Federasyon'dan BeÅŸiktaÅŸ'a 'Süper' kazık

Güncelleme Tarihi:

Federasyondan Beşiktaşa Süper kazık
OluÅŸturulma Tarihi: Temmuz 02, 2009 10:26

TFF dün aldığı kararla, 3 sezondur Almanya'da oynanan Süper Kupa finalini, İstanbul Olimpiyat Stadyumu’na aldı.

Hatırlarsanız, Türkiye Kupası finalinde 2 kulüp İstanbul’da oynamak istemiş, Federasyon da reddetmişti. Şimdi verilen karar bana yanaktan makas alma hareketi gibi geldi. Zira amacı gurbetçi taraftarlar ile bütünleşmek olan Süper Kupanın İstanbul’da olmasından başka sonuç çıkartamıyorum.

Ancak atladıkları bir konu var;

Fatih Kaya yazıyor


24 Temmuz – 2 Ağustos günleri arası Beşiktaş Peace Cup’ta (Barış Kupası) mücadele edecek. Özel bir turnuva olmasına rağmen adı üzerinde Barış’ı sembolize eden bir turnuva! Ayrıca 2 Milyon Dolar ödüllü.
Davet edilen takımlar;
Beşiktaş, Real Madrid, Sevilla, Juventus, Porto, Lyon, Malaga, Aston Villa, Seongnam (Güney Kore), Liga de Quito(Kolombiya), Al-Ittihad (Suudi Arabistan), Atlante (Meksika).

Final mücadelesi de Süper Kupa finali gibi 2 Ağustos’ta...

Peki, Beşiktaş Barış Kupasında final oynarsa ne olacak?

2003 senesinden bu yana düzenlenen turnuvanın tarihleri daha önceden belirlenmişti.
TFF yetkililerinin turnuvadan ya haberi yok ya da nasıl olsa Beşiktaş finale çıkamaz mantığıyla Süper Kupa finalini 2 Ağustos’a aldı.
Beşiktaş finale çıkarsa aynı gün aynı saatte 2 farklı 11 ile mücadele edecek. Bir tarafta Fenerbahçe ile Süper Kupa Finali, diğer tarafta prestiji yüksek Barış Kupası…
Futbol Federasyonumuz uyumaya devam etsin.



Türkiye Rezerve Ligi


Alternatif bir lig kurmak senelerdir Türk futbolunun gündeminde… Bunu da isteyen Süper Lig kulüpleri… Gider açısından biraz soğuk dursalarda yine de birçok avantajı olduğunun farkındalar.

Hem futbolcu denemek hem de genç futbolcular ile kadroya giremeyen futbolcuları bir rekabet ortamında formda tutmak, yetiÅŸtirmek. Akıllıca... Â
Zaten akıllıca bir hareket olmasa İngilizler bu işi 10 senedir yapmazlardı.
Ufak adımlarla olsa da Türk Futboluda bu yola girmiş durumda.
Türkiye Futbol Federasyonu bu günlerde PAF (Profesyonelliğe Aday Futbolcular) Ligindeki yaş sınırını 23’e çıkartmak için kulüplerle fikir alışverişinde… Büyük olasılıkla bu yaş sınırı yükselecek…
Rezerve Lig’in mikro versiyonu…
Aslında konuyu incelersek; PAF Ligi gerçek anlamda faydalı değil. Bu hareket doğrudur

Genç futbolcular, patlama yapabilecekleri 17-18-19 gibi yaşları verimsiz geçiriyorlar… A Takım kadrosunda değerlendirilmedikçe kaybolup gidiyorlar. PAF Takım bu kaybolmaya yıllardır engel olamadı.
Süper Genç, B Genç gibi kategorilerde oyuncular yeteri kadar Alt yapı eğitimi görüyor. Önemli olan deneyim. Teknik ve fizik güçlerinin patlama yaptığı yaşlarda deneyimsiz bir ortamda köreltiliyorlar. Birçok kulüp PAF takımdan A takıma oyuncu çıkartmıyor ya da çıkartamıyor. Statü gereği kadroda yer verilenler hariç...
Oyuncu ne kadar yetenekli olursa olsun mutlaka şans verilmeden önce kiralanıyor. Arda, Serdar Özkan, İbrahim Kaş, Batuhan, Aydın Yılmaz, Volkan Babacan… Daha birçok isim...


Bir sezon önce İsmail Köybaşı, Beşiktaş’ın kapısına getiriliyor. Ancak deneyimsiz olduğu için İsmail geri gönderiliyor... Rezerve Lig olsaydı ve İsmail denenseydi Beşiktaş şimdi kasasından çıkan 6,5 Milyon Euro ve Serdar Kurtuluş’tan olmayacaktı.

Aslında kulüpleri çaresiz bırakan konu da bu…
Kulüpler çuvalla para harcayıp kadroya giremeyen futbolcularının performansını hazırlık maçları dışında göremiyor.
Düşünün geçen sezon Serkan Kurtuluş, Aydın Yılmaz, Aydın Karabulut, Erkan Zengin, Serdar Kurtuluş, Gökhan Emreciksin, Can Arat, Barış Memiş kaç maç oynadı? Gökhan Emreciksin, Can Arat, Aydın Karabulut ve Serdar Kurtuluş yeteri kadar forma şansı bulamadı ve gönderildiler. Teknik Direktörler, antrenmanlardaki performansa göre kadro kuruyoruz deseler de durum aslında o şekilde değil. Güvenip oynatamıyorlar.
Oynatsalar da futbolcunun ilk hatasında baltayı indiriyorlar.
Rezerve Lig olsa ve bu futbolcular karşı karşıya oynasalar, gelişim açısından çok iyi olur.

Beşiktaş, Fenerbahçe, Galatasaray, Trabzonspor Rezerve Lig maçlarını düşünün;
Kadroya giremeyen ve yetenekli gençler ile harmanlanmış iki takım… Gençler için büyük deneyim, hocalarına ve ağabeylerine kendilerini gösterme şansı… Kadroya giremeyen futbolcular için de yeniden forma yakalama fırsatı... Hem de PAF’tan daha büyük bir rekabet…
Artı diğer takımlarla oynanan maçlarda çok önemli… Sadece derbi rekabeti değil.
Sponsor ve yayın açısından da destek bulunabilirse. Neden olmasın?
Tek sıkıntı maçların nerede oynanacağı... Antreman tesislerinde olmayacağı kesin...

Biraz fedakârlıkla maçlar Süper Lig maçlarından önce oynatılabilir. Tabi zemin açısından sıkıntı yaratabilir. Ancak, bu da oynanan maçların yoğunluğundan değil zeminlerin kötü olmasından…

Ciddi anlamda istenmediği için, zor görünüyor. Kimsenin işine gelmez. Federasyon boş saha bulamaz. MHK hakem bulamaz. Olmaz yani… Uğraşmak istemezler. Mutlaka sokulacak bir çomak bulunur.
Bu olmaz ise ne olur? Şimdi ki sistemde transferler devam eder ve değişen hiçbir şey olmaz.
Bir sezon önce alınan oyuncu ilk transfer döneminde takasta kullanılır. Alt yapıdaki cevherlerde fırsat bulamayacakları için ya kiralanır yada gönderilir.Â

Haberle ilgili daha fazlası:

BAKMADAN GEÇME!