplaşması başlatmasından ürkerim hep.

Anneye yapılanın, çocuktan çıkartılmasından korkarım.

Yumuşaklıkların beklenti tuzağında hebasından kaçarım.

* * *

BEN çocuklara ne verdim? Biz ne verdik sahiden?

Gelin anneler gününde anne-anne, baba-baba oturup bunu konuşalım.

Oğlumun sözleri geliyor aklıma, siyaset yapmak istediğini söylediğinde, ‘‘Ben görmem ama Türkiye bir gün mutlaka değişecek’’ diye söze başlamıştı.

Oysa otuz yıl önce, birkaç yıl içinde sadece Türkiye'yi değil dünyayı da değiştireceğine inanarak siyasete soyunan bir gençlik vardı Türkiye'de.

* * *

ARI Hareketi ile Strateji Mori, 12 ilden 16-18 yaş arası 1242 gençle bir araştırma yapmış. Buna göre, gençlerin yüzde 49.5'u ülkenin gidişatını çok kötü görüyor. Sadece yüzde 1.0 ‘‘Çok iyi’’ diyor.

Pekiyi durumu düzeltmek için bir şey yapmaya hazırlanıyor mu?

Hayır. Çünkü siyasete, siyasi partilere güvenmiyor. Orduya güvenin oranı yüzde 55'e tırmanırken siyasi partilere güven yüzde 13'de kalıyor.

Sadece yüzde 13'ü bakan olmak istiyor. İl yönetim kurulunda görev almak isteyenlerin oranı yüzde 7.7.

Gençler siyasete güvenmiyor ama ordudan sonra en fazla güvendikleri kurum, sivil toplum örgütleri.

Bu noktayı çok iyi anlamak gerekiyor. Gençler, siyaset çerçevesinden baktıklarında önlerini göremiyorsalar da topluma ve kendilerine inanıyorlar. Yolsuzluğa, haksızlığa ve çarpıklıklara karşı partilerle değil sivil toplumla karşı çıkılabileceğini düşünüyorlar.

Avrupa Birliği'ne girişi destekleyenlerin oranı yüzde 60.5'a ulaşıyor.

Bu kadar yüksek bir oran gençlerin bizden ne beklediklerini gösteriyor.

Oysa yukarıdaki tablo, onlara ne verdiğimizi gösteriyor.

‘‘Siyasetteki kirliliği, geri kalmışlığı, eğitimsizliği, gelir dağılımındaki bozukluğu, yarınlara güvensizliği verdiniz’’ diyor.

* * *

ÇOCUKLARDAN bir şey beklemeden önce onları dinleyip anlamak, onlara önlerini görebilecekleri yarınlar hazırlamak gerekiyor.

Yüzde 24'ü (sekiz seçenekli grubun en ağırlık olanı) kendisini milliyetçi, laik aynı zamanda da İslama yakın hissediyor.

Milliyetçilik, laiklik ve İslama yakın olma kavramlarına, bizim yüklediğimiz anlamlardan çok farklı bir bütünleştiricilik içinde bakıyor bu ‘‘post’’ gençlik.

Post darbeler, post Özal, post 28 Şubat, post modern gençlik.

Anneler gününde onlardan beklemeden önce, ‘‘Onlara verecek hiç mi bir şeyimiz yok?’’ diye düşünüyorum.

Var. Var. Ben hálá Türkiye'yi değiştirebileceğimize inanıyorum.

X