Türkiye'nin en iyi köşe yazarları en güzel köşe yazıları ile Hürriyet'te! Usta yazarlar ve gündemi değerlendiren köşe yazılarını takip edin.

Ferai Tınç: Avrupa'ya veto değil itiraz

Ferai TINÇ

TÜRKİYE'nin, Avrupa Savunma ve Güvenlik politikalarının karar aşamasında etkin olmak için verdiği mücadele henüz noktalanmadı. Bazı yorumlara yansıdığı gibi NATO'da ipler kopmadı.

Türkiye, NATO Bakanlar Konseyi toplantısında Avrupa Birliği'ne, NATO'nun olanaklarını kullanma yetkisi verilmesine karşı çıktı.

Soğuk Savaş döneminde üstlendiği ağır sorumlulukların kolayca unutulmasına duyulan psikolojik tepkinin yanı sıra, haklı güvenlik gerekçeleri de vardı Ankara'nın.

Avrupa coğrafyasında istikrarı tehdit eden çatışma bölgelerinden büyük çoğunluğu, Türkiye'nin çevresinde. Diyelim ki, Dağlık Karabağ'da bir çatışma çıksa ve Avrupa NATO olanaklarını kullanmadan kendi oluşturacağı 60 bin kişilik acil müdahale gücüyle bir operasyon gerçekleştirecek olsa, Türkiye'nin fikri alınmayacak.

Ya da Kuzey Irak'ta örneğin.

ABD, İngiltere ve Hollanda gibi Avrupa'nın bağımsız savunma gücü oluşturmasına soğuk bakan ülkeler, NATO olanaklarının kullanılması kararına onay verirken, Avrupa'nın Kafkasya, ya da Ortadoğu gibi Amerikan çıkarlarının güçlü olduğu bölgelerde nasıl olsa kendi başına hareket etmeyeceğini ileri sürüyorlar. ABD'nin bu bölgeleri boş bırakmayacağı var sayımından hareket ederek, Türkiye'yi ikna etmeye çalıştılar.

Her ne kadar Clinton iki kez devreye girip, Türkiye'den, pürüz çıkartmamasını istediyse de Brüksel'deki toplantıdan sonra ABD Dışişleri Bakanı Madeleine Albright'ın gazetecilere yaptığı açıklama, dikkat çekiciydi.

Albright, ‘‘Türkiye'nin kendisine has konumundan kaynaklanan özel kaygılarını anlıyoruz. Türkiye'nin kaygılarının, diğer AB üyesi müttefiklerden daha büyük olması da şaşırtıcı değil’’ diyordu.

ABD'NİN ÖNERİSİ NEYDİ?

BRÜKSEL'de iki gün süren pazarlıklar sırasında ABD, Türkiye'nin kaygılarını göz önüne alarak masaya bir öneri getirdi.

Bu öneriye göre, Türkiye coğrafyası dahilindeki bölgelere düzenlenecek operasyonlara, NATO olanakları kullanılmasa da Türkiye, karar sürecine başından itibaren dahil edilmeliydi.

Amerikalı arabulucuların çabalarına rağmen, bu öneri kabul görmedi.

Ancak Türkiye'nin zemin kazanmaya başladığı fark edilince, Yunanistan da bir başka öneriyle geldi.

Kendi önerisinin kabul edilmemesi durumunda, Yunan Dışişleri Bakanı Papandreu da vetoyu ima ederek daha önce Savunma Bakanları Konseyi'nde alınan kararlarla yetineceği mesajını verdi.

SÜREÇ DEVAM EDİYOR

BRÜKSEL'de anlaşma sağlanamadı ancak süreç devam ediyor. Tabii burada bir noktayı gözden uzak tutmamak gerekiyor.

ABD, İngiltere ve Hollanda, bugün Türkiye'nin kaygılarını anlıyor.

Ama onların da kaygıları var. O da NATO'nun etkisini azaltacak bir gelişmeyi önlemek. Fransa'nın başı çektiği ‘‘Bağımsız Avrupa Savunması'' taraftarlarını kontrol altında tutmak için, NATO ile Avrupa arasındaki bağların kurulmasına önem veriliyor.

Türkiye'nin de bu kaygıları anlaması gerekiyor.

X