"Ertuğrul Özkök" hakkında bilgiler ve tüm köşe yazıları Hürriyet Yazarlar sayfasında. "Ertuğrul Özkök" yazısı yayınlandığında hemen haberiniz olması için Hürriyet'i takip edin.
Ertuğrul Özkök

Fehriye'yi yargılayacağız

<B>BELÇİKA </B>Başbakan Yardımcılığı’na ayrılan binadan içeri girerken, bu ülkede köklü bir devlet geleneğinin olduğu anlaşılıyor.<br><br>Çok nazik bir yetkili bizi karşılayıp birinci kata alıyor.<br><br>Kapıdan girerken hissettiğiniz bir başka duygu daha var.

Bu ülkede terör korkusu hissedilmiyor.

Ne kapıda bir güvenlik görevlisi ne de tanıdık aramalar var.

Belçika Başbakan Yardımcılığı’nı yürüten Laurette Onkelinx’i uzun süredir izliyorum.

SÜBYANCILIK KRİZİNİ BİTİREN KADIN SİYASETÇİ

Onkelinx,
sübyancılık olayında kendine olan güvenini kaybeden Belçika’ya bu duyguyu yeniden veren kadın siyasetçi olarak biliniyor.

Kendisiyle yapacağımız kahvaltıya, Türk asıllı bir Belçikalı siyasetçi de katılacak.

Brüksel Bölge Bakanı Emir Kır da bizimle.

Hürriyet ekibinde benim dışımda Avrupa Hürriyet Yazı İşleri Müdürü Ali Gülen, yazarımız Hadi Uluengin, Brüksel Temsilcimiz Zeynel Lüle ve muhabirimiz Alaverdi Turan bulunuyor.

Kahvaltıyı yapacağımız salonun bir duvarına tablo gibi bir Belçika haritası çizilmiş.

Biraz sonra Başbakan Yardımcısı geliyor.

İnce yapılı, daha ilk anda çok sıcak elektrik veren bir kadın.

Siyah, sade bir takım giymiş.

TÜRKİYE İÇİN REFERANDUM YAPMAYIZ

Konuşmamız Türkiye’nin Avrupa Birliği üyeliği konusuyla başlıyor.

Tabii ki ilk sorumuz Fransa’nın benimsediği referandum kararı.

Bakan kendinden çok emin bir ifade ile ‘Belçika’da Türkiye’nin üyeliği konusunda bir uzlaşma var. Aşırı sağ parti hariç, tüm siyasi partiler bu konuda hemfikir. Küçük endişe ve az da olsa çekinme mevcut ama bunu aşmak çok kolay’ diyor.

Referandum konusuna gelince, sözleri daha da kesinlik kazanıyor:

‘Biz Fransa gibi referandum yapmayız. Zaten buna anayasamız müsaade etmiyor. Bu türlü referandumların da doğru olmadığını düşünüyorum. Referandumlar radikal görüşlerin arenası haline geliyor.’

İSLAM’A EVET YA DA HAYIRA DÖNÜŞÜR

Burada ben söze giriyorum:

‘Referandumların demokrasilerde en iyi karar yolu olduğuna inanmıyorum. Fransa’da yapılacak olan referandumda, ‘Türkiye’nin üyeliğine evet diyor musunuz?’ sorusu bilinçaltlarında ‘Türkleri seviyor musunuz?’a dönüşecek.’

Onkelinx bir adım daha ileri gidiyor ve şunu söylüyor:

‘Daha da kötü bir şey olur. Bu referandum ‘İslam’a evet mi, hayır mı?’ tartışmasına dönüşecek. Üyelikle ilgili sağlıklı ve ciddi bir tartışma yapılamayacak. İnsanların korkuları, duyguları, panikleri ve güvenliği üzerine bir referanduma dönüşecek.’

Görüşlerini şu örnekle noktalıyor:

‘Bugün Belçika’da idam cezası ile ilgili bir referandum yapılsa, ben evet çıkacağından şüpheliyim.’

Dikkat ediniz bunları adaletten sorumlu bir başbakan yardımcısı söylüyor.

