Gündem Haberleri

GÜNDEM

    Felsefeye adanmış bir yaşam... İonna

    Hürriyet Haber
    12 Eylül 1998 - 00:00Son Güncelleme : 12 Eylül 1998 - 00:01

    İonna Kuçuradi... Kendisini yakından tanıyanlar, bu ismin aynı zamanda ‘‘Felsefeye adanmış mütevazı bir yaşam’’ı simgelediğini de çok iyi bilirler. Gündelik yaşamın aktörleri, felsefeyi ‘‘Akademik gevezelik’’ olarak görüp ‘‘Pratik yarar peşinde yaşlanırken’’ O, yaşamının büyük bölümünü felsefe alanında tüketti.

    Felsefeye olan bağlılığı kişisel bir aşkın üstünde oldu her zaman. Hiç evlenmedi. Yaşam biçimi olarak benimsediği felsefeyi, kişisel bir arayışın sınırları dışına çıkardı. Felsefenin ışığında odak olmak yerine, bu aydınlığı başkalarıyla da paylaşmak için akademisyen oldu. Hacettepe Üniversitesi Felsefe Bölümü'nü kurarak, yüzlerce felsefeci yetiştirdi.

    Uzun yıllardır bu bölüme başkanlık eden Prof. Dr. Kuçuradi'nin felsefeyle olan yakın ilişkisi, onu 1979 yılında Türkiye Felsefe Kurumu Başkanlığı'na taşıdı. Felsefe öğrenimini yaygınlaştırmak için mücadele veren Kuçuradi, yaklaşık 10 yıl önce Türkiye'ye Uludağ Üniversitesi Felsefe Bölümü'nü de armağan etti. Uludağ Üniversitesi'nin Felsefe Bölümü'nde okuyan öğrenciler, ‘Felsefenin İonnna Anası’nın'' etik anlayışıyla öğrenim görmeye başladılar.

    1936 yılında İstanbul'da doğan ve Rum kökenli olan Kuçuradi, Türkiye'den hiç ayrılmadı. Maddi ve manevi anlamda rahat edebileceği onlarca ülke kendisine kapılarını açmışken, O, ‘‘Memleketim’’ diyerek, Türkiye topraklarında yaşamayı sürdürdü. İyi ki öyle yaptı. Anadolu'nun binlerce lisesinde onun yetiştirdiği felsefeci-öğretmenler, çocuklara felsefe ve yaşam arasındaki kopmaz bağı öğretiyor.

    Niçin felsefe

    Kuçuradi, deyim yerindeyse tam bir ‘felsefe savaşçısı’. Ama şiddete, silaha, kırıp dökmeye ve incitmeye karşı insanlığın ‘doğal durumunu’, barışı, savunan bir akademisyen savaşçı... Kuçuradi, ‘‘Niçin felsefe?’’ sorusuna şu karşılığı veriyor: ‘‘Beni en çok ilgilendiren, aynı insanların, aynı eylemlerinin farklı kişiler tarafından farklı değerlendirilmesiydi. ‘Bu olmaz' dedim. Bir çeşit başkaldırıydı felsefeye yönelmem.’’

    Öğrencilerine ve kendisiyle birlikte çalıştığı bölümdeki diğer felsefe öğretim üyelelerine yıllar boyu şu bilgiyi verdi:‘Filozof, felsefe alanına yeni bir bilgi ve görüş getiren kişidir' Öğrenciler, felsefecinin ise aldığı bilgiyi aktaran, felsefe tarihini öğrenen kişi olduğunu anladılar yıllar sonra. Kuçuradi, yukarıdaki tanımlar gözönüne alındığında çağımızın filozoflarından biri olarak gösterilebilir. Özellikle insan ve değerlerine yönelik yaklaşımlarına dayalı olarak geliştirdiği ‘Etik' anlayışı, filozofluğunun ‘sıradan örneklerinden’’ biridir yalnızca. Özellikle yine kendisinin geliştirdiği ‘İnsan Haklarına Dayalı Devlet Kavramı', politikacılar arasında değil ama felsefeciler arasında yankı yaptı. ‘İnsan ve Değerleri', ‘Çağın Olayları Arasında', ‘Etik', ‘Sanata Felsefeyle Bakmak', Kuçuradi'nin ‘filozofik yaklaşımlarının’’ en canlı kanıtı sayılan eserleri.

    Goethe ödülü aldı

    Felsefeye ve insanlara yönelik ‘önyargısız, tarafsız ve objektif' tutumu nedeniyle aşırı uçların tepkisini çektiği günler de oldu. Ancak onun felsefi özverisinin ödülleri de, uğruna savaştığı alanlardan geldi. Kuçuradi, 60 yaşında iki uluslararası ödül aldı. 1996 yılında Almanya'da ‘Goethe Madalyası’’ alan Kuçuradi, aynı yıl Girit Üniversitesi tarafından Onursal Felsefe Doktorası’na layık görüldü. Aynı yıl içinde Türkiye Bilimler Akademisi Ödülü'nü de kazandı.

