"Nilgün Tekfidan Gümüş" hakkında bilgiler ve tüm köşe yazıları Hürriyet Yazarlar sayfasında. "Nilgün Tekfidan Gümüş" yazısı yayınlandığında hemen haberiniz olması için Hürriyet'i takip edin.
Nilgün Tekfidan Gümüş

Felaket senaryosu

Sarin bir çeşit sinir gazı. Buhar ya da sprey gibi dağıtılır. Kusma, kramp, kasılma, baş dönmesi ve bulanıklıkla kendini gösterir, boğulma hissi yaratır. Özellikle gözlerle teması halinde kas spazmına yol açarak saniyeler içinde öldürür.

VX, sarine göre daha kalıcı bir kimyasal ajan; toprağa, suya bulaştığında temizlenmesi günler alır. Sarımtırak renkli, kokusuz, motor yağı görünümdedir. Sağlık üzerindeki etkileri sarin gazıyla hemen hemen aynıdır.
Hardal gazı ise literatürde sinsi kimyasal silah olarak geçer. Çünkü maruz kalındıktan 4 ile 24 saat sonra etkilerini göstermeye başlar. Gözleri, cildi ve akciğer dokularını kavurur. Sonuçları ölümcül olabilir.

***

MALUM Suriye geçtiğimiz günlerde ‘Suriye dış saldırganlıkla karşı karşıya kalmadığı sürece kimyasal ya da biyolojik silah kullanmayacak” diye açıklama yaptı. İlk kez bu silahları kabul eden tehditten geri adım atmaya çalıştılar.
ABD Dışişleri Bakanı Hillary Clinton’ın son Türkiye ziyareti bu tehlikenin hiç de yabana atılmadığını gösteriyor.
Clinton ziyaretinde bir dizi kararlar alındı. Buna göre Suriye’deki olası senaryolar için iki taraf çalışma grubu oluşturacak.
Suriye krizinin sona erdirilmesi için istihbarat, askeri ve siyasi çözüm geliştirmeye çalışacaklar. Ele alınacak kötü senaryolardan biri ise kimyasal saldırı olması halinde nasıl yanıt verileceği.

***

SURİYELİ muhaliflerin bulunduğu bölge üzerinde uçuşa yasaklı bölge ilan edilmesiyle ilgili soruya ise Clinton, seçenekleri ele aldıklarını ve ‘daha derin analiz edilmesi için anlaştıklarını’ söyledi.
Böylece bu konunun Türkiye ve Suriye’nin tek başına verebileceği bir karar olmadığının da mesajını vermiş oldu.
Ziyaretin özeti; Esad’ın devrilmesini hızlandırma çerçevesinde operasyonel işbirliği, muhaliflere destek, mültecilere yardım devam edecek.

***

KİMYASAL silah iddialarına geri dönecek olursak.
Bağımsız Amerikan Bilimadamları Federasyonu’na göre “Suriye dünyanın en büyük ve en sofistike kimyasal silah programlarından birine sahip”.
Envanterinde Scud füzeleri, tanksavar ve hava savunma füzeleriyle atılabilecek sinir gazları, siyanür, hardal gazı ve diğer zehirli gazlardan bulunuyor. Bunların çoğu nükleer İsrail’e caydırıcı olsun diye yıllardır elde tutulan kimyasallar.
Peki Esad bu silahlara başvurur mu? Daha önce hiçbir krizde Suriye’nin buna yeltenmediğinin altını çizen bir grup bu kez de kullanmayacağı görüşünde. Başka bir gruba göre ise köşeye sıkıştığında küçük çaplı saldırılar deneyebilir. Ayrıca Batı, bu silahların El Kaide gibi kontrolsüz ellere ya da Ortadoğu dengelerini bozacak bir şekilde Hizbullah’ın kontrolüne geçmesinden endişe ediyor.

***

ÖTE yandan İsrail’in kuzeyinde yine halka gaz maskeleri dağıtılmaya başlandı. Fransa’nın Ürdün’ün Suriye sınırına yolladığı askerler arasında da kimyasal ve biyolojik silah saldırıları konusunda uzman sağlıkçılar bulunuyor. Yani taraflar önlemlerini alıyor.
Türkiye, her geçen gün Suriye krizinin daha fazla içine sürüklenirken bu felaket senaryosunu da ciddiye almada, fayda var. Sadece Suriye değil, Türkiye vatandaşları için de...

Bu zirveye dikkat

SURİYE’de aslında Suriyeliler kadar, İran merkezli Şii eksen ile öte yanda Suudi Arabistan, Katar ve Türkiye’nin bulunduğu Sünni ekseninin sinir harbi verdiği biliniyor. 14 Ağustos’ta Mekke’de yapılacak İslam İşbirliği Teşkilatı’nın olağanüstü devlet başkanları toplantısı bu açıdan önemli.
Çünkü Cumhurbaşkanı Abdullah Gül’ün de katılacağı bu zirveye Suudi Kralı Abdullah, Esad destekçi İran Cumhurbaşkanı Mahmud Ahmedinejad’ı da davet etti. İran’a yönelik bu zeytin dalı, zirvede Suriye krizinin çözümü açısından bir meyve verir mi merak konusu. Toplantının bir diğer sembolik önemi de Müslümanlar arasında kutsal kabul edilen Kadir gecesine denk gelmesi. Ahmedinejad da ortak çağrıya katılır, ‘Esad’a git der’ mi hep beraber göreceğiz.

 

X

YAZARIN DİĞER YAZILARI