Gündem Haberleri

GÜNDEM

    Felaket kurbanları kimliksiz kalmayacak

    Soner GÜREL / ANKARA
    01.08.2006 - 00:00 | Son Güncelleme:

    Marmara Depremi’nden sonra enkazlardan çıkarılan yüzlerce ceset kimlikleri belirlenemeden kimsesizler mezarlığına gömülünce harekete geçen Emniyet Genel Müdürlüğü, diğer kurumlarla işbirliğine giderek F-2K "Felaket Kurbanlarının Kimliklendirilmesi" birimini oluşturdu.

    Felaket Kurbanlarının Kimliklendirilmesi" biriminde, Jandarma kriminolojiden sekiz, emniyet kriminolojiden yedi personel; biri Adli Tıp Kurumu’ndan, biri Ankara Üniversitesi Adli Tıp Anabilim Dalı’ndan iki uzman ve Sağlık Bakanlığı’ndan dört diş hekimi görev aldı.

    F-2K biriminde görev alan personele, Twinning Projesi çerçevesinde 2. Almanya Kriminal Polis Teşkilatı (BKA) uzmanları tarafından Emniyet Genel Müdürlüğü’nde bir hafta süreyle DVI (Disaster Victim İdentification - Felaket Kurbanlarının Kimliklendirilmesi)kursu verildi. Birim özellikle deprem, sel baskınları, tren ve uçak kazalarında yaşanabilecek toplu ölümlerde cesetlerin kimliklerindirilmesine yönelik olarak eğitildi.

    Eğitimle ilgili bilgi veren üst düzeydeki emniyet yetkilisi, "Herkes ölüsünü ister" sloganı ile hareket edileceğini belirterek, "Kimliklendirilemeyen kaza kurbanları, inanılmaz bir şekilde bu dünya ile öbür dünya arasında kalıyor. Kimliklendirilinceye kadar ’ölü’ değil ’kayıp’ olarak kabul ediliyor. Felaketler sonrasında kurbanların kimlik tespitinin yapılması öncelikle insani bir hak. Ayrıca, meselenin yasal, kültürel ve dini boyutları da var. Ölüm bir facia ise başarıyla yapılmamış bir kimliklendirme ikinci bir faciadır" dedi.

    Kimliklendirme çalışması yapılırken, cesette değişime uğramayan işaret ya da özelliklerin incelemesinin çok önemli olduğuna işaret eden emniyet yetkilisi şu bilgileri verdi: "Giysiler, parmak ve ayak izleri, dövmeler, piercing, yara, ameliyat izleri, doğum lekeleri, dikkat çekici özellikler, süs malzemeleri, takılar, saatler çok önemlidir. Örneğin uzun süre önce ölmüş olsa bile, dişler kimlik adına çok şeyi söyleyebiliyor. Dişlerden kişinin yaşı, alışkanlıkları, cinsiyeti hakkında bilgi edinilebiliyor. Uzun süre pipo içen kişilerde ön kesici dişlerde görülen aşınmalar buna bir örnektir. DNA çalışmalarıyla da kimliklendirme yapılıyor. Eğer parmak izi, dişler, kişisel eşyalar v.s ile kimliklendirme yapılamıyor ise DNA çalışmalarıyla kimliklendirme yapılır. Ancak bu pahalı ve zaman alan bir işlem."
    Etiketler:
    

    EN ÇOK OKUNANLAR

      Sayfa Başı