Dünya Haberleri

    Fehriye'ye 5 yıl istendi

    A.A.
    27.01.2006 - 14:14 | Son Güncelleme:

    Belçika mahkemesi, bu ülkede işlediği suçlar için Fehriye Erdal'a 5 yıl, DHKP-C lideri Karataş'a ise 10 yıl hapis cezası istedi.

    Belçika'nın Bruges Ceza Mahkemesi, terörist Fehriye Erdal ve terör örgütü DHKP-C üyesi 10 kişiyi Belçika'da işledikleri suçlardan dolayı yargılamaya devam ederken, Federal Savcı Johan Delmulle sanıklar için ağır hapis cezaları istedi.

    Duruşmanın bugünkü bölümünde sanık avukatlarının savunmalarına ilişkin görüşlerini ve ceza taleplerini bildiren Savcı, gıyabında yargılanan terör örgütünün başı Dursun Karataş ve tutuksuz yargılanan, terör örgütünün sözcüsü olarak tanınan Musa Asoğlu için 10'ar yıl, terörist Fehriye Erdal için 5 yıl hapis cezası talebinde bulundu.

    Savcı, diğer sanıklardan Bahar Kimyongür için 7 yıl, Şükriye Akar Özordulu, Kaya Saz ve Zerrin Sarı için 5'er yıl, Zeki Karaman, İrfan Demirtaş, Hasan Ekici, Nebi Albayoğlu için 3'er yıl hapis istedi.

    SAVCIDAN İADE SİNYALİ 

    Federal Savcı Delmulle, mahkemede yaptığı konuşmada, sanıkların çete kurma, terörizm, sahte belge kullanma, ruhsatsız silah taşıma, silah ve uyuşturucu kaçakçılığı, cinayet, haraç toplama ve adam kaçırma gibi suçlardan sorumlu olduklarını tekrarladı. DHKP-C'nin çok tehlikeli bir terör örgütü olduğunu Belçika polisinin elindeki veri ve kanıtlara dayanarak anlatan Delmulle, kendisinin ve yardımcısının da bu örgüt tarafından, internet sitesi üzerinden tehdit edildiğini bildirdi.

    Sanık avukatlarının Türkiye'yi hedef aldıklarını, oysa Türkiye'nin değil, 25 AB üyesi ülkenin “terör örgütü” olarak tanımladığı DHKP-C'nin yargılandığını hatırlatan Savcı, mağdur gibi gösterilmek istenen terörist Erdal'ın 6 yıldır tutuklu bulunmadığını, tamamen serbest olduğunu, istese Belçika'dan kaçabileceğini, ancak başka ülkelerde tutuklanacağını bildiği için bunu yapmadığını söyledi.

    Erdal'ın Türkiye'ye iadesine geçmişte kendisinin karşı çıktığını, ancak şimdi koşulların değiştiğini, idam cezasının da kalktığını belirten Savcı, gelecekte tavır değiştireceği mesajı verdi. DHKP-C üyelerinin başka ülkelerde eylemler yapıp Belçika'yı bir sığınak olarak kullanmalarına artık izin verilmemesini isteyen Delmulle, bu kişilerin Belçika'da işledikleri, kanıtlanmış suçlara da dikkat çekti ve mahkemenin vereceği kararın Belçika adaleti ve terörizme karşı mücadele açısından çok önemli olduğuna işaret etti.

    Savcı, sanıkların cezalandırılmamaları halinde diğer terör örgütlerinin de teşvik edilmiş olacağına dikkat çekti. Sanık avukatlarının iddialarının aksine, DHKP-C'nin “siyasi parti” değil, “vahşi bir örgüt” olduğunu söyleyen Savcı, bu terör örgütünün iç infazlarını, terör eylemlerini hatırlattı. “Yeni cinayetlere izin verilmemesini”, “duygusal değil, adalet ve hukuka dayalı karar verilmesini” isteyen Delmulle, olayların saptırılmasına ve saklanmasına karşı çıktığını belirtti.

    Mahkemedeki binlerce sayfalık dosyaların her sayfasında silah, kan, cinayet bulunduğunu, bir siyasi partinin yöntemlerinin söz konusu olmadığını vurgulayan Savcı, bazı suçların 2 ila 3 bin kilometre uzaklıkta değil, Bruges'deki mahkeme salonundan 15 kilometre mesafede işlendiğini hatırlattı. Örgütün Türkiye'deki terör eylemlerinin listesini yansıtan Delmulle, Türkiye'deki eylemlerin Brüksel'de yapılan açıklamalarla üstlenildiğini, hazırlıkların ve yönetimin Belçika'dan yapıldığını, buna artık göz yummamak gerektiğini anlattı.

    “Belçika artık terör örgütleri için güvenli bir adres değildir” mesajını vermek istediğini, DHKP-C'nin “kara kutusunun” Belçika'da, Konokke'ta ele geçirildiğini, örgütün yönetim ve üst düzeyinin bu ülkede bulunuğunun kanıtlandığını söyleyen Savcı, mahkemenin siyasi bir karar almaması gerektiğini tekrarladı.

    Bruges Ceza Mahkemesi'ne müdahil taraf olarak katılan Türkiye Cumhuriyeti'nin avukatı Kris Vincke de sanık avukatlarının görüşlerini çürüten bir savunma yaparak yargılananın Türkiye olmadığını hatırlattı.

    Etiketler:
    

    EN ÇOK OKUNAN HABERLER

      Sayfa Başı