"Yonca Tokbaş - Kelebek" hakkında bilgiler ve tüm köşe yazıları Hürriyet Yazarlar sayfasında. "Yonca Tokbaş - Kelebek" yazısı yayınlandığında hemen haberiniz olması için Hürriyet'i takip edin.
Yonca Tokbaş - Kelebek

Felaket seviciliği

Bu sendromun tıbbi bir adı var mı bilemiyorum.

Olan ve iyi giden şeyleri değil, olmayan şeyleri seviyoruz.
Başarı haberleri bizde pek rağbet görmüyor; umut veren işler de.
Süper kırgın yazıyorum bu yazıyı. Teoman’dan “Paramparça” dinleyin hatırıma.
Felaket seviciliğine en yakın örnek: Üç senedir Likya Yolu Ultra Maratonu yapılırken, ben bir tarafımı yırtarak, bizzat koşarak anlatmaya çabalarken, yeterince ilginç değildi. Dünyanın en tarihi, en şahane yolu ve en zor sporu bize ilginç gelmiyordu.
“Vay anasını be, amma işler yapılıyor bu ülkede!” filan diyen yoktu. Ne zaman ki Likya Yolu Ultra Maratonu seneye ertelenmek zorunda kaldı, ta taaa olay oldu. Herkes arıyor, soruyor, mail atıyor, manşet filan oluyor.
Neden?
Sahip çıkalım, sahip. Bir daha ertelenmemesi için elinden tutalım tamam mı!
Devam ediyorum.
Ortaokul öğrencisi müthiş yer jimnastikçisi çocuklarımız var. Çalışan, çabalayan. Birileri sahip çıksa Olimpiyatlar’a katılabilecek kapasitedeler...
Haberiniz var mı?
Yok.
Olmaz da.
Triatletlerimizi biliyor musunuz peki? Yüzlerce gencecik triatlet.
10-15 yaş arası. Müthişler! Bir kere izleseniz ağzınız açık kalır.
Atom karıncalar. Ana-babaları sağ olsun. Sisteme direniyorlar...
Lise denen feci dönem gelene kadar yarışıyorlar, sporcu tüketen korkunç sınav dönemini dayıyoruz, hepsi spor hayatına son vermek zorunda kalıyor.
Spor ruhu mu demiştiniz?
Yok anam yok. Henüz!
E nasıl olacak abi bu iş? Nasıl devam edecekler ve nasıl yetişecekler dünya çapındaki diğer sporculara?
Merak eden, buna üzülen kafa yoran var mı?
O da yok.
Umurunuzda mı?
Değil. E bu umurunda olmazsa Olimpiyat da çok gelir sana, bana.
Oysa Olimpiyat kadar uğrunda birleşebileceğimiz başka ne olabilir ki? O yöresel Eurovision kadar önemini anlayamadık Olimpiyatlar’ın ya, hayal kırıklığım budur. Hükümetler gider gelir değişir Olimpiyat kalır yahu!
Sıkıcı ama tabii bu konular.
Sen bana doping rezaleti olunca veya Olimpiyatlar’a gidemeyince veya hiç madalya alamayınca filan haber ver en iyisi. Bak o çok heyecanlı. Sporcu yetiştirme maratonu vesaire bunları kim takar abi!
Bizden zaten adam olmaz. Bizden iş çıkmaz.
Hep başkası suçlu olur elbet. Ben hariç. Budur bakış açısı.
Hiç iş yapmadan her şeyi en iyi bilenleriz biz.
Zaten olmayacak ne diye uğraşıyoruzcuyuz biz.
Nasıl olsa yapamam diye çalışmasaydım aylarca maraton koşabilir miydim şu anda?
Bu nasıl bir kafa?
Neden bir şeyler yapılırken, iyi giderken yanında olmaz, merak edip destek olmaz da, iş sekteye uğrayınca bir de ben vurayımcı oluruz bilen bilmeyenlere anlatsın bir zahmet.
Spor her şeyin üstünde bir ruhtur.
Birleştirir. İyileştirir. Gülümsetir. Barıştırır. El sıkıştırır seni rakibinle. Kaybedenle kazanan sarılır birbirine.
Sınır, düşman vesaire kalmaz orda... Beraber yarışırsın. Milli marşında ayağa kalkarsın.
Ruhuna, beynine, bedenine iyi gelir.
Sporcuysan, ne manyakça bir emek, ne yalnız bir cesaret vardır işin içinde bildiğin için, kimseye birinci-sonuncu diye bakmazsın.
Nasıl başlamış, nereye doğru gidiyor, gelişimine bakarsın. Gidilen yoldur başarının kendisi. Atılan o ilk adımdır.
Başladığın işi sonuna kadar götürebilmek, olmadı hadi bir daha bir daha vazgeçmeden denemek, devam etmektir.
İyiyken yanında olmak, düştüğünde tekme atmak değildir.
Dayanıklılık işidir.
Maddi, manevi.
Kendimi süper salak hissediyorum. Ulan bir enayi sen misin be Yonca diyorum. Aşığı olduğum sporu ve ruhunu anlatabilmek için kendim de atletmişim gibi antrenman yapıyorum. Bazı sabahlar ölmek filan istiyorum kalkıp koşmak yerine. Ama hayır bak o çocuklar nasıl kalkıyorlarsa, sen de kalk bakalım diyorum. Bahane üretme!
Yalova’da triatlona bile gittim. Triatlon benim neyime! Anlamak içindi. Yaşamak içindi. Geberdim, öyle zor geldi.
Yüzerken kalpten gitmediğime, bisiklete binerken totomu kırmadığıma şükrettim. Ama o gencecik sporcu çocuklarımızı görünce, gülümsedim. Ümitlendim.
Onlar inanılmayı hak ediyor. Hepsine inanıyorum ben be!
Tüm felaketperver okur ve yazar ve çizer ve medya ve yapılar adına, inadına da inanıyorum spora işte.
Biz ne yapıyoruz?
Utanmadan sürekli iğrenç moral bozuyoruz, yıkıcıyız yüzsüzce.
Biz kimiz yahu!?
Kimiz biz?
Ne haddimize?
Beraber uğraşıp terlemedikten sonra, o uzun yolda yanında olmadıktan sonra, hadi len git işine derler adama.
Ayrımcılığın her alanda kakasını çıkardık hâlâ doyamadık.
Spora dokunmasak hele!
Ay nasıl sevmiyorum şu politikayı Allah biliyor.
İlla içine çekiliyorsun bu ülkede bir şekilde.
Off amma doluyum, daha yazsam gazete dolar.
Burada keseyim bence.
Yonca
“olimpikzede”

X