Türkiye'nin en iyi köşe yazarları en güzel köşe yazıları ile Hürriyet'te! Usta yazarlar ve gündemi değerlendiren köşe yazılarını takip edin.

Ferai Tınç: Kayıtsız şartsız egemenliğin sonu

Ferai TINÇ

Avrupa'da yüzyılın son savaşı, ‘‘kayıtsız şartsız egemenlik’’ anlayışına son noktayı koyuyor.

Bombalar, yeni yüzyılda egemenliğin ancak uluslararası sisteme uyum sağlamakla mümkün olabileceği mesajını taşıyor.

Miloseviç'in ‘‘Büyük Sırbistan’’ takıntısı yüzünden, yeni çağın dokusunu oluşturan insan hakları ve demokrasi ilkelerine karşı yıllardır gösterdiği direnç, Sırbistan'ı parya durumuna sokuyor.

Ve tarihte ilk kez egemen bir ülke, kendi iç sorununu barışçı yoldan çözmeyi beceremediği için bombalanıyor.

***

MİLOSEVİÇ'in kendi iktidarından başka hiçbir şeyi düşünmeyen bir diktatör olduğu konusunda hiç şüphem yok. Ancak, bu savaşın çıkış nedenini biraz irdelemek gerekirse, Irak'ta olduğu gibi uluslararası yasa tanımazlık ve ikiyüzlülük yine karşımıza çıkıyor.

Operasyon, BM Güvenlik Konseyi'nin onayı alınmadan gerçekleşiyor. Yasal süreç deliniyor.

Ayrıca, dayatma ve oldu bittilerin anlaşma sürecini çıkmaza soktuğunu da görmek gerekiyor.

Kosova sorunu tartışılırken ABD ve Avrupa'nın, Arnavutlar'ın bağımsızlık talepleri konusundaki sözlerini hatırlayalım.

Yugoslavya'nın toprak bütünlüğüne karşı hiçbir gelişmeye izin verilmeyeceği söyleniyor, Kosova'nın bağımsızlığının söz konusu edilemeyeceği vurgulanıyordu.

Ama son anda bir madde eklendi anlaşmaya.

Buna göre, Arnavutlar'a özerklik tanıyan anlaşma üç yıl uygulanacak ve üç yıl sonra, yüzde 90'ı Arnavut olan Kosova halkı referandum ile kendi kaderini tayin edecekti. Ya otonominin devamına karar verilecekti, ya da...

İşte bu noktada kıyamet koptu.

‘‘Demokratik çözüme evet ama...’’ diyordu Yugoslav Dışişleri Bakanı Jovanoviç, 22 Mart'ta CNN'e verdiği demeçte ‘‘Kosova'da yeni bir devlete hayır. Bölünmeye hayır. İşgale hayır. Bombalarla bir sonuca varamazsınız. Bu sadece bir başlangıç olur. Bu yöntemle bölgede terörizm ve bölücülüğü cesaretlendirirsiniz.’’

Anlaşmanın uygulanıp uygulanmadığını denetlemek üzere NATO'ya bağlı ülkelerin askerlerinden oluşan bir gücün Kosova'da görev yapmasına da kesinlikle karşıydı Belgrad yönetimi.

Yugoslavya Cumhuriyeti'nin hükümranlık haklarının düpedüz çiğnenmesiydi bu.

***

DOĞRUYU söyleyelim. Belgrad haksız mı?

Ülkesinin bölünmesine yol açan bir anlaşmayı nasıl kabul edebilir bir lider?

Yabancı askerlere topraklarını açabilir mi?

Miloseviç'in itirazları haklı, haklı olmasına ama artık önemli değil.

Çünkü o, otuz yıllık geçmişe sahip Kosova sorununu zamanında demokratik yöntemlerle çözemediği için bugün hem kendisini, hem ülkesini felakete sürüklemiştir.

Çünkü o, kayıtsız şartsız egemenlik ile başına buyrukluğu karıştırmıştır.

Uluslararası toplum bunu kabul etmiyor.

Artık kayıtsız şartsız egemenlik son buluyor. Kayıtlı şartlı egemenlik dönemi açılıyor.



X