Türkiye'nin en iyi köşe yazarları en güzel köşe yazıları ile Hürriyet'te! Usta yazarlar ve gündemi değerlendiren köşe yazılarını takip edin.

Ferai Tınç: Cem Avrupa takvimi konusunda uyardı

Ferai TINÇ

DIŞİŞLERİ Bakanı İsmail Cem, Brüksel'deki NATO toplantısından dönüşte dün, İstanbul'da dış politika yazarlarıyla bir araya geldi. Bir yıl sonu değerlendirmesi niteliğindeki toplantıda, önümüzdeki yılın gündemini oluşturacak dış politika konuları da ele alındı.

Brüksel'de, Avrupa'nın NATO planlama kapasitesinden yararlanmasına itiraz eden Cem, bu itirazın sonsuza kadar sürmeyeceğini çünkü önümüzdeki altı ay içinde Türkiye'nin endişelerinin giderileceğine inandığını söyledi.

Bence bu toplantının en önemli tarafı, Dışişleri Bakanı İsmail Cem'in uyarısıydı.

Bugüne kadar ultimatom, uyarı gibi keskin siyasi tavırlardan kaçınan Cem, ‘‘Uyarıyorum’’ diyordu, ‘‘Avrupa Birliği ile tam üyelik görüşmelerine 2001'in sonu ya da 2002 yılının başında başlayabilirsek başlarız. 2003 ve 2004 müzakerenin başlaması için en zor yıllar.’’

2003 ve 2004 yılında, Avrupa Birliği'nin önde gelen ülkelerinden Fransa ve Almanya'da seçim yılı. Hıristiyan Demokratlar ile Sosyalistler arasındaki iktidar mücadelesinde Avrupa'da atmosferin muhafazakárlaşması kaçınılmaz.

Bu dönemde Avrupa, Türkiye ile tam üyelik görüşmeleri için beklenmedik engeller yaratabilir.

Pekiyi, daha sonraya mı erteleyelim tam üyelik müzakerelerini? İnsanın aklına gelen bu sorunun tek yanıtı ise: ‘‘Bu erteleme değil, Avrupa yolundan vazgeçme olur’’ idi.

2001 KRİTİK YIL

DIŞİŞLERİ Bakanı'nın Avrupa kulislerinden edindiği izlenime de dayanan bu uyarısı 2001'in Türkiye açısından çok önemli ve kritik bir yıl olacağına işaret ediyor.

Çünkü önümüzdeki yıl sonunda Türkiye'nin Katılım Ortaklığı Belgesi'ndeki kısa vadeli hedefleri ne kadar yerine getirip getirmediği değerlendirilecek ve rapor edilecek, orta vadeli hedeflerde attığı adımlar gözden geçirilecek.

Yani kapıyı çalıp, ‘‘Ne yaptınız?’’ diye soracaklar.

Bir şeyler yapmadan önce ilk iş, Katılım Ortaklığı Belgesi'nde yer alan maddelere ilişkin Türkiye'nin kendi ulusal programını hazırlamak.

Daha önce ‘‘Orada yer alan her maddeye uymak zorunda değiliz’’ deniyordu ama Cem bu konuya açıklama getirdi: ‘‘KOB'da yer alan her maddeye ilişkin bir yanıtımız olmalı. Ama bunları göz korkutacak seviyelere getirmeyelim’’ dedi.

Ulusal program Ocak ayı içinde koalisyon liderlerinin önüne gelecek. Umarım, program göz boyama kolaycılığına sapmadan ciddiyetle hazırlanır ve üzerinde görüş birliğine varılır.

Böylece Türkiye, bir yıl içinde kısa vadeli hedefleri yerine getirip tam üyelik görüşmelerinin başlaması için güçlü kozlarla masaya oturma şansına kavuşur. Tabii Kıbrıs'ın da bu bir yıl denkleminde olduğunu unutmamak gerekiyor. Hiç bir ilerleme olmasa bile, Türk tarafının çözümden kaçan taraf olmadığını anlatacak, kabul ettirecek adımlar mutlaka atılmalı.

SİYASİ LİDERLİK ŞART

İşte bu noktada, Dışişleri Bakanı İsmail Cem ve Avrupa'dan sorumlu Başbakan Yardımcısı Mesut Yılmaz'a büyük sorumluluk düşüyor.

Ya Türkiye'yi Avrupa'ya taşıyacak siyasi liderliği, zorluklara göğüs gererek yaparlar, ya da Türkiye'nin adaylığının sanallaşmasının sorumluluğunu taşırlar.

Seçim onlardan, destek bizden.

X