Sorunun kaynağında Türkiye’nin Avrupa’da yeterince tanınmamasının yattığını belirtiyor:

‘Maalesef Avrupa’da Türkiye fazla tanınmıyor. Kültürel zenginliği bilinmiyor. Batılı tarafı tanınmıyor. Burada Türkiye’nin Avrupa Konseyi’nin kurucusu olduğunu kim biliyor? Bu nedenle uzun bir yol bizi bekliyor. Bu müzakere sürecinden iyi yararlanmak ve bu süreci Türkiye’nin tanıtımında kullanmak gerekir.’

TÜRKİYE’Yİ TÜRKLER DE İYİ TANIMIYOR

Bu konuda ben de sıkıntılıyım. Çünkü biz Türklerin de ülkemizi çok iyi tanımadığımızı düşünüyorum.

Mesela bir akşam önce konuştuğum bazı Türkler, ülkemizde gazete okunmadığını söylüyorlardı.

Halbuki Türkler, Yunanlılardan, Bulgarlardan, Ruslardan fazla gazete okuyor. Şu an Avrupa’nın en katı promosyon yasağı Türkiye’de uygulandığı halde günde 4.5 milyon gazete satılıyor. Pazar günü bu 5 milyonu geçiyor. Her yıl Türkçe’ye çevrilen yabancı kitap sayısı, birçok Avrupa ülkesinden fazla.

BEN DE BU KONUYU (Fehriye) AÇMANIZI BEKLİYORDUM

Avrupa Birliği konusu kapanırken ‘Sayın Başbakan Yardımcısı, size bizleri çok rahatsız eden bir soru sormak istiyorum’ diyerek Türk kamuoyunun merak ettiği konuyu açıyorum:

‘Türk kamuoyu, Fehriye Erdal’ın Belçika’da korunduğu izlenimini taşıyor. Sabancı Ailesi Türkiye’de çok sevilen bir aile. Türk halkı, bu ailenin fertlerinden birini öldüren kişinin Belçika tarafından korunduğunu düşünüyor ve kızıyor.’

Yüzüne bir gülümseme geliyor ve ‘Ben de bu konuyu ne zaman açacaksınız diye merak ediyordum’ diyerek bize şu bilgiyi veriyor:

‘Biliyorsunuz onun hakkında hukuki bir soruşturma yapılıyordu. Bu soruşturma tamamlandı ve önümüzdeki haftalarda yargılanmasına başlanacak. Suçu sabit görülürse cezalandırılacak.’

BELÇİKA’DA BİR SARAYDA YAŞAMIYOR

Türklerin çoğunda şu duygu var. Fehriye Erdal Belçika tarafından resmen misafir gibi ağırlanıyor. Elini kolunu sallayarak geziyor. Acaba Erdal şu an nerede ve ne muamele görüyor.

Ona da şu cevabı veriyor:

‘Güvenlik nedeniyle nerede olduğunu söyleyemem. Ama Türkiye’de herkesin şunu bilmesini isterim. Fehriye Erdal Belçika’da bir sarayda yaşamıyor. Yaptıkları için ödüllendirilir bir durumda değil.’

KIBRIS KONUSUNU BİZ ANLATIYORUZ

Bu defa soru sorma sırası Belçikalı Bakan’a geliyor.

Tabii konu Kıbrıs...

‘Kıbrıs sorununda son durum nedir? Bu konu Türkiye-AB ilişkilerinde Türkiye’nin ayağını bağlayan bir sorun olarak duruyor. 3 Ekim’den önce bir açıklık gerekiyor. Türkiye Ankara protokolünü imzalamalı.’

Ben de görüşlerimi aktarıyorum:

‘Bu konu, Türkiye ve Yunanistan’da da sıkıntı yaratıyor. Kıbrıs’ın stratejik bir önemi olduğu söyleniyor. Filistin için bir kitap okudum. Eski bir İngiliz valisi, Filistin’in ne stratejik, ne ekonomik açıdan hiçbir önemi olmadığını, sorunun kaynağının tamamen psikolojik olduğunu söylüyordu. Galiba biz ve Yunanlılar için de aynı şeyi söyleyebiliriz.’

