"Ateş Bakan" hakkında bilgiler ve tüm köşe yazıları Hürriyet Yazarlar sayfasında. "Ateş Bakan" yazısı yayınlandığında hemen haberiniz olması için Hürriyet'i takip edin.
Ateş Bakan

Fenerbahçe’ ye ceza, küfre özgürlük(!)

Fenerbahçe ve Beşiktaş’ın cezası onandı. Küfür, özgürlüğüne kavuştu. Ersun Yanal direksiyonu eline aldı…

Bir:
Küfre özgürlük(!):

Volkan Şen; Kendi sahasında, kendi seyircisinden yediği küfürleri hazmedemedi…
Gözyaşlarını tutamadı…
Ağlayarak sahayı terk etti…
Sahada çok güzel manzaralar vardı…
Hakem sarıldı, kucakladı.
Rakip oyuncular, kendi arkadaşları sarıldılar…
Volkan’ı durduramadılar…
Kim nasıl bir küfür ettiyse;
Volkan’a çok ağır gelmişti…

***
Birileri kaldıramayabilir küfürleri…
Alkışladım Volkan’ı…
Ağabeyleri, Televizyona çıktı;
“Paraları beş beş alıyorsun, profesyonel(!) ol. Biz mis gibi yedik, hazmettik. Sen de yiyeceksin!” dediler…
Başkanı da çıktı;
“Misket oynamıyoruz burada küfür de yiyeceksin” dedi…

***
Ben de diyorum ki;
Beyler;
Karıştırıyorsunuz!
Bu çocuk; Oynadığı futbol için para alıyor…
Küfür yediğinde hazmetmek için değil!
Herkes size benzemeyebilir…
Aldığı paraya bakarak, söyleneni hazmedemeyebilir,
Sözleşmesini yırtar, o lafları yutmaz!
Diyecektim ki;
“Delikanlı Volkan”,
özür diledi…
Hem, “küfür eden taraftardan”,
Hem de ona; “misket oynamıyoruz” diyen başkandan…
Türk futbolunda milat olacak bir masal başlamadan bitti…
Türk futbolu bir cephede daha kaybetti…
Küfür, özgürlüğünü ilan etti

***
İki:
Eğilmediler, cezayı yediler:

CAS’da cezayı onadı…
Fenerbahçe ve Beşiktaş Avrupa’ya gidemiyor…
Gözümüz aydın (!)
Veya Günaydın (!)
Bir küçük hesap yapın:
Türkiye, 5 takım ile değil 3 takım ile Avrupa’ya gitmiş oluyor…
“Cezayı, Türkiye yedi” desek de, yanlış olmuyor…

Yazmıştım yazmaya da devam edeceğim;
Ta ki bana birileri çıkıp;
----Fenerbahçe yöneticilerinin; Neden,22.haftadan itibaren,13 hafta boyunca, takip edildiğini, “inanacağım biçimde” anlatana kadar,
---- Rakibi Trabzonspor yöneticilerinin: Neden, kiminin son dört hafta, kiminin son hafta takibe alındığını, “inanacağım biçimde” anlatana kadar,
---- Neden “suç örgütünden” yargılandıklarını, “inanacağım biçimde” anlatana kadar,
---- Neden “Özel Mahkemede” yargılandıklarını, “inanacağım biçimde” anlatana kadar,
----Dünya’da, benzer bir örneği bulana kadar;

Günün birinde Aziz Yıldırım;
“Biz şike yaptık, teşvik verdik” dese bile;

Benim;
“Fenerbahçe ve Beşiktaş’a haksızlık edildi”

Düşüncem, değişmeyecek!

***
Ben bu iki takımın uçuruma itildiğini düşünüyordum…
Daha önce yazdığım gibi tekrar ediyorum:

“Uçuruma itmeye çalışan eller farklıydı…
Nedenleri de farklıydı…
Tek bir amaçta birleştiler; “itmek…”
Belki planı birlikte yapmadılar…
Ama oluşan durum hepsini mutlu etti…
--- Kimi; “Gençlere yön vermenin yolunun bu kulüpleri ele geçirmek olduğunu düşündüğü” için,
--- Kimi; “Sonradan pişman olsa da, tabulara dokunuyorum, Aziz’e de dokunayım, yüzde 75’i mutlu ederim” diye düşündüğü için,
--- Kimi; “O düşerse ben öne geçerim” dediği için,
--- Kimi, Para kazanmak için,
--- Kimi, “Uçuruma düşsün, ben kulübün başına ancak böyle geçerim” diye düşündüğü için.
--- Kimi, “Uçuruma itenlere şirin gözükmek, gücün yanında yer almak, iş ve ihale kapmak” için;
Birleştiler…

Farklı eller, farklı nedenlerle ama hep birlikte; “İttiler…”
Bu iki kulübümüz de bugün düşmüş gözüküyor…
Yazın, bugün ki tarihi bir yana…
Hep birlikte yaşarsak, 10 yıl sonra;
Bir daha bakacağız tarih amcanın yazdığı kitaba…
Düşenler, kalkmasını bilirler…
Zaman alır…
Kalkar, eskisinden daha hızlı yürürler…
Aldıkları yaralar tecrübe olarak kalır…
Ancak; “Pusu” kuranlar, kurdukları pusuda çürürler!

***
Üç:
Yanal’ın Fenerbahçe’si:

“Hakan Şükür’ü kesen Ersun hocayı takdir ederim!
Emre’yi çıkartamayan hocaya kuşku ile bakarım!”
“Kararlarında dengeleri değil, doğruyu düşünmezsen” bitersin…
Başkası olma kendin ol… Böyle çok daha güzelsin.”
Demiştim…

Ersun hocam formayı isme değil hak edene vermeye başladı…
Aslında takımı kötü oynasa da, verdiği cesur söylemler ile yapacaklarını anlatmıştı bana;
Önce Emre, sonra Cristian ve Sow;
Kötü oyuncu oldukları için değil, “fazla gayret sarf edemedikleri” için kenarda kaldılar…
Webo, Selçuk, Caner ve Holmen, daha az yetenekli olsalar da, akıttıkları terin hakkını alacaklarını anladılar…
Tabi ki tüm futbolcular anladı bunu…
Çubuklu formayı,
“Islatmayan hiç kimsenin giyemeyeceği” anlaşıldı!
Kocaman Adamın;
“Futbolcuya endeksli değil, hocasına bağlı takım”
yaratma çabası, sonlanacak diye korkmuştum…
Yanılmışım…
Aynen devam Ersun hocam…
Sen, sen olduğunda çok güzelsin
!

X

YAZARIN DİĞER YAZILARI