    Profesör Kuçuradi, Uluslararası Felsefe Kuruluşları Federasyonu Başkanlığı'na seçilişini, kendisini özgü alçak gönüllü bir tutumla yanıtlıyor. Ama küçümsemiyor. Aynı zamanda Türkiye Felsefe Kurumu Başkanlığı'nı da yürüten Kuçuradi, ‘‘Felsefe Federasyonu Başkanı seçildiniz. Şimdi ne yapacaksınız?’’ sorusuna, ‘‘Başkanlıktan ne anlıyorsam, o türlü işler yapacağım’’ karşılığını veriyor. Felsefe derslerinin orta öğretim kurumlarında yeterince verilmemesinden dolayı biraz buruk olan Kuçuradi, ‘‘Hiç olmazsa Türkiye'de felsefeye biraz çeki-düzen verelim. Biraz dediklerimi dinlesinler’’ diyor. Kuçuradi, kendisinden fazla sözetmekten hoşlanmıyor. Onun tek isteği felsefenin yaşama aktarılması.

    2003’de İstanbul’da

    Kuçuradi'nin uluslararası alanda kazandığı saygınlık, Amerika Birleşik Devletleri'nin (ABD) Boston kentinde bir kez daha kanıtlandı. Boston'daki felsefe kongresinde Kuçuradi'nin başkanlığa büyük bir oy farkıyla seçilmesi, dünyaca tanınmış felsefecilerin kendisine duyduğu haklı güven ve saygının da bir ifadesiydi. Dünya uluslarından üç bine yakın akademisyen felsefeci delegenin katıldığı Boston'daki 20. Uluslararası Felsefe Kongresi Kuçuradi'yi başkanlığa getirirken, Türkiye'ye de bir saygınlık kazandırdı kuşkusuz. Ancak Kuçuradi'nin bu alandaki tarihi başarısı, Türk siyasal yaşamının kısır tartışmaları arasında arka planda kaldı.

    Başkan seçilmekle kalmayan Profesör Kuçuradi, ‘‘Felsefe Habitatı’’ olarak da adlandırılabilecek ve belki de Türkiye'ye büyük saygınlık kazandıracak ve beş yılda bir toplanan Dünya Felsefe Kongresi'nin Türkiye'de yapılmasını da sağladı. Kuçuradi'nin önerisiyle dünya felsefecilerinin katılacağı kongre 2003 yılında İstanbul'da toplanacak.

    Kuçuradi, başkanlığını yaptığı Hacettepe Üniversitesi Felsefe Bölümü'nden 500'e yakın öğrenci mezun etti. Öğrencileriyle tek tek ilgilenen Kuçuradi, mezunlarının işsiz kalmaması için kişisel ilişkilerini kullanarak, onlara iş aradı. Öğrencilerinin felsefe öğretmeni olabilmesi için mücadelesini sürdüren ve Milli Eğitim Bakanlığı'na her fırsatta baskı yapan Kuçuradi, başarılı öğrencilerini ise felsefe bölümünde ‘‘misyon arkadaşı’’ olarak görevlendirdi.

    FELSEFE ANADOLU'DAN YÖNETİLECEK

    Felsefe alanında Batı ülkelerinin çok gerisinde bulunan Türkiye, Kuçuradi sayesinde bir anda dünyanın merkezine yerleşti. Türkiye Kuçuradi'nin geçen hafta ABD'nin Boston Kentinde Uluslararası Felsefe Kuruluşları Federasyonu Başkanlığı'na seçilmesiyle yeni bir döneme girdi. Kuçuradi, federasyon başkanı olunca, dünya felsefe kuruluşlarının ve felsefenin yönetim merkezi de, Türkiye oldu. Bundan böyle felsefe, geçmişte yeşerip, filizlendiği ve tarihte Batı Felsefesi'ne kaynaklık eden Anadolu topraklarından yönetilecek. Federasyon Başkanı Kuçuradi, Türkiye'de yaşadığı için federasyona üye felsefe kuruluşlarının yönetim yeri de ‘Antik Yunan Felsefesinin Beşiği' sayılan Anadolu toprakları olacak.

    HÜKÜMET DE ONA BAŞVURUYOR

    Kuçuradi, 4 Ekim 1936'da İstanbul'da doğdu. 1959 yılında İstanbul Üniversitesi Felsefe Bölümü'nü bitiren

    Kuçuradi, bu tarihten itibaren ‘Yaşama felsefe ile bakmanın kaçınılmaz olduğu’ düşüncesiyle felsefe alanında çalışmaya başladı. Felsefe anlayışında ‘‘İnsan problemi’’ni her zaman ön planda tutan Kuçuradi, insan hakları ile felsefe arasında derin bir ilişki bulunduğunu gözler önüne serdi. İnsan haklarının felsefi temellerini de ortaya koyan Kuçuradi, hükümet üyelerinin zaman zaman başvurmak zorunda kaldıkları bir ‘felsefeci' oldu. İnsan hakları konusunda hükümete sunduğu raporlarda da felsefe ile insan hakları arasındaki kopmaz bağa dikkat çekti. Kuçuradi, 2 Eylül'de de ‘İnsan Hakları Eğitimi On Yılı Ulusal Komitesi’’nin başkanlığına seçildi.

    Etiketler:
    

      EN ÇOK OKUNANLAR

        Sayfa Başı