Tabii şunu eklemeyi de ihmal etmiyorum:

‘Unutmayın ki, geçen yıl referandumda Kıbrıslı Türkler çözümden yana oy kullandılar. Papadopulos tehlikeli ve çözümü engelleyen bir tutum içinde. Şimdiki KKTC Başbakanı ve belki de önümüzdeki nisan ayında cumhurbaşkanlığa seçilmesi beklenen Talat, çözümden yana politika uyguluyor.’

VE SIRA GELİYOR TÜRK ORDUSUNA

HER
Avrupalı siyasetçi gibi o da ordu meselesini merak ediyor.

‘Şu an Türkiye’de ordunun rolü ne durumda?’

Şahsi görüşlerimi şöyle özetliyorum:

‘Ordu Türkiye’de en güvenilir kurum. Son kamuoyu yoklamalarında Avrupa’da da orduya bir güven olduğu görünüyor. Türk ordusu tarihte çok olumlu rol oynadı. Bulunduğumuz coğrafyada ordumuz özel bir durum kazanıyor. Genelkurmay Başkanı çok olumlu rol oynuyor. Demokrat bir kişi. MGK’nın yapısı değişti.’

Yasası yılbaşında yürürlüğe girdi

9
Ocak 1996’da Özdemir Sabancı, Haluk Görgün ve Nilgün Hasefe cinayetleri işlendi.

Cinayet zanlıları arasında bulunan Fehriye Erdal ise 26 Eylül 1999’da Belçika’nın Knock kentinde Neşe Yıldırım adına düzenlenmiş sahte pasaportla yakalandı.

Erdal ve arkadaşlarının bulundukları arabada çok sayıda silah ele geçirildi. Türkiye’nin iade talebini reddeden Belçika hükümeti Erdal’ı ‘gözlem altında’ tutuyor.

Erdal, hükümetin hazırladığı ve parlamentonun da onayını alan yeni yasa gereği sadece Belçika’da işlediği suçlar yüzünden değil, aynı zamanda 1977 tarihli Avrupa Terörizme Karşı Mücadele Sözleşmesi uyarınca Türkiye’deki Sabancı suikastı nedeniyle de yargılanacak.

Belçika Terörizme Karşı Mücadele Yasası, 11 Eylül sonrası Belçika hükümeti tarafından gündeme getirildi.

Yasa bu yıl başında yürürlüğe girdi.

Amerikalı olsaydım bana Kızılderilileri sorar mıydınız

KAHVALTI
çok samimi bir sohbete dönüşüyor. Zeynel Lüle yanımızda bulunan Brüksel Bölge Bakanı Emir Kır’la ilgili bir sıkıntıyı açıyor.

Kır, Türk asıllı bir siyasetçi olduğu için bazı muhalif Belçikalılar tarafından ‘Ermeni olayı’ konusunda sıkıştırılıyor.

Ağzından ‘Ermeni soykırımı’ lafını almak istiyorlar.

Bu provokasyonlar artınca geçenlerde bir toplantı sırasında o da muhalefete şunu sormuş:

‘Bu soruları ben Türk asıllı olduğum için soruyorsunuz. Eğer ben Amerikan asıllı bir Belçika siyasetçisi olsaydım bana Kızılderilileri soracak mıydınız?’

Lüle: Emir Kır, bazı siyasi partiler tarafından taciz ediliyor.
Soykırımı tanıyıp tanımadığına yönelik soru önergeleri veriliyor. Partinizin bir üyesi. Siz bundan rahatsız mısınız?

Onkelinx şu çok güzel cevabı veriyor:

‘Emir Kır’ı hep destekledik ve ona güvenimiz sonsuz. Bu sorular ve önergeler, bazı partiler için bir oyun haline geldi. Çok rahatsız edici bir durum. Onun Türk kökenli olmasını oyun haline getirdiler ve kullanıyorlar. Bu kabul edilemez. Zaten bir kez daha gündeme gelirse, bizzat bu soruyu Başbakan yanıtlayacak ve de oyun oynamayı artık bırakın diyecek.’

Hürriyet’le randevu

Belçika Başbakan Yardımcılığı’nı yürüten Laurette Onkelinx, Hürriyet ekibini bakanlık binasında kabul etti. Soldan sağa: Laurette Onkelinx, Zeynel Lüle, Ali Gülen, Hadi Uluengin, Emin Kır ve Ertuğrul Özkök.
X