Türkiye'nin en iyi köşe yazarları en güzel köşe yazıları ile Hürriyet'te! Usta yazarlar ve gündemi değerlendiren köşe yazılarını takip edin.

Ferai Tınç: Elçiler ‘‘yetersiz’’ buldu

Ferai TINÇ

AVRUPA Birliği üyesi ülkelerin Ankara'daki büyükelçileri, Bakanlar Kurulu'nun AB hazırlıkları konusundaki açıklamasını yeterli bulmamışlar.

Açıkça söylemiyorlar ama genel izlenim bu yönde.

Hükümetin, İnsan Hakları Koordinatör Üst Kurulu'nun zaten budanmış olan bir raporu sadece referans metni olarak benimsemesi ‘‘sulandırılmış bir taahhüd’’ olarak değerlendiriliyor.

‘‘Bu niyetle belli bir yol kat edilir ama uzun mesafe alınması zor’’ deniyor.

Brüksel'in bu aşamada resmi bir tepki göstermeyeceği söyleniyor. Yani Brüksel'den yanıt olmayacak, ama Katılım Belgesi'nin hazırlandığı bu günlerde Ankara'dan giden mesajlar hazırlanan belgelere yansıyabilir.

* * *

Sayın elçiler, biraz sabır lütfen.

İsmet Berkan'ın dünkü Radikal Gazetesi'nde yazdığı gibi, ‘‘Üç partili hükümet, kendi içindeki her türlü anlaşmazlığı geride bırakarak AB konusunda kesin irade beyanını yapmış bulunuyor.’’

Bunun anlamı üzerinde durmak yerine, sözleri hassas teraziye vurmak düzgün bir yaklaşım değil.

Brüksel'in hemen tepki vermeyecek olmasının ardında da sanırım bu kaygı yatıyor.

Türkiye'nin bu taahhütlere uymak için ne zaman ve nasıl harekete geçeceği bekleniyor.

* * *

BU süreçte hepimize sorumluluk düşüyor.

Unutmayalım bu proje bizim projemiz. Avrupa Birliği üyeliği hedefi ulusal bir proje.

MHP'nin kongre arefesinde bulunması işleri zorlaştırsa da, popülizm uğruna Türkiye'nin önündeki en önemli hedefi sabote etmekten kaçınması gerekiyor.

DYP Lideri Tansu Çiller de, ‘‘üç ayımız olsaydı AB üyesi oluyorduk’’ safsatalarını bir kenara bırakıp artık bu konuda kesin kararını vermeli. Avrupa Birliği sürecine destek mi olacak yoksa MHP oylarına çengel atma uğruna bu yola engeller mi döşeyecek?

Meclis 1 Ekim'de açılıyor.

Bu dönem milletvekillerinin, tarihi bir sürece imza atacaklarını akıllarından çıkartmamaları gerekiyor.

Bu bir ekip oyunu olacak. Aykırılıklarıyla sivrilen değil, oyuna en yararlı katkılarda bulunanlar ayakta kalacak.

* * *

HELSİNKİ kararından bu yana kaybedilen süre mutlaka telafi edilmelidir.

‘‘Türkiye ne yaparsa yapsın, Avrupa Birliği'nin tam üyelik vizesini alamayacak’’ diyenler çok.

Onların argümanlarına bir ilave de benden. Zaten Avrupa Birliği genişleme sürecine geçiş için bir türlü adım atamıyor. 2002 hedefi şimdi en yakın 2005 gibi görünüyor. Ama öyle çok sorun var ki, Brüksel tıknefes olmuş durumda.

Evet her şey muğlak. Türkiye'ye ne zaman sıra geleceği de öyle.

Ama sonuçta olacak.

Sıradaki ilk adaylara kapılar açılacak. Onlar arasında Kıbrıs da var.

Ve hiçbir şey için olmasa dahi, o gün Türkiye'nin güçlü bir biçimde masaya ağırlık koyabilmesi için, tam üyeliğe hazır durumda bulunması gerekiyor